• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -2 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Haçlı Seferleri ve Türkiye

Ufuk Karadavut

            Haçlı seferlerini duymayanınız yoktur. Ancak haçlı seferlerinin neden ve kime karşı yapıldığı konusunda ciddi bir bilgi eksikliğinin olduğu görülüyor. İslam ve özelliklede Müslüman olan Türklerden nefret eden Avrupalı Hıristiyan toplum ve onun yönlendiricisi olan papaların Kudüs'ü Müslüman Türklerin hâkimiyetinden kurtarmak ve onları Anadolu ve Avrupa'dan atmak gayesiyle başlattıkları askeri seferlere verilen addır. Ana amaç İslam ve Türk düşmanlığı üzerine kurulmuştur. Haçlı seferleri dendiğinde arka planında bunun olduğunun bilinmesinde fayda vardır. Tarih boyunca Türk-İslam dünyasına çok sayıda saldırı olmuştur. Ama haçlı seferi olarak adlandırılacak büyüklükte saldırı sayısı sekiz adettir.

 

            Birinci haçlı seferleri Papa II. Urbanus 18-28 Kasim 1095 tarihleri arasında yapılan bir toplantıda bu konuyu gündeme getirmiş ve kabul görmüştür. Böylece ilk haçlı seferi 1096 yılında yapılmıştır. Ancak Sultan 1. Kılıçaslan tarafından bozguna uğratılarak geri gönderilmiştir. Bu yenilginin ardından bir araya gelen Avrupalı yöneticiler büyük bir kin ve hırsla Türklerin üzerine ısrarla gidilmesi ve onların Anadolu’dan atılması konusunda görüş birliğine varmışlardır. İkinci haçlı seferi ise Atabeg’in Urfa şehrini feth etmesiyle başladı. Bunu içlerine sindiremeyen Hıristiyanlar Urfa’daki haçlı kontluğunun yeniden inşası için ikinci bir haçlı ordusu hazırladılar ve Anadolu’ya gönderdiler. Bu ordu da Anadolu Selçuklu sultani I. Mesud'a mağlup oldu. Ama yine yola devam etse de istediklerini elde edemeden harap bir biçimde geri döndüler (1148). Üçüncü haçlı seferi Selahattin Eyyübi’nin Kudüs’ü feth etmesiyle gerçekleşti. Tarh 1187 ‘yi göstermektedir. Kudüs bütün semavi dinlerde olduğu gibi Hıristiyanlar içinde oldukça önemli bir şehirdir. Bu nedenle yeni bir haçlı ordusu kurulmuş ve gemilerle Kudüs şehrine akın etmişlerdir. Bu sefer haçlılar daha iyi durumdaydılar. Kudüs şehrini ele geçiremeseler de yakındaki Kıbrıs adasını ele geçirmişler ve uzun yıllar etkili bir şekilde üs olarak kullanmışlardır. Dördüncü haçlı seferinin amacından saptırıldığını gören Papa Innocentius 1215 tarihinde yeni bir sefer için çağrıda bulundu. Ancak hükümdar el-Melikü'l-Kâmil haçlilari Dimyat'tan uzaklaştırmayı başardı. Neticede haçlılar daha kötü şartlarda bir anlaşmaya razı oldular (1221). Bu sefer papalığın önderliğinde düzenlenen son haçlı seferi oldu. 1229 yılında altıncı, 1248 yılında yedinci ve 1291 yılında da sekizinci haçlı seferleri düzenlenmiştir. Aslında adı haçlı seferi olmasa da günümüze kadar farklı ad ve şekillerde Anadolu’ya seferler düzenlenmiştir.

 

            Son zamanlarda Ortadoğu’da ciddi karışıklıklar var. Bunların biri de Libya’da yaşananlar. Libya’da yaşananları bahane eden haçlı zihniyeti bu ülkeye müdahale etme kararı aldı. Topyekun müdahale ediliyor. Sivil asker ayrımı yapmadan insanlar öldürülüyor. Ölenler Müslüman olunca kimsenin de sesi çıkmıyor. Rusya devlet başkanı bu olayın yeni bir haçlı seferi olduğunu vurgulaması dikkatleri çekmişti. Üstüne üslük Fransız başbakanı da bunun haçlı seferi olduğunu söyleyince artık bunun saklanacak bir tarafı kalmadı. İslam dünyasına karşı yeni bir haçlı seferi yapılmaya başlanmıştı. Burada bizim dikkatimizi çeken ve üzen olay Türkiye gibi tarihinde çok sayıda haçlı seferi düzenlenmiş bir milletin nasıl oluyor da haçlı ordusu yanında yer alıyor olmasıdır. Beş savaş gemisi ve bir denizaltı ile haçlı ordularına yardımda bulunuyoruz. Kim ne derse desin bunun adı açıkça haçlı ordusu içinde yer almaktır.

 

            Bu farklı şekillerde farklı biçimlerde anlatılabilir. Muhtemelen insanları ikna etmek için anlatılıyordur da. Ama asıl gerçeğin bu olduğu bilinmelidir. Müslüman Türk askeri haçlı ordusu ile birlikte Müslümanlara karşı. Ne günlere kaldık. Ne söyleyeceğimi gerçekten bilemiyorum. Ama atalarımızın kemiklerini sızladığına eminim. Emin olmak istediğim bir konu daha var: ay yıldızlı bayrağımızdaki hilal yerine haç’ı kim ne zaman taktı…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim