• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Konya 24 °C
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!

Gündeme dair

Fahri Kubilay

Son günlerde bize yaşatılan ve dayatılan gündemden bahsediyorum.   Yaşananlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapmayacağım. Zaten Türkiye de birileri bunu fazlası ile yapıyor.  

Şimdi toplum olayları nasıl izliyor gündeme nasıl kendini kilitlemiş kendimden örneklerle açıklamaya çalışayım.  Son olaylar göstermiştir ki Türkiye’de gündem sadece büyük kentlerden değil Anadolu’nun en ücra köşesinden bile saniye saniye takip ediliyor. Vatandaş imkânlarının elverdiği şekilde olaylara kilitlenmiş durumda.  Pekâlâ, nasıl yapıyor dersiniz?  Sabah namazı ile başlayan gündemi takip etme gece yatıncaya kadar devam ediyor.

Neler oluyor nereye gidiyoruz son zamanlarda yakalanan istikrar bozuluyor mu ülkemde kimler ne yapmaya çalışıyor anlamaya çalışıyoruz.

Vatandaş sabahın körü ile başlayan “internetten,  televizyonlardan,  gazetelerden”  gelişmeleri, açıklamaları takip etmekten  bir hoş  oluyor.. Nasıl mı sabah işyerine vardığımda hemen nette belli başlı köşe yazarları mutlaka okuyorum ve daha sonra haber ajanslarına düşen yeni açıklamalar ve gelişmeleri anında takip etmekten yorulup akşam eve kendimi zor atıyorum evde ise tam haber kuşağında ana haber bültenleri. Nasıl ortamın gerildiğine kimler tarafından gerildiğine esefle izliyorum. Yarabbi bu nasıl iş bu ne menem bir şey ve her zaman söylenilen o klasik lafı mırıldanarak   “Türkiye de ne zaman işler iyiye gitmeye başlasa birileri hemen devreye girip nasıl ülkeyi bu hallere getiriyor diyerek gece bülteni bitmiş oluyor.

Bu tespitten sonra bir fıkrayla konuyu kapatalım.

 

ÜÇ DEVLET BAŞKANI

 

Günün birinde ABD başkanı Bush, Pakistan başkanı Müşerref ve Hindistan başkanı bir toplantı için uçakla seyahat ediyorlarmış. Uçak bilinmeyen bir nedenden dolayı düşecekmiş. Kaptan pilot herkese uçaktan atlamaları gerektiğini söyleyip paraşütlerini vermiş. Herkes atlamış. Bu üç başkan aynı yere inmişler. Orada bir bağ evi varmış. Gidip kapıyı çalmışlar. Ev sahibine olayı anlatmışlar. O da ev de benimle beraber iki kişinin daha yeri var, kalan bir kişi de ahırda yatabilir demiş.

—Müşerref ben yatarım demiş.

Gitmiş ahıra bakmış bi domuz var içerde. İki dakika sonra geri gelip;

-Arkadaşlar İslam dinine göre domuz haram ben yatamam orda demiş. Hindistan başkanı gitmiş. O da iki dakika sonra gelmiş;

-Ya ahırda inek var. Bizim inançlarımıza göre inek kutsal ben de yatamam demiş.

—Bush, ne yapalım demiş, iş başa düştü deyip gitmiş o ahırda yatmaya. İki dakika sonra: o da ne. İnekle domuz gelmişler ve demişler:

-Kusura bakmayın ama böyle bir *erefsizin yanında nasıl yatarız.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim