• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Gerçekten kıyamet kapıda mı?

Ufuk Karadavut

Hafta içi Birleşmiş Milletler dünya genelinde seçmiş olduğu 200 civarında bilim adamına hazırlattığı dünya iklimi ve geleceği ile ilgili raporlarını bitirip bütün dünyanın bilgisine sundular. Raporun yayınlanmasından itibaren ülkedeki bütün televizyon kanalları ve gazeteler sanki tek bir kanaldan yayın yapıyormuş gibi kıyamet senaryoları üretmeye başladılar. İklimler değişiyor, dünya sona doğru gidiyor, böyle giderse dünya bu yüzyılın sonunda yok olacak vs. Öyle bir hava estirildi ki, adeta bu işin sorumlusunun sadece Türkiye ve Türk halkıymış gibi bir izlenim yaratıldı. Yani Türkiye’de herkes kendine dikkat ederse dünyadaki iklim tekrar eski haline gelecekmiş gibi bir psikolojik hava oluşturuldu. Bu propagandayı yapanlar böyle bir havanın esmesinin istiyorlar mıydı? Ya da iş farkında olmadan o yöne doğru mu kaydı? Tam olarak bilinmiyor. Ama bilinen insanların üzerinde psikolojik bir baskı oluştuğudur.

Peki Dünya İklim Raporu bizlere neler söylüyor:

-         Dünya genelinde görülen sıcaklık dalgaları daha uzun süreli olarak yaşanacak,

-         Tropik fırtınalar ve kasırgaların sayısı artacak,

-         Yağış alan yerlerde yağış miktarı ve süreleri en az yüzde 30 civarında artacak,

-         Karbondioksit miktarı sabitlense bile, deniz seviyesi yükselmeye devam edecek,

-         2100 yılında deniz seviyesi en az 43 metre yükselmiş olacak. Kıyılar sular altında kalacak,

-         10 yıl sonra canlı türlerinin yüzde 40’ı tamamen yok olacak,

-         Sel ve kuraklı nedeniyle 200 milyonun üzerinde insan açlığa mahkûm olacak,

-         En iyimser tahminle dünya nüfusunun 12’de 1’i yok olma tehlikesi altında kalacak,

-         Ölümcül salgın hastalıklar yaygınlaşacak.

Yukarıda belirtilen konuların yüzde 90’lık kısmı insan kaynaklı olarak gerçekleşmektedir. Bu raporda özellikle belirtilmektedir. Elbette bunların en büyük müsebbibi her ne kadar üstlerine alınmasalar bile ABD ve Avrupa ülkeleridir. ABD dünya genelinde havaya salınan CFC (Clora Flor Carbon)  miktarının toplamının yüzde 30’unu tek başına atmosfere veriyor. Bu gazların atmosfere salınmasını önlemeye yönelik hazırlanan Kyoto protokolünü de ‘Ekonomik çıkarlarımıza ters’ diyerek imzalamayı reddetmiştir. Dünyadaki CFC ve Karbonmonoksit gazları salınımında Amerika’yı, Avrupa, Çin ve Hindistan izliyor. Şimdi durum bu olduğu halde neden Türkiye ve Türk halkı psikolojik baskı altına alınıyor anlamak zor. Ama şu yapılmalı; insanların başta enerji olmak üzere her alanda tasarruf etmeleri teşvik edilmeli halkımızın da buna dikkatle riayet etmeleri gereklidir.

Bir de şu konu var; Dünya kirleniyor, buzullar eriyor, şu oluyor, bu oluyor, bunların hepsini kabul ediyoruz. Ama yıllardan beri dünyayı birinci dereceden kirleten, onu tahrip etmekten çekinmeyen ve yıllardır bu işin kaymağını yiyenler şimdi kalkıp bize kirlenmenin bedelini birlikte ödeyelim diyorlar. Bu haksızlık, bu ahlaksızlık. Bu insanlık dışı muamelede batının temel karakteri bir daha gözler önüne serilmiş oluyor.

Batı bize ne diyor? ‘Dünya hızla yok olmaya doğru gidiyor. Dengeler hızla bozuluyor ve çok kısa bir süre sonra artık geriye dönülmez bir aşamaya gelinecek. Bundan kaçış yok. Dengelerin bozulmasını ve dünyanın daha fazla kirlenmesini engellemek için ileri teknoloji ürünlerini kullanmak gereklidir. Bu da bizde var.’ deniyor. Yani bizden teknolojik ürünler alın demek istiyorlar. Dünyanın kirlenmesini ve ekolojik dengelerin bozulmasını bile çıkar unsuru olarak görebilen bu ruhu bozuk insanlar bizleri bu konuda da sömürmek istiyorlar.

Elbette işin diğer bir yanı da var. İngiliz The Guardian gazetesi ilginç bir haber yayınladı. Bu kargaşalık içinde pek dikkat çekmedi. Ya da çekmesi istenmedi. Gazetenin haberine göre; Petrol devi Exxon Mobil şirketi tarafından finanse edilen Amerikan Kuruluşu The American Enterprise Institute (AEI)’nin küresel ısınma raporuna itiraz etmesi için bilim adamlarına 10 bin dolar para vermiş. Buna göre, burada çalışanlar hazırlanan raporun çürütülmesi için ve itiraz edilebilmesi için bilimsel görüntülü makaleler hazırlayacaklar. Yani her bilim adamına rüşvet vererek kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar.

Son olarak şunu söyleyebiliriz. Evet, dünya kirleniyor. Dengeler hızla bozuluyor. Bunda insanlık genel olarak topluca bir şeyler yapmadığı sürece başarı sağlanamaz. Mesela benzin ya da motorin yerine temiz alternatif enerji kaynağı geliştirmezsek, dünya genelinde ticari kaygıları bir yana bırakıp geleceğimizi şekillendiremezsek söylediklerimizin fazlaca bir önemi kalmayacaktır.

             

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim