• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Halaçoğlu ve Siyasi Linç Hareketi

Ufuk Karadavut

Türkiye günlerdir Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş durumda. Ancak bu süreç içersinde gözlerden kaçmış gibi görünse de çok sayıda tartışma devam etmekte. Bunların başında da Türk Tarih Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun Kayseri’de “Türk Tarihinde ve Kültüründe Avşarlar Sempozyumu” açış konuşmasında söyledikleri tartışmaların odağı haline geldi. Hatta öyle bir hal aldı ki, adeta siyasi bir linç hareketine dönüşmeye başladı. Halaçoğlu ne söylemişti de bu derece tepki toplamıştı. Kim neden hemen gocunmuş ve siyasi bir linç hareketi başlatmışlardı. Sayın Halaçoğlu uzun bir konuşma yapmasına rağmen neden konuşmadan cımbızla çeker gibi sadece küçük bir kısmı alınmıştı. Yoksa daha önceden planlanmış bir eylem planı uygulanmaya mı başlanmıştı. Elbette bunları zaman bize gösterecek. Ama bildiğimiz ve söyleyebileceğimiz aslında bilinen ama kimsenin söylemeye cesaret edemediği bazı konuları cesurca haykırması Halaçoğlunu hedef tahtası haline getirmiştir.  

Sayın Halaçoğlu şunları söylüyordu; ‘Müslümanlığı kabul etmiş ve kendisini Türk kabul etmiş insanlar gelip Anadolu’ya yerleşmişlerdir. Dolayısıyla bunları bir mozaik olarak kabul etmek, farkına varmadan ülke içerisinde de bir takım gruplaşmalara neden olmaktadır. Bu konuda özellikle siyasetçilerin çok dikkatli olmaları gerekir. Araştırmalarımızda Kürt diye bildiğimiz insanların aslında yapısal olarak “Türkmen asıllı” olduğu, “Kürt-Alevi” olarak bilinen vatandaşların ise “Ermeni kökenli” olduğunu gördük. Ülkeyi bölmeye çalışan  TİKKO ve PKK hareketi bizim bildiğimiz gibi Kürt hareketi değildir…1915 yılında sürülmemek için Müslümanlığa geçen Ermenilerin sayısı 1920’lerde 100 bin kadardı. 1936-37 yıllarında ise devlet bu kişileri ev ev tespit etmişti. Listeler elimde. Devlet isterse açıklarım.’ İşte olay yaratan açıklamalar bunlar. Aslında belirttiğimiz gibi anormal olan bir şey yok. Halk arasında bilinen ama söylenmeyen gerçekleri açıklamanın ötesinde yeni bir şey yok. Ama anlaşılan birileri ciddi anlamda rahatsız oldular. Acaba onları rahatsız eden Sayın Halaçoğlu’nun elinde bulunan ve ‘Devlet isterse açıklarım’ dediği listeden korkanlar olmasın. Yoksa niçin rahatsız olsunlar. Yapılan bu açıklama ile ‘içimizdeki Ermeniler’ deşifre olacakları için mi telaşlanıyorlar?. Adları Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin olanların aslında Ermeni dönmeleri olduklarını öğrenmemizi istemiyorlar mı?.

İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Salim Cöhce Aksiyon dergisine verdiği demeçte “Yusuf Halaçoğlu’nun söyledikleri doğrudur ve yeni bir şey değildir. Bilinen, ancak kimsenin açıklamadığı şeylerdir…Kripto Ermeniler ile ilgili yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalarda bu konuları daha önce gündeme getirdik. Bunlar bizim uydurduklarımız değil. Amerikalı temsilcilerin kayıtlarında da bunlar var. Erzurum’da 500 bin Ermeniyi Kürtler sakladı. Aynı şekilde Tunceli’de 50 bin Ermeni yine buradaki Aleviler tarafından saklandı. Kürt Aleviler bunlardır. Varto ve Hınıs’ta da durum aynıdır. 1841-1863 tarihleri arasında Amerikalı misyonerlerin yaptığı araştırmalar var. Burada kim kimdir, tek tek tespit ediliyor. Hatta Amerikalılar bu amaçla Atatürk Üniversitesi’nin Van’da kurulmasını istiyorlar… Binlerce Ermeni yalnızca Kürtleşmedi aynı zamanda Araplaştı. Siirt, Hatay, Urfa, Mardin gibi yerlerde yaşayanlar, kendilerini Arap kimliği içinde gizlediler. Bu gün bunlar Arapça konuşuyor ve kendilerini dışarıya Arap olarak gösteriyorlar” demiş.

Bu açıklamalardan sonra düşünüldüğünde o günden bu güne içimizde ne kadar çok Ermeni varmış. Sayısını günümüzde tahmin etmek oldukça zor. Ama sayılarının tahmin edemeyeceğimiz kadar çok olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama söyleyemeyeceğimiz bunların ne kadarının devletin çeşitli kademelerinde görev aldıkları ve bu görevlerini nasıl yürüttükleridir. Yaptıkları görevleri Türk Devletinin lehine mi yoksa Aleyhine mi kullanıyorlar?. Bunları bizim bilmemiz mümkün değil. Ancak Devlet yetkililerinin ve ilgili birimlerin araştıracakları konular. Vatandaş olarak bizim yapacağımız biraz dikkatli olmak. İsmi ne olursa olsun yaptıkları işleri takip etmek. Onlara kanmamaktır. Aksi taktirde aldatılmaya devam ederiz. Bunun sorumluluğu da aldatanların değil aldananların olacaktır.

Bu arada Sayın Halaçoğlu’nun ipini çekmek isteyenleri de Allah rızası için iyi takip edin. Halaçoğlu’nu kim eleştiriyor, kim susturmak istiyor daha açıkçası kim onun ipini çekmek istiyor, bunu iyi anlayın. Bugün onun ipini çekmek isteyenler yarın sizinde ipinizi çekmek isteyebilirler. Beklide yavaş yavaşça çekiyorlardır. Kim bilir?...   

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim