• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Konya 17 °C
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...

GİDİŞAT VAHİM YERE…

Fahri Kubilay

Son zamanlarda şu sorular düşer oldu aklıma… Bu gidişat nereye? Kaçış nereye?

 

Türk toplumunun en sağlam temel taşı olan, en küçük kurumu aile yapısı son yıllarda görülmemiş ölçülerde sarsılma, yaralanma emareleri gösteriyor… Bu soruları aklıma düşürende bu ve benzeri olumsuzlukların toplumun bütün kesimlerine sirayet etmesinden sanırım…

 Boşanmalar resmi kaynaklara göre rekor seviyede arttı… Sorunlu çiftler her geçen dakika çoğalıyor, buna paralel olarak kimsesiz ve sahipsiz çocukların sayısındaki artış toplumun geleceği adına endişe verir hale geliyor…

 

Fıtrat olarak en güzel şekilde yaratılan insanoğlu aynı zamanda aşağıların aşağısı olma özelliğini hep yanında taşıyor.

 Biraz daha konuyu açacak olursak insanı insan ruh ve bedenden meydana gelen Allah'ın yeryüzündeki halifesi, âdem, beşer, canlılar arasında en üstün olanı dünya üzerinde yaşayan en gelişmiş ve kıymeti bir varlık.

 

Bu özellikleri taşıyan insan eğer gerekli eğitimle gerekli sosyal yapının içinde yetişmezse aynı zamanda cahil, aceleci, zalim, zora dayanamayan, nankör, gözü doymaz, şımarık özelliği de olduğu için en kıymetli varlık olma özelliğinden sıyrılıp aşağıların aşağısı olarak karşımıza çıkıyor.

 

Bu açıklamalardan sonra konumuza dönersek olaylar ve sonuçlar bizi hep aynı kapıya çıkıyor.

 

Şiddet korku ve endişe!

 

Son yıllarda işlenen suçlara birde suçluları inceleyin…  Karşımıza suçlu olarak çıkanların çoğunluğu bir şekilde ailesi tarafından toplum tarafından tecrit edilmiş dışlanmış ve insan yerine konmamış fertler.

Sokaklarda kol gezen tehlike sahipsiz insanlar değil mi?

Ne zaman ne yapacağı belli olmayan bu insanlar tarafından işlenen suçları her gün aratarak devam ediyor. Sarmal gibi büyük şehirlerden küçük şehirlere kadar bu olayların tedirginliğini yaşanıyor.

Bu gün tinerci denilen çocuklar sadece büyük şehirlerde mi olduğunu zannediyorsunuz?

Bu gün esrar kullanan insanlar sadece filimler demi olduğunu zannediyorsunuz?

Bu gün çeteler sadece dizilerde mi zannediyorsunuz? Ve daha sayamadığımız birçok sorun kapımıza dayanmış…

 

Suç ve suçlu hep sokağa terk edilen insan yerine koymadığımız bireylerde mi yoksa onların buhale gelmesine büyük katkı sağlayan bizlerde mi?

 

Maalesef toplumun eğitimli ve eğitimsiz her kesimden az veya çok buna katkısı artarak devam ediyor. Sorunlu bireylere hiç kimse sahip çıkmıyor, sorunlu çocuklar dışlanıyor, sorunlu çocuklar suç işlemeye sevk ediliyor, sorunlu çocuklar suç işlemek için zorlanıyor.  Toplumda ve insan yetiştirmekle birinci derece sorumlu olan kurum ve kişiler bu olaya çanak tutuyor.

Neden derseniz insana insan olarak yaklaşmıyor. İnsanı kendilerine göre kategoriye koymuşlar. Başarılı olanlar, zeki olanlar degerli, başarısız onlalar sorunlu olanlar ise tukaka öyle değil mi?

Dersinde başarılı olmayan çocukları sınıfından dışlamaya başlayarak tüm toplumun dışına itmiyor muyuz? “Bundan adam olmaz bundan bir şey olmaz” gözüyle baktığımız dışladığımız insanlar başka bir yerde başka bir zaman bizim karşımıza daha büyük sorunlarla çıkmıyor mu?

Toplumda başarılı insanları yetiştirmeye geleceğimiz adına mecbursak; başarısız bireylerle ilgilenmek geleceğimiz adına yapmak zorunda görev değil mi? 

 

Bu toplumda suçlara kim işliyor. Bizim sorunlu diye bir kenara ittiğimiz insan olarak bakmadığımız insanlar tarafından işlenmiyor mu?

İşlenen bu suçlar geleceğimiz adına bize topluma endişe vermiyor mu? Ne zaman ki toplumu sarsacak bir suç işlendiği zaman irkilip nereye gidiyoruz? Kaçış nereye?  Deme ihtiyacı hissediyoruz.

 

Belki diğer zamanlarda ise bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyeceğiz... Bu gün sana dokunmayan bu yılan gelecekte sevdiklerine dokunacak. Gelecek ne kadar başarılı gençler yetiştirmekten geçsede başarısızlara sahip çıkmadığımız müddetçe bu başarılılar hep tehlikede demektir…

 

 

 

                                                                                   

                                                               

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim