• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Konya -4 °C
  • 5 milyon arama incelendi! FETÖ'nün kripto askerleri ankesörlü telefondan çözüldü
  • FETÖ sanığının "Erman Toroğlu" ifadesi tepki çekti
  • "Batı'da kim Mesnevi okursa, Müslüman oluyor"
  • 5 milyon arama incelendi! FETÖ'nün kripto askerleri ankesörlü telefondan çözüldü
  • FETÖ sanığının "Erman Toroğlu" ifadesi tepki çekti
  • "Batı'da kim Mesnevi okursa, Müslüman oluyor"

Gürlevik patladı

Fahri Kubilay

Toros sıradağlarının Seydişehir’e en güleç, onlarca pınarı ile susuzluğumuzun dermanı Küpe Dağı… Bölgemizin iklim değişkenliklerine en etken yükseltisi, zirvesi ova, ortası mağara, yamacı Kuğulu koca dağ... 

Son baharın yağmurunu, kış ayının karını toplayıp bereketinin,  bir kısmını böğründen bir kısmını dibinden fışkırtıp rahmetini coşturan dağlardan bahsediyorum.

Hemen  ayak ucunda  oluşan   Kuğulu piknik alanı ferzine mağarasına çıkarken 750 metre yükseklikte dağın göğsünden fışkıran ve Seydişehir halkı tarafından  adı halk arasında GÜRLEVİK olarak adlandırılan  büyük su kaynağından  bahsedeceğim bu hafta ..

Uzun yıllardan beri İlk defa geçen yıl sizlere Gürlevik haberini duyurmaktan mutlu olduğumu söylemiştim.  Üzücü kaza haberlerinden, can sıkıcı, ekonomik ve gerginlik dolu siyasi haberlerden bunalanlar için bir soluk olması açıdan Gürleviğe açtım sayfamı.

İlkbaharla birlikte Seydişehir’e özel bir beklenti haline gelen Gürlevik patlaması şahsen benim için kelimelerle anlatılamayacak kadar harika, cümlelere ifade edilemeyecek kadar büyük bir hadise. Görmeyen tasavvur edemez ne kadar anlatılsa da.

Buna birçok neden sayabiliriz ister doğa harikası deyin,  ister bereket deyin ne derseniz deyin ama Seydişehir için yöre için nimet, rahmet, bereket Gürlevik’te su patlaması.

Saniyede binlerce litre su küpe dağından çıkmakla bitmiyor.  Kilometrelerce çapında bir bölgenin can damarlarına su pompalıyor. Onun fışkırması ile yer altındaki su kaynaklarını besleyerek insanlığa rahmet akıtıyor. Seydişehir’den başlayıp Suğla, etrafındaki havzadan Yalıhüyük, Ahırlı, Bozkır, Çumra, Konya ovasına yer altı kaynaklarına destek vermek için yola koyuluyor.

Seydişehir’in altın gerdanlığı kuğulu park söz konusu olunca zaten akan sular duruyor. Ben şimdiye kadar   hiçbir kimse görmedim ki  bu  güzelliğe hayran kalmasın.. İlk kez gezip görenler bir o güzelliği bir daha yaşamak için kilometrelerce öteden tekrar geliyorlar.

İşte böyle güzel böyle eşiz bir yeri anlatmaya kelimeler yetmiyor. Cümleler tarif etmiyor.  Buradan edebiyat falan yapmıyorum tarihi bir not düşmek istedim kendi adıma belki bir gün birileri merak eder okur neymiş bu Gürlevik diye...

İlk defa geçen yıl günlerce yağan yağmurdan sonra akarsuları dolaşma isteği ile başlayan gezinti beni Kuğulu parka kadar götürdü… Havuzun taştığını görünce hemen şelalenin yanına doğru yürüdüm… Yukarıdan gürültüyle gelen suyu görünce görevliden öğrendim ki Gürlevik patlamış

Hep duyduğum ama bir türlü patladığını görmediğim Gürlevik’le buluşma vakti gelmişti… Durur mu o ayaklar!  Vakit kaybetmeden suyun insanı dinlendiren o sesi eşliğinde yağmur altında dere tepe demeden coşkunun doğduğu yere geldim...

Ve suyun dağın metrelerce yüksekliğinden gürlemesini görünce Tefekkür dua ettim “Rabbim ne kadar büyüksün. Verdiğin nimetlere bir değil binlerce şükür susuzluktan kavrulmuş insanoğluna dağın böğründen su gürletiveriyorsun. Ne kadar şükretsek azdır..

 Görmeli bu güzelliği bu nimeti tüm Seydişehirliler görmeliydi.

Bu güzelliği gördüğüm herkese anlattım. Yerinden tanıdıklarıma telefon ettim. Gelenler oldu ama herkese bu nasip olmadı çünkü kısa süre akıyor kesiliyordu.

Umarım ilçemizde yaşayan herkese Rabbim bu nimetini görmeyi nasip eder.

Şair Bahattin Paslı ağabeyimizin şu mısraları ne de güzel anlatmış Gürleviğin ayakucunu:

Ey Kuğulu’m aç koynunu bizlere,

Üç beş gün bağrında yatmaya geldik.

Solgun benizlere, yorgun dizlere,

Biraz renk, biraz güç, katmaya geldik.

İlkbahara döndürürsün yazı sen,

Çekersin her türlü kahrı, nazı sen,

Kızsan da bizlere, bazı bazı sen,

Biz yine hasbihal etmeye geldik

Eserken başlarda, kayak yelleri Seslensin

KUPE’ye, şazın telleri Kızarınca

YAĞBALIĞI’n pulları

Bazar ekmeğiyle, tatmaya geldik..

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ABDDULAH DAĞLI
29 Kasım 2008 Cumartesi 11:09
DAGLI ADAMA.
Sayın fahri kubilay yazınızı okuyunca sizinle çok ortak yönümüz oldugunu fark ettim.. Şehrin bunaltan havasından bizi bir nebzede uzaklaştırıp nefes aldırdınız. GÜRLEYEN BİR SU KENARINDA ŞÖYLE ON DAKİKA OTURUP DİNLENMEK NE GÜZEL BİR DUYGU. SİZ HERHALDE DAGLARDAN İNMİYORSUNUZ www. seydisehirhaber.com/foto bakıyorum ne güzel manzaralar ne güzel görüntüler teşekkür ederim.
88.231.245.15
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim