• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -6 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Gizli Oturum Meselesi

Ufuk Karadavut

Açılım çalışmaları son hızıyla devam ederken devlet yöneticileri Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gizli oturum yapılmasını istiyorlar. Gizli oturum basına kapalı yapılıyor. Mecliste görevli olan memurlarda özel yetiştirilen sağır ve dilsiz görevlilerden oluşuyor. Yani oradaki bilgilerin dışarıya çıkmaması için her türlü gayret gösteriliyor. Üstelik yasa gereği 10 yıl boyunca burada görüşülen konular kesinlikle açıklanmıyor. Hükümet yetkililerinin ısrarla kapalı oturum ile muhalefet partilerini bilgilendirme gayreti anlaşılan başarısızlıkla sonuçlanacak. Çünkü MHP lideri Devlet Bahçeli “gizli oturumda yapılacak bütün konuşmaları halka açıklayacağız”  deyince bütün planlar değişti. Değişmek zorunda kaldı.

İlk bakışta Sayın Bahçelinin davranışı yadırganabilir. Hatta eleştirilebilir. Bazılarımız kızabilir. Ama konuyu biraz inceleyince hak vermemek mümkün değil. Sayın Bahçeli “TBMM’nin kapalı oturumunda PKK’nın siyasi temsilcileri (DTP’li milletvekillerini kastediyor) hazır bulunacak, bu yolla PKK, İmralı ve Kandil ne konuşulduğundan haberdar olacak, buna karşılık yegâne muhatap olduğu iddia edilen Türk milleti karanlıkta bırakılacaktır” diyor. Ayrıca; “Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun açık oturumunda milli hassasiyetlerimizi ilgilendiren her konuyu olduğu gibi bu konuyu da Türk milletinin huzurunda her yönüyle tartışmaya ve Türkiye’nin milli varlığına kastetmeyi amaçlayan bu hain suikastı teşhir etmeye hazırdır” şeklinde açıklamalar yaptı. Şimdi DTP’nin PKK nın bir partisi olduğunu bilmeyen yok. Her ne kadar PKK ayrı DTP ayrı dense de buna kimse inanmıyor ve sadece gülüyorlar. PKK’nin temsilcilerinin içeride olduğu bir oturum ne kadar gizli olabilir. Yapılacak bu gizli oturumda PKK her şeyi öğrenecek (zaten her şeyi bildikleri belli) ama bu ülkenin sahibi olan Türk Milleti hiç bir şeyden haberi olmayacak ve bunun adı da gizli oturum olacak. Kimse kusura bakmasın ama bu Türk Milletinden bazı şeyleri kaçırma telaşı olarak değerlendirilir. DTP’lilerin Hakkâri dağlarında PKK ile ortak gece düzenlediği, dağa ateşlerle APO yazdığı bir ortamda gizli oturum ne anlamı olabilir ki? Eğer oturum yapılacaksa canlı yayında bütün Türkiye’nin seyredebileceği bir oturum yapılmalıdır. Başka türlü bir otum kesinlikle kabul edilemez. Edilmemelidir.

Şu bir gerçek ki, gizli oturum isteyenler, Türk milletinden bir şeyleri saklamak istemektedirler. Milletten saklayacak bir şeyleri olmayanlar, sadece meclis Tv'yi değil, tüm televizyon kanallarını davet eder ve milletin hakemliğinde, olanları ve yaşanacakları konuşur. Baksanıza DTP yöneticileri Kuzey Irak’a gitti ve açılım konusunda buradaki yönetimin katkılarını ve görüşlerini öğrenmeye çalışacaklar. Yapılan açıklamalara göre DTP zaten çok şeyi biliyor ve bunları Kuzey Irak yönetimi ile paylaşıyor. İleride açılımın önünü açmak,  iktidarın işlerini kolaylaştırmak ve elini kuvvetlendirmek için bazı süprüzler olacağı ifade ediliyor. Bu sürprizlerin neler olacağı tam olarak bilinmiyor ama tahmin edilen şey önümüzdeki sene yapılması planlanan erken seçim için ön hazırlık yapmak ve daha güçlü iktidara gelerek yapılmak istenenleri muhalefete gerek kalmadan yapabilmek.

Herkes biliyor ki “Kürt Açılımı” denilen şeyin özeti, aslında son 25 yıldır süren bölücü ve yıkıcı talepler zincirinin halen var olan Türkiye Cumhuriyeti devleti anayasası ile çözülemez olduğunun çok iyi bilinmesidir. Bunun yapılması için öncelikle Üniter devlet yapısından vazgeçilmesi gerekir. Diğer bir deyişle Türkiye Cumhuriyetinin ana kurucu unsuru olan Türkler anayasadan çıkarılacak ve bunun yerine hemen herkes içeriye girecektir. Türk devleti artık Türk devleti olmaktan çıkacaktır. Dil değişecektir. Baksanıza hükümet Türkçede olmayan Q,W ve X gibi harflerin alfabeye girmesi için çalışma yapıyormuş. Bunun anlamı Türkçe tamamen değiştirilecek. Daha açığı Türk dili darmadağın olacak ve yok edilecek.  Dil kaybolunca her şey kaybolur. Böylece Türk varlığı da bu şekilde varlığını kaybedecek. Kürtçe eğitim yapılacak ve böylece ülkedeki eğitim birliği tamamen bozulmuş olacaktır. Bunu nelerin izleyeceğini ise zaman içinde göreceğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Haşmet Polat
18 Eylül 2009 Cuma 15:35
Açılım TBMM inde Konuşulacaksa açık olmalıdır.
Türk milletinin olan bitenden haberi olmalı Ufuk Beye aynen katılıyorum.Başarılı çalışmalarınızı diliyor Allah a emanet olunuz...
78.165.190.28
sevil köse
18 Eylül 2009 Cuma 14:49
gözümüzün önünde konuşsunlar
aynı düüşüncleri paylaşıyorum,ne konuşşulacaksa milletin gözünün önünde konuşsunlar,bizde bilelim,on seneye kadar kim öle kim kala bu ülkeyi bölmek isteyenlerle,el sıkışıp,helallaşşacak degiliz.nerden nerelere geldik,çok iyi düşünmek lazım.
saygılar
85.110.85.125
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim