• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 2 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Hakimiyet Alanı Genişliyor

Ufuk Karadavut

PKK ile yapılan anlaşma sonucunda memlekette yaşanan gelişmeleri herkes görüyor. Gerçi görmek istemeyen ve başını kuma gömenlerin sayısı da az değil ama olsun. Ne yapılırsa yapılsın bazı şeylerin üstü örtülemiyor. Türk toprakları alabildiğine kürtleşiyor kürtleştiriliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Türkler soykırıma uğratılıp kürtleşmeye mecbur bırakılırken kimsenin sesi çıkmıyor. Orada yaşayan Türkler adeta yalvarıyor. “Yok oluyoruz” “yok ediliyoruz “ diye ama kimsenin gıkı çıkmıyor. Bu yetmezmiş gibi artık sadece o bölgelerde değil batı bölgelerimizde de ciddi anlamda kürtçülük baskısı aldı başını gidiyor. Üstün insanlar olarak kendini tanımlayan kişiler türedi. Türk demek aşağılanıyor ve yok sayılıyor. Türklere küfretmek takdir topluyor. Türkleri aşağılamak saygınlık olarak değerlendiriliyor. Bunun içinde hemen herkes Türklere ve Türklüğe elinden ve dilinden ne geliyorsa büyük bit hırs ve hınçla saldırıyor. Bu ülkeyi kürtleştirmek ve Türksüzleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. İliklerimize kadar işlemeye başladılar. Yalnızlık ve çaresizlik içinde kıvrananlar var ama yetersiz ve yalnız kalıyorlar. Bütün bunları yaparken de içlerindeki kini dışarı vurmaktan çekinmiyorlar.

Bunun temel sebeplerine bakıldığında Pkk-Kck-Bdp olarak bilinen üçlü yapılanma ve bunların destekçisi iç ve dış mihrakların ülke genelinde hakimiyet alanlarını genişletmelerinin ilk sırada yer aldığını fark edebiliriz. Ülke olarak tamamen bu üçlü yapılanmaya teslim olmuş gözüküyoruz. Ülkenin neresine giderseniz gidin bu yapılanma sizi avuçlarının içine alıyor ve adeta boğmaya çalışıyor. Daha ilginç ve üzücü olanı ise yapacak bir şeyinizin olmadığı gibi size sahip çıkan kişi ve kurumların olmayışıdır. Türk devleti olarak tanımladığımız Türkiye Cumhuriyet’inin “Türkiye Türklere Bırakılmayacak Kadar Değerlidir” sözünün bizleri nerelere getirdiğini daha iyi anlayabiliyoruz.

Bu üçlü yapılanmanın hakimiyet alanının genişlemesi ile birlikte artık törenler ile “Pkk Şehitliği” açılabiliyor. İşin daha ilginci bu mezarlığın açılışında kimlik kontrolünü asker, polis ve Pkk teröristleri yapıyor. Artık Pkk kampları kırsaldan şehir merkezlerine doğru yönelmektedir. Pkk’lılar anladığımız kadarı ile çekiliyorlar ama ülke dışına değil. Şehir merkezlerine çekiliyorlar. Zaten yetkililer açıklıyor “Pkk’lıların ancak %15’i çekildi. Geri kalanı olduğu gibi duruyor”. Aldığımız bilgilere göre Pkk silahlı güçleri Güneydoğu’da herhangi bir müdahale ile karşılaşmadan ellerini kollarını sallayarak adeta resmi törenlere katılıyorlar. İstedikleri yerde hiç bir müdahale olmadan yol ve kimlik kontrolleri yapıyorlar. Devlet bölgeden tamamen çekilmiş durumdadır. Devletin çekildiği yerlere ise teröristler ve onların yandaşları getirilmektedir. Terör örgütü köyleri dolaşarak insanları örgüte katılmaları konusunda ikna etmektedir. Bunu yaparken de kendilerinin bu bölgenin tek hakimi olduklarını “TC”yi yendiklerini ve yakın zamanda burada devlet kuracaklarını ifade etmektedirler. Ayrıca devlet kurulursa kendilerine katılanların devlette yöneticilik verileceğini ifade etmektedirler. Bu şekilde son birkaç ayda 3 bin civarında gencin terör örgütünün saflarına katıldığı haberleri geliyor. Vatanına bağlı kürtler ise çaresizlik ve sahipsizlik içinde arada kalmış durumdadırlar. Onlara el atacak birileri mutlaka olmalıdır. Daha önce Bingöl’deki gezimizde bize söylenen bir sözü iletmiştim. Bir köylü bize “Türkler atıldı kürtler satıldı” şeklinde bir serzenişte bulunmuştu. Ne demek istediğini şimdi yaşayarak daha iyi görebiliyoruz.

Türk bayrakları hızlı bir şekilde “tahrik unsuru” olduğu için toplatılıyor ama terör örgütünün paçavraları her yere asılıyor. Çözüm sürecinin analar ağlamasın terör bitsin mantığıyla ilerlemediği anlaşılıyor. Çözüm süreci ile aslında Pkk'nın siyasi çözüm arayışlarının kabul edilmesi ve böylelikle bu bölgede Kck örgütlenme modeli altında paralel bir devlet yapılanmasının oluşturulması hedeflendiği anlaşılmaktadır. Evet ortada bir çekilme var. Ama çekilenler teröristler değil. Çekilenler devletin askerleri ve polisleridir. Bunun yanında da Kck ile birlikte devlet yapılanması derinleşiyor. Artık bu bölgeye “Kuzey Kürdistan” deniyor. “Kuzey kürdistanın geleceği” adı altında sempozyum düzenleniyor. Anlaşılan devlet işleri hızla Pkk’ya devretmektedir. Teröristler “Asayiş Timi” adı altında polis teşkilatlarını kuruyorlar. “Cizre Asayiş Timi” ve “Diyarbakır Asayiş Timi” başka nasıl açıklanabilir ki.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MUSTAFA ALTINBAŞ
19 Temmuz 2013 Cuma 12:04
YÜREĞİNE SAĞLIK
YAZDIKLARIN HAKİKAT AMA GÖREN GÖZLER GÖRMEZ OLDU,SAĞLIK OLSUN
95.10.207.186
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim