• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Konya 17 °C
  • Bylock nasıl yüklenir? Kullanan anlattı:  Yanlışlıkla oldu, bilmiyordum...Yok öyle birşey!
  • Darbe sanığı erbaş, terörist başı Gülen'den şikayetçi oldu
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması
  • Bylock nasıl yüklenir? Kullanan anlattı:  Yanlışlıkla oldu, bilmiyordum...Yok öyle birşey!
  • Darbe sanığı erbaş, terörist başı Gülen'den şikayetçi oldu
  • İki amirali gözaltına alan İmren'den 'darbeden haberim yoktu' savunması

Güçlü; Hilafet dinî değil, siyasîdir

Güçlü; Hilafet dinî değil, siyasîdir
HİSDER’de Halifeliğin Tarihi Seyri’ni anlatan Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “Hilafet meselesi ne dinî ne de peygamberî bir konu değildir. Hilafet rejimle ve siyasetle ilgili bir konudur” dedi.

 

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde “Halifelik” anlatıldı.

Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “Rabbimiz insanoğlunu yaratacağı zaman melekleri toplayıp “ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği zaman melekler; “orada kan dökücü birisini mi yaratacaksın?” diye itirazda bulundular” dedikten sonra Halife’nin anlamını da şu sözlerle açıkladı: “Halife ne demek? Söyleyenin arkasından gelen, O’nun yolunu izleyen, O’nun söylediklerine inanan, tatbik eden anlamına geliyor.”

Her peygamberin ve her müminin de Allah’ın halife olduğunu ifade eden Dr. Mustafa Güçlü, halife olan insanoğlunun meleklerden de üstün ve hayvandan da aşağı olabilecek ve Allah’a itirazda bulunabilecek vasıfta bir varlık olduğunu söyledi. İnsanın yaradılışında muhalifliğin de kan dökücülüğünün de olduğunu kaydeden Dr. Güçlü, peygamberlerin görevlerinin Allah’ın emir ve yasaklarını herkese tebliğ etmek olduğunu belirterek erdemli ve ahlâklı bir toplum oluşturmak olduğunu, yönetim ve idareye pek karışmadıklarını ifade etti. Peygamberimizin hayatından kesitler sunan ve beyat kültüründen bahseden Dr. Güçlü, peygamber hayatta iken istişareye, adalete, işlerin ehil ellere ve liyakatlı kişilere verilmesi noktasında büyük gayret gösterdiğini belirterek ebediyete irtihalinden sonra dört halife dönemini anlattı. İlk halifenin Hz. Ebu Bekir olduğunu ve 10 yıllık bir halifelik dönemi olan Hz. Ömer ile Hz. Ebu Bekir’in “Emirü’l Mü’minin” sıfatını kullandıklarına işaret eden Güçlü, halife unvanını ise Hz. Ömer, 12 yıllık halifeliği döneminde kullanıldığını ve Hz. Ali’nin halifeliği döneminde çok hadiselerin yaşandığına dikkati çekti.

HALİFELİK SİLAHINI ABDÜLHAMİD KULLANDI

Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbette, halifeliğin tarihi seyrini anlatırken Emeviler, Abbasiler ve Selçuklular dönemindeki Halifelik uygulamalarından da örnekler veren Güçlü, halifeliğin Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim’le birlikte Türklere geçtiğini belirtti. Güçlü, halifelik silahını da en çok II. Abdülhamid’in kullandığını ifade ederek “Bütün dünya Müslümanlarının evrensel olarak tanıdıkları en büyük halife Abdülhamid olmuştur” dedi.

Büyük Taarruz’un ardından 11 Ekim 1922’de Mudanya Kongresi yapıldığını hatırlatan Güçlü, bu mütarekeyle ilgili olarak şunları dile getirdi: “İngilizler dokuz şart öne sürdüler. Hilafet kalkacak, Saltanat kalkacak, Komünist olmayacaksınız, Modern inkılâplar yapacaksınız, Batı değerleri üzerine bir toplum inşa edeceksiniz, İslâm’la münasebetiniz kalmayacak, Türk-İslâm dünyasıyla ilgilenmeyeceksiniz, Misâk-ı Millî’yi küçülteceksiniz vs. İsmet İnönü de bunun altına imza attı.”

İslâm coğrafyasında etkili olan halifeliğin kaldırılması yönünde İngilizlerin, Mudanya mütarekesinden sonra Lozan’da büyük çaba sarfettiğini kaydeden Güçlü, önce saltanatın kaldırıldığını ve ardından hilafetin kaldırılması yönünde Mustafa Kemal’e baskıların yapılmaya başladığını ifade ederek İzmir İktisat Kongresi’nde, 99 yıllığına İngiliz ve Amerikan şirketlerine limanlar ve madenler başta olmak üzere büyük imtiyazlar tanındığını da söyledi.

“HİLAFET SİYASETLE İLGİLİ BİR KONU”

Lozan Antlaşmasını İngiliz Kraliçesinin, 1 Kasım 1922’de saltanat ile halifelik birbirinden ayrılarak önce saltanatın kaldırıldığını ve 3 Mart 1924 tarihinde Mecliste kabul edilen bir kanunla hilafetin kaldırılması üzerine imzaladığını dile getiren Güçlü, “Hilafet meselesi dini bir konu değildir. Peygamberi bir konu değildir. Hilafet rejimle ve siyasetle ilgili bir konudur. Konjonktür gereği uygulanabilir de uygulanmayabilir de. Amma bir kısım insanlar dini olmamakla birlikte, tamamen siyasi olmakla birlikte buna dini bir hüviyet vermişlerdir. Ve bunun tesiri de yıkılamayacak kadar derindir.” dedi.

Sohbetin sonunda, kendisine hilafetle ilgili yöneltilen soruları da cevaplandıran Güçlü, Müslümanların, hilafet meselesini halletmeleri gerektiği üzerinde durarak buna Tayyip Beyin öncülük yapması gerektiğini söyledi.Haber Merkezi

“guclu;-hilafet-dinî-degil,-siyasîdir”-hisder-(1)-001.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Murat Savas
27 Nisan 2017 Perşembe 00:07
00:07
Hilafet dini değil diyenler hilafetle alakalı onca hadisi nereye koyuyorlar? Bu fikir ya cahillikle ya kafirlerin degirmenine su taşımakla olur. Hasbinallah
188.57.184.10
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim