• BIST 94.831
  • Altın 261,171
  • Dolar 5,7675
  • Euro 6,5664
  • Konya 21 °C
  • Türkiye'nin balistik füze teknolojisinde yeni aşama: Bora'nın hikayesi
  • Süleyman Özışık'tan dikkat çeken seçim yazısı
  • "Beton Ekrem 500 milyonluk mal varlığının 5 milyonunu açıkladı!"
  • Türkiye'nin balistik füze teknolojisinde yeni aşama: Bora'nın hikayesi
  • Süleyman Özışık'tan dikkat çeken seçim yazısı
  • "Beton Ekrem 500 milyonluk mal varlığının 5 milyonunu açıkladı!"

Hakiki Derviş

Lütfü Yozcu

Bir padişahın çocuğu hastalandı. Ellerinden geleni yaptıkları halde, bütün hekimler çaresiz kaldı. Padişah ellerini açıp:

 

"-Ya Rabbi, çocuğum şifa bulursa, ülkemde yaşayan dervişlere şu kadar akçe sadaka vereceğim." diye adakta bulundu.

Haftalar sonra Padişahın çocuğu iyileşti. O da adağını yerine getirmeye niyet ederek akçeleri keselere koydu.

Vezirini çağırarak:

"-Al, bu keselerin içinde ne kadar akçe varsa, zâhidlere dağıt!.." dedi.

 

Vezir, aklı başında kurnaz biri idi. Keseleri aldı, akşama kadar dolaştı. Akşam olunca geldi. Keseyi öptü, padişahın önüne bıraktı ve:

 

"-O kadar aradığım hâlde hiçbir zâhid bulamadım, kimseye bir akçe veremedim." dedi.

Padişah:

 

"-Bu nasıl iş, nasıl söz!.." dedi. "Ben biliyorum ki; bu şehirde dört yüz zâhid var!.."

 

Vezir:

 

"-Ey cihan padişahı! Zâhid olan para almıyor, almak isteyen ise, zâhid değildir." dedi.

 

Padişah güldü. Orada bulunanlara dönerek şöyle dedi:

 

"-Benim, vakitlerini Allâh'a ibadete hasreden, Dünya'dan el etek çeken bu insanlar hakkında ne kadar muhabbetim varsa, bu yaramazın da o kadar düşmanlık ve inkârı vardır. Bununla beraber o haklıdır. Bir zâhid akçe, lira alırsa; git ondan daha zâhid birisini tedârik eyle."

 

Derler ki, dervişlerin yolu on esastan ibarettir ki: "Zikir, şükür, hizmet, tâat, başkasını kendisine tercih, kanâat, tevhid, tevekkül, teslim, tahammüldür. "

 

Her kim bu sıfatlara sahipse, kıymetli kaftan giymiş olsa bile derviştir. Fakat boşboğaz, namaz kılmayan, zevk ve hevâsına tâbî olan, türlü nâhoş arzular besleyen, gündüzleri akşama kadar şehvet arkasında koşan, geceleri sabaha kadar gaflet uykusunda geçiren, ortaya ne gelirse yiyen, diline ne gelirse söyleyen kimse, aba giymiş olsa bile derviş değildir. Kaba giysiler içinde ne müminler, aba içinde ne kâfirler vardır.

 

Ey içi takvâdan uzak, fakat üzerine riyâ elbisesi giyinmiş olan kimse!.. Sen ki, evinde kuru bir hasır üzerindesin; kapına yedi renkli perde asma!..

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim