• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Konya 6 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Genel politika yerele galebe çaldı

Mustafa Yiğit

Harala gürele geçen bir seçim süreci yaşandı. Yerel seçimler, yerel sorunlar konuşulacaktı ancak olmadı.

Ülkenin genel siyaseti yerele galebe çaldı.

Seçim meydanlarında ne projeler konuşuldu, ne bu projeleri yürütecek, şehri 5 yıl boyunca yönetecek adaylar konuşuldu.

Yaşanan kutuplaşmalar öyle bir hal aldı ki, bırakın küçük şehirleri büyükşehirlerin idarecileri bile görünmez oldu.

Liderler konuştu, gazeteciler konuştu, televizyoncular konuştu ancak yerel siyasetçiler bir türlü konuşamadı.

Konuşsalar da zaten kimsenin dinlemeye niyeti yoktu.

Varsa yoksa genel siyaset ve genel başkanlar…

Varsa yoksa “iddialar” ve  “karşı iddialar”…

Milletin sandığa giderken, şehrinin, semtinin, mahallesinin asıl sorunları nedir ne değildir diye düşünecek hali kalmadı.

Tam anlamıyla bir “iddialar” ve “ithamlar” bombardımanı altında seçime gidildi.

Hatta çoğu kişi kendi ilçesindeki belediye başkanı adayını bile bilemez haldeydi.

Ne vaad ediyor ne söylüyor zaten umurunda bile değildi.

“Biz” ve “öteki”lerin seçimi oldu.

“Hepimiz” kavramına gittikçe uzak düştüğümüz bir seçim süreci yaşadık.

Hepimizin sorunlarının dile getirileceği bir platformu oluşturamadık…

Birbirimizle konuşmaktan bile çekinir, korkar hale geldik.

İnsanlar bu seçimde yaratılan ve her gün körüklenen bir gerilimin tarafları haline geldi.

Bu bana seksen öncesinin haleti ruhiyesini hatırlattı ve gerçekten bu ruh hali hiç iyi bir ruh hali değil…

Milli iradenin sandığa giren toplam irade olduğunu unuttuk, herkes kendine göre yeni bir milli irade tanımı yaptı.

Milli irade kullanılan oyların tamamından ibarettir.

Bu seçimin en güzel tarafı ise şüphesiz herkesin bir düğüne bir bayrama gider gibi sandığa koşmasıydı.

2014 Türkiye yerel seçimleri, yüzde 98’e yakın bir katılım oranıyla belki de bu yüzyılın dünyadaki en yüksek katılımlı seçimi oldu.

Bunda toplumun aşırı politize edilmesinin payı olduğu muhakkak…

Herkes “iddialı” idi ve bu iddiasını yansıtmak için kendine inanan seçmenini şu ya da bu şekilde sandığa çekmeyi başardı.

Politik bir toplum olduğumuz ve giderek daha da politize olduğumuz net bir şekilde ortaya çıktı.
Bu durumun bazı bölgelerde kritik seçim yarışına dönüşen şehirlerde gerilime yol açtığını gördük, ancak nihayetinde çok büyük olaylar yaşanmadan bu seçim de sona erdi…

Zaman zaman ağır aksak da işlese tercihler ve sandık bu seçimde de milletin önüne konuldu.

Tercihleri beğensek de beğenmesek de bu ülke bizim.

O yüzden beğenmeyenler daha çok çalışacak beğenenler mevcudunu korumak için çaba sarfedecek millet bundan sonra  huzur ve sükun içinde gerilimden uzak bir halde önündeki maça bakacak.

En azından bizim umudumuz bu yönde.
Siyasi taraflar gerilim siyaseti gütmeden, bu seçimde yapamadıklarını önümüzdeki seçimlerde yapmaya çalışacak.

Herkes almak istediği neticeyi yine demokrasi içinde almak için var gücüyle çalışarak, kendini anlatarak almayı tercih edecek.

Demokrasi işte böyle bir şey….
 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim