• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Konya 21 °C
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi

GENÇLİK VE KADER İNANCI

Ramazan Altıntaş

Kader inancı ve ona bağlı konularla ilgili üniversite gençliğinin dinî inançları konusunda, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Musa KOÇER, bulunduğu üniversitenin farklı fakülte ve meslek yüksekokullarında okumakta olan 446 öğrenci üzerinde bir alan araştırması yapmıştır. Değerli dostum Sayın Koçer’in yaptığı bu araştırmanın sonuçlarını okuyucularımız açısından ilginç bulduğum için burada özetle vermek istiyorum.

Araştırmada yer alan öğrencilerin yarıya yakınını oluşturan %45,7’sinin kader inancı açısından kişinin ne yaparsa yapsın hayatını değiştiremeyeceği şeklinde düşündüğü, %17,9’unun bu konuda kararsızlık gösterdiği, %36,3’ünün ise aksi istikamette görüş beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu bulgular çerçevesinde kaderi, kişinin eylemlerini hür bir şekilde gerçekleştirdiği ve eylemlerine esas oluşturan tercihlerini kendisinin belirlediği şeklinde ifade edilebilecek olan irade hürriyeti açısından değerlendirip benimseyen öğrencilerin oranının, kaderi ilâhî bir determinizm olarak algılayan öğrencilere göre daha düşük olduğu anlaşılmaktadır. Cebrî anlayış olarak da adlandırılan ilâhî determinizm anlayışında kişinin eylemleri Allah tarafından belirlenmekte ve yaratılmaktadır. Bu bakımdan üniversite öğrencilerinin yaklaşık yarısının kaderci bir yaklaşımı benimsediğini söylemek mümkündür. Öte yandan bu konuda kararsızlık gösteren deneklerin kayda değer bir oranda bulunduğu da gözden kaçmamaktadır.

Kader inancı açısından kişinin ne yaparsa yapsın hayatını değiştiremeyeceğini ifade eden öğrencilerin en yüksek oranla %54,7’sinin hayatının büyük çoğunluğunu Marmara bölgesinde geçirdiği ve bunu %52,3 ile Akdeniz, %46 ile İç Anadolu, %37,4 ile Ege, %34,3 ile Karadeniz, %26,3 ile Güneydoğu Anadolu, %25 ile Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan bu konuda kararsızlık gösteren öğrencilerin en yüksek oranı olan %31,3’ünün hayatının büyük bölümünü Akdeniz bölgesinde geçirdiği görülmektedir.

Bu sonuçlar doğrultusunda, kaderci anlayışın daha çok az gelişmiş bölgelerde olması beklenirken en yüksek oranla Marmara ve Akdeniz bölgelerinde ortaya çıkması şaşırtıcıdır. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasının çeşitli nedenleri olabilir. Kırsaldan büyük kentlere yapılan göç sonucunda, çözümünde büyük zorluklarla karşılaşılan çeşitli sorunları ve doğal âfetleri bu nedenler arasında saymak mümkündür.

Örneklem grubunun büyük çoğunluğu, işleri yaparken elden gelen bütün çabayı gösterdikten sonra geri kalan tarafın Allah’a bırakılması şeklindeki doğru tevekkül anlayışını benimsemekte, öğrencilerin yarıdan biraz fazlasının ise, başarısızlıklardan ve başa gelen kötü şeylerden dolayı kaderin değil, insanın kendisinin sorumlu olduğunu düşünmektedir. Yine bu konuda kararsızlık gösteren öğrencilerin sayılarının yüksek olması dikkati çekmektedir.

Üniversite öğrencilerinin yarıdan fazlasının kişinin kendi hür seçimine dayalı bir hidayet anlayışını benimsediği ve bu konuda kararsız kalan öğrencilerin de kayda değer bir orana sahip olduğu söylenebilir.

Örneklem grubunun büyük bir çoğunluğunun Allah’ın, rızkı çalışana vereceği inancında olduğunu ifade etmek mümkündür. Ağırlık noktasını ailesinin gelir düzeyi iyi ve orta düzeyde olan öğrencilerin oluşturduğu büyük bir kesimin söz konusu görüşü benimsediği ve bu oranın, gelir düzeyi çok düşük olan öğrencilerde bir miktar azaldığı söylenebilir.

Üniversite öğrencilerinin yarıdan fazlasının toplumda yaygın olan geleneksel anlayışı devam ettirerek ömrün ve ecelin Allah tarafından belirlendiği ve bunun çeşitli önlemlerin alınması durumunda bile değişmeyeceği şeklinde düşündüğü anlaşılmaktadır.

İstisnaî durumlar olmakla birlikte, cebrî ve hürriyetçi yaklaşımlar üniversite öğrencileri tarafından yaklaşık aynı oranlarda benimsenmektedir. Bu sonuç aynı zamanda Türk toplumunun kader anlayışı hakkında da ipucu vermektedir. Zira kaderle ilgili tutumlar tarihi süreç içinde geleneksel bir hüviyete dönüşmekte ve bir zihniyet oluşturarak varlığını devam ettirmektedir. (s. 94-105).

Not: Geniş bilgi edinmek isteyenler şu adresten bu çalışmaya ulaşabilirler. Musa Koçar, Üniversite Gençliğinin Dinî İnançları, Süleyman Demirel Üniversitesi Yayınları, Isparta 2009.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim