• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Halk kimi aldatıyor?

Ufuk Karadavut

Türkiye’de en değersiz olan şey insandır. Bunu bilmeyenimiz ve yaşamayanımız yoktur. Nereye giderseniz gidin, nerede yaşarsanız yaşayın eğer paranız, malınız mülkünüz yoksa değeriniz de yoktur. İnsana değer veren maalesef sahip olduğu maddi gücüdür. Her ne kadar bunu sözlü olarak kabul etmesek te bunun böyle olduğunu biliriz. Memleketin büyük kısmı Müslüman olmasına rağmen ve yapılan bu ayıbın Müslümanlığa sığmadığı çok iyi bilinmesine rağmen bu böyledir. Böyle de devam edeceğe benziyor. Belki de Müslümanlığımız ılımlılaşıyor. Ilımlı İslam dedikleri şeyde bu olsa gerek. İslam dinini bütün kurum ve kavramları ile yaşamak yerine kendimize benzetmek. İşimize geldiği şekilde fetvalar vermek ve İslam’ın içini boşaltarak ılımlaştırmak.

İnsanın paranın dışında değerli olduğu bir zamanda vardır ki, bu da seçim zamanlarıdır. Ne zaman seçim yapılacak olsa bir oy adaylar için en önemli kavram olduğundan seçmenleri bir daha ki seçime kadar adam yerine koyarlar ve her türlü iltifatı yaparlar. Hatta insana verilen değerin tavan yaptığı dönemler olarak tanımlanabilir.Seçim bittikten sonra ise bir sonraki seçime kadar her şey unutulur. Bizim oraların tabiri ile “evli evine köylü köyüne” çekilir. İşte yine böyle bir seçim yaşadık. Ama burada dikkatimizi bir şey çekti. Bunu sizinle paylaşmak istedim. Seçim sürecinde gerek iktidar partisi ve gerekse de muhalefet partisi adayları ile seçim gezilerinde yaptıkları toplantıları izleme imkânım oldu. Burada dikkatimi çeken çok ilginç olaylar oldu.

Herhangi bir yer düşünün kim gelirse gelsin herkesi memnun eden ve oyunu ona vereceğini söyleyen bir yer. İktidar partisinin mensupları ve adayları geldiğinde “efendim her şey çok güzel. Günlük gülistanlık. Sayenizde karnımız doyuyor. Allah sizi başımızdan estik etmesin” diyerek yolcu eden kişiler. Muhalefetin adayları geldiğinde ise başlıyorlar esip gürlemeye. Açlıktan nefeslerinin koktuğunu, işsizlikten bunaldıklarını ve kendilerini kurtaracak kişilerin ise gelenler olduğunu söylüyorlar. Daha da ilginci oylarını kendilerini ziyarete gelen kişilere vereceklerini ifade ederek onları da uğurluyorlar.

Yani seçmen her kesi memnun ediyor. Herkese duymak istediği şeyleri söylüyor. Bu şekilde davranarak sürekli olarak yok sayılan, talepleri ve yaşantıları görmezden gelinen vatandaşlar kendileri için bu dönemi bir imkân olarak görüyorlar. Bu nedenle de ziyaretlerde bulunan adaylar kendilerine göre planlar yaparak oylarını hesaplamaya çalışıyorlar. Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor. Çünkü seçmen gelenlerin en azından bir kısmını açık bir şekilde aldatıyor. Seçim günü geldiğinde de gidip aklındaki partiye oy veriyor. Neden bu şekilde yalan söylüyora gelince, cevabı gayet açık aslında; eğer olurda oy vereceği kişi kazamazda oy vermeyeceği kişi kazanırsa yarın gidip bir şeyler istemeye yüzü olacak. “Bende size oy verdim” diyecektir. Seçilen kişileri bu şekilde kandıracaktır. Oraya gelen adayların ne derece gerçeği söyledikleri ise ayrı bir sorundur. Ama seçim döneminde bu kısır döngü sürekli olarak yaşanıyor.

Kimse bu söylediğimden rahatsızlık duymasın bu son seçim sürecinde yaşadığım olaylardan esinlenerek söylüyorum. Aynı kişilerin farklı davranışlarıdır. Sonuçta seçmen aslında gelenleri değil kendini kandırmış oluyor ama bunun farkında değiller. Açık bir şekilde isteklerini ve düşüncelerini belli etmek istemiyorlar. Ya hep iyi ya da hep kötü. Seçimi kazananlarda nasıl olsa her şey yolunda diyerek sıkıntıya düşmüyorlar. Bir şeyde yapmıyorlar. Aslında bu insanımızın nasıl dejenere olduğunun da bir göstergesidir. Şapkamızı önümüze alıp derin derin düşünme vaktidir.

Geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimin memleketimize hayırlı olmasını temenni eder, “kazanmak için her şey mubahtır” zihniyeti ile de olsa kazandıkları için tebrik ederim… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
tokur
18 Haziran 2011 Cumartesi 10:28
maksat yorum olsun
Seçimi kazananlar birşeyler yaptı.Bunu görmemek, inkar etmek haksızlık.
İnsanımız genellikle öfkelenince birbirlerine
'Kaç Paralık Adamsın' diye hitap eder.
İnsana verilen değerin Para ve Maddi güç olduğu gerçeği 60'lı yıllardan bu yana değişerek Olumlu yönde gelişme göstermiştir.
Dünya'da herşeyin Güllük Gülistanlık olması olanaksız
Her zaman Fakir de olacak, işsizde,
88.228.110.180
okur
17 Haziran 2011 Cuma 03:21
okur
yazınızın "Türkiye’de en değersiz olan şey insandır. Bunu bilmeyenimiz ve yaşamayanımız yoktur. Nereye giderseniz gidin, nerede yaşarsanız yaşayın eğer paranız, malınız mülkünüz yoksa değeriniz de yoktur. İnsana değer veren maalesef sahip olduğu maddi gücüdür." kısmını okudum gerisini okumaya gerek bile yok. bu zihniyette ve hala 60 lı yılların söylemini söyleyen insanların yazılarını okumak, karamsarlıktan başka bir şey vermez. ayrıca tesbit hala 60 larda kalmış beyefendi, kafanı çıkar artık kumdan.
213.43.10.35
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim