• BIST 112.122
  • Altın 174,874
  • Dolar 4,0467
  • Euro 4,9920
  • Konya 20 °C
  • Kılıçdaroğlu'na adaylığı soruldu, o şiir yazdı!
  • AK Parti Sözcüsü Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  oyunu açıkladı
  • Serin ve yağışlı hava geliyor! Konya'da 5 günlük hava durumu!
  • Kılıçdaroğlu'na adaylığı soruldu, o şiir yazdı!
  • AK Parti Sözcüsü Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  oyunu açıkladı
  • Serin ve yağışlı hava geliyor! Konya'da 5 günlük hava durumu!

Gül Ve Bülbül (2)

Halit Aksungur

GÜL VE BÜLBÜL (2) 

Gül, Türk halkbilimine öylesine girmiş ki, efsane ve söylenceler halkımız arasında çok yaygın olarak yaşatılmaktadır. Aşağıda bunların örnekleri verilecektir. Yeri gelmişken hemen belirtelim ki, bu gün köylerden kentlere, kulübesinden saraylara varıncaya kadar yeni doğan kız çocuklarına ad olarak ”Gül” adı verilmektedir. Onlardan birkaç örnek:  Gül,  Güllü, Gülay, Gülnar, Gülnihal, Gülriz, Gülcemal, Gülbeden, Gülten, Gülden, Gülderen, Gülberk, Gülcan, Gülçin, Gülser, Gülizar, Gülümser”  ilk akla gelen örnekleridir.

Kültürümüzde gülle ilgili bir çok atasözümüz bulunmaktadır. Bu sözler ibret ve öğütler verici, yol gösterici, kural koyucu kültür ürünlerimizdir. Onlardan azda olsa bir demet sunalım okuyucuya:

1. Gül çengelsiz, muhabbet engelsiz olmaz

2. Gül dik, yer sevinsin, gül ver, yar sevinsin

3. Gül dikeniyle, filiz kökeniyle

4. Gül dikensiz olmaz, bülbül gülsüz olmaz

5. Gül güdük kokusu hoş, selvi uzun yapısı hoş

6. Gül diken gül toplar

7. Gül ol göğüslere sokul, tel ol, zülüflere takıl

8. Gül dikeniyle güzeldir

9. Gül dalından odun olmaz, çingene kızından kadın olmaz.

 

Bülbül Üstüne:

Türk ve İran edebiyatında bülbül önemli bir yer tutar. Gül, bülbülün sevgilisini temsil eder.  Diken, aşıka eziyet eden, sıkıntı  veren kötülüğün simgesi  veya kavuşma yolundaki  engeldir. Karga, bülbülün yüce duygularını  anlamaktan uzak ve kötüye kullanan bilgisiz, yeteneksiz  insanı simgeler…

Bülbül ötücü kuşlar içinde çok  tanınmış, 2o-25 gram ağırlığında, 16-17 sm. uzunluğunda Akdeniz ülkelerinde, Orta ve Güney Amerika’da, Hazar Denizi dolaylarında yaşamaktadır. Yuvasını fundalıklarda, bahçelerde yapar. Kendine dost geçinen insanlara tez alışır. Sırtı kahverengi, karnı ise kirli aktır. Dallardan çok yerlerde dolaşır. Sıçraya sıçraya yürür. Uçuşu hızlıdır ve inip kalkan dalgalar gibidir. Yemişlerin tanelerini sever. Kış gelirken Orta Afrika’ya göçer. İlkbaharda doğduğu ülkeye döner. Bütün yazı orada geçirir. Erkekler önce gelir yurduna. Gündüzleri çalılıklar arasında seslerini çıkarmazlar. Geceleri de sabaha kadar öterek, kendilerinden sonra gelecek olan eşlerini yanlarına çağırırlar. Toprakta çalı-çırpıdan, çerden çöpten yapılmış yuvalarında  dişisi 5-6 yumurta yapar. 14 gün kuluçka devresi sürer. Bu süre içinde erkek bülbül hiç durmadan öterek eşini oyalamaya çalışır. En güzel en içli ve uzun nameleriyle eğlendirmeye çalışır. Gündüzleri de eşi karnını doyururken yumurta üzerinde nöbet tutar. Mayıs sonunda ötmeyi bırakır.

Bülbülün Sesi:

Meraklıları bülbülü açık havada dinlemeyi severler. Geceleri sabaha karşı koruluklara, bahçe ve bağlara bülbül sesi dinlemeye giderler. Şafak öncesi bülbül sesi dinlemek kadar  güzel bir şey yoktur . O saatlerde bülbül sesi dinlemeye doyum olamaz.

Bülbül eşini çağırırken başka, korkunca başka, kızgınlık anında büsbütün başka  biçimde öter. İlk ötüşü  yavaş yavaş, ağır ağır başlar. Gitgide  yükselir. Sonra yine azalır ve biter. Aradaki bu sessizlikler, bu güzel  ezgilerin gizemli etkisini daha da artırır.

Yaşlı erkeklerin ötüşü genç bülbüllerin ötüşünden daha güzeldir. Onun için genç bülbüller ötmeyi yaşlı bülbüllerden öğrenirler. Yaşlı bülbüllerin çok olduğu yerlerde bülbül sesleri daha güzeldir Bunun nedeni de çevrede yaşlı bülbüllerin çok olmasındandır. Yaşlıları genç bülbüllere örnek olurlar. Onlardan güzel ötmeyi öğrenirler. Bülbülün sesi hüzünlü ve içlidir.

Bülbülün gözüne mil çekilerek kafese koyarak alıştırmaya çalışırlar. Ancak özgürlük aşığı  olan garip kuş tutsaklığa dayanamayarak ölür. Kanaryaları bülbülden ötüş öğrensin diye sık sık bülbüllerin ötüşü izlettirilir. Bülbülün önemli türlerini şöyle sıralayabiliriz: Nar bülbülü, Arap bülbülü, Nil bülbülü, akkulak bülbül..

Divan edebiyatında diğer unsurlar gibi bülbül de bir anlam, kavramdır.  Başka bir deyişle; divan edebiyatında bazı kavramları dolaylı anlatmak için kullanılan nükteli sanatlı söz. Bu edebiyatta bülbüle hoş nağme, destan, biçare gibi bir çok sıfatlar verilmiştir. Genel olarak bülbül “aşık” ın sembo-lüdür. Tasavvufa eğilimi olan şairlerde ilahi aşkla yanan can ve ruhun simgesidir. Dünya veya ten kafesinin içinde, uzak kaldığı gül bahçesinin özlemiyle feryat  figan eder, çığlık çığlığa ötmesini sürdürür

 

BÜLBÜLÜN ÇIĞLIĞI

Hazreti İbrahim’i Nemrut ateşe atarken bütün melekler, hayvanlar, kuşlar ağlaşırlar ateşin çevresinde toplanarak yardım etmenin yollarını ararlar. İçlerinde bir de bülbül vardır. Üzüntüden kendini ateşe atacağı sırada Allah c.c.) Cebraile emreder : “O kuşu tut, hareketinin nedenini sor.

Cebrail  bülbülü yakalar. Kendini niçin ateşe atmak istediğini sorar. Bülbülün dili çözülür: “Halilullahı ateşe atıyorlar. O’nu kurtarmaya gücüm yetmiyor. Ben de onunla birlikte yanayım dedim” der. Cebrail,bülbülün yanıtını Yüce Tanrı’ya sunar. Yüce Allah (c.c.): Kuşun benden dileği nedir ?  Bülbül acısını ve dileği için: Benim dünyada, Yüce Allah’ın adını anmaktan başka bir dileğim yoktur. Bin bir adının olduğunu işittim. Yüz birini biliyorum. Doksan dokuz adını da bilmek isterim.. Yüce Allah (c.c.) bu dileğini yerine getirir. O günden beri kırlarda, bağ ve bahçelerde çığlıklar atan, feryat eden bülbül Allah’ın adını söylemekteymiş…       

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim