• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -1 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Gemi su alıyor

Ufuk Karadavut

Hani sürekli olarak yöneticilerimiz derler ya “aynı gemi içerisindeyiz” diye, işte içerisinde bulunduğumuz gemide birileri sürekli olarak yük taşırken, birileri ise malı götürüyor. Yine sürekli olarak ifade edilen “yürütme sorunu var” sözü de oldukça uygun düşüyor. Yürütme kelimesini de farlı şekilde anlayarak sadece yürütenlerin olduğu bir anlayışın hüküm sürdüğü ortamlarda sadece yürütenler söz sahibi iseler orada ne adaletten ne de halkın iradesinden bahsetmek mümkün değildir. Sadece halkın iradesini kalkan yaparak “yürütme” vardır. Aynı gemide bulunan insanların bir kısmı “yürütme” işini yaparken bir kısmının yürütemediğinden yakınması veya bir kısmının ise yürütenleri desteklemesi aslında gemide yaşayanların nasıl bir bozulma içerisinde olduklarını bize daha iyi gösterebiliyor.

Özellikle gemi yöneticilerinin suçun ve suçlunun yanında yer almaya başlamaları, suçu ve suçluyu ortaya çıkaranları suçlu gibi göstermeleri hali ise daha da vahim bir durum olarak değerlendirilebilir. Gemi yöneticilerinin arasında yaşanan bu özel durum aynen alt tabakadakilerine de yansıyor ve toplumun neredeyse her katmanında yürütme kavramı içerik değiştiriyor. İnsanlar alt tabakadakiler güçleri aza yettiği için azı götürürken, üste kalanlar ise çoğu götürebiliyorlar. Çalan da çaldıranda memnun olduğunda sorun da kalmıyor. Asında asıl sorun gizleniyor. Ahlaksızlık sorunu, inançsızlık sorunu dikkatlerden kaçırılıyor.

Aslına bakılırsa çözüm çokta uzaklarda değil. Hemen yanı başımızdadır. Ancak bunun için içerisinde bulunduğumuz taassuptan kurtulabilmemiz gerekmektedir. Eğer bunu aşabilirsek işler daha kolay olacaktır. Böylece “ortak akıl” olarak ifade edilen birlikte düşünme ve birlikte hareket etmek imkânlarına kavuşabiliriz. Doğru bir tanedir. Eğer hep birlikte doğruda buluşmayı, uygun olanda söz kesmeyi, uzlaşmayı ve birbirimizle konuşma kanallarını genişletebilirsek işlerimiz daha kolay olacak ve başarıya kısa sürede ulaşabileceğiz. Aksi takdirde aklımızın dahi almakta zorlanacağı ve zorlandığı utanç verici olayları izlemeye devam ederiz. Kişisel isteklerine ve heveslerine esir düşmüş olan kişilerin ellerinde her gün biraz daha karanlığın içerisinde doğru gidiyoruz. Aklın ve akılların kabul etmediği hemen her şeyi günümüzde yaşıyoruz. Ama işin daha anlaşılmazı ve üzücü tarafı ise kimsenin buna karşı durmayışıdır. Hemen her şeyi normal kabul ettiğimiz gibi akıl almaz şeyler gibi burada da yine kabul ediyoruz. Kendi kendimize “biz niye yapamıyoruz” diyerek hayıflanıyoruz.

Aslında insan olarak insanlığa yakışmayan ve insanda olmaması gereken özelliklere sahip olmaya başlamamızdan ötürü farkında olmadan insanlığımızı kaybediyoruz. İçinde bulunduğumuz vahim durumu kabullenmek, bundan memnun olmak hiçbir değer ölçüsüne sığmaz. Akla ve izana ihanettir. Akla ve izana ihanet ise insanın kendi kendisine ihanet etmesidir. Kendi kendisine ihanet edenlerin barış içerisinde yaşamak gibi bir gayretleri de olamaz. Onlar olsa olsa kavga çıkararak, ortalığı gererek bundan fayda sağlamak isteyen vurguncular olabilir. Saygınlığını yitirmiş veya saygınlığı azalmış olan kişilerin yöneticilik vasıfları da kalmamıştır. Mevlana Hazretleri “Geminin içindeki su gemiyi batırır, geminin altındaki su ise kaldırır” der. Gemi su almaya başlamışsa tedbirini de almak gerekir. Ama gemi batmak üzereyse ne denirse artık geç kalınmış sözler olacaktır. İçinde bulunduğumuz gemi su almaktadır. Su almasına vesile olanlarda suyu alanlarda ortalıkta şikâyet ederek gezmektedirler. Ama görmezden gelinen şey geminin hızla su aldığı ve batacağımızdır. Su aldıranların yanı başlarında yedekte tuttukları gemicikleri vardır. Onlara geçerek kurtulabilirler, ama bizler gemi ile birlikte batacağız…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cc
17 Ocak 2014 Cuma 11:24
körlük
kıymetli ayşe hanım onların aldığı görev tazminatıdır karadavut öyle değerlendiriyordur..tabi rüşvetin yolsuzluğun meşru olduğu anlamında söylemiyorum kim yerse iki cihandada elim yakalarında..ama mevzu odeğil yazar dünyaya at gözlüğü ile bakmaya devam ediyor.gerçi gördüğü ve bildiği o..geziden beri(milat gezi değil tabiki) Avrupa özelikle almanya yı niçin görmez, israili alkışlamak yanında saf tutmak karadavuta kaldı...
212.156.62.90
hatıplı Ayşe
17 Ocak 2014 Cuma 09:02
Batmayız korkma
Sen oldum olası bu iktidara hep muhalif bir insansın. Mhp veya Chp li isen ; önceleri onları da başımızda gördük. O insanların içinde de bir çok yürüten,yolsuzluk yapanlar vardı. Madem batacağız korkusu var, yanıma gelde seni ferahlatayım. Korkuyla yaşamak zordur.
78.166.96.19
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim