• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Konya 19 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

Gelişim için değişim şart!

Ahmet Demirel

Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun

Niye bugünden başlamıyorsun (Epictetos)

Bir kişisel gelişim ve değişim çağında yaşıyoruz.

Sürekli aynı yerde kalman için bile sürekli koşman gereken bir dünyada yaşıyoruz.

Hayatta değişmeyen tek şey belki de değişim.

Her şey sürekli değişiyor. Her oluş, her yaratılış bir değişim.

 “Değişim hayatın yasasıdır” diyor John F.Kenndy.

“Derisini değiştirmeyi bilmeyen yılan ölür” diyen Nietzsche’de değişimin gerekliliğini vurguluyor.

J.Knittel de bir  hakikatin altını çiziyor. “Eğer geçmişi çok seviyorsanız yaşlanıyorsunuz demektir’’

Aslında biz de her gün değişiyoruz. Yaşarken bu durum yavaş seyrettiği için farkında olmuyoruz veya rahatsız edici boyutta değil. Yeni duruma aheste aheste alışıyoruz.

İlk beyaz teli saçımızda gördüğümüzde saçımıza beyaz düştü diye kıyametler koparmıyoruz.

GELİŞİM İÇİN DEĞİŞİM ŞART!

 “Değişim hayata renk katar ve zevk verir.

Değiştikçe gelişmeli. Geliştikçe değişmeli insan. Değişim ileriye olumlu adımlar attırmalı insana.

Durağan toplumlar zaman içinde bozulmaya mahkum olmuşlardır.

Dinamik toplumlar hareketliliği sayesinde kendilerini yenilemesini bilmişlerdir.

“Akmayan su yosun tutar” demiş atalarımız.

Atalarımız fetih ruhuyla hareket ettikleri müddetçe devletleri ayakta kalmıştır.

Fetih ruhunu terk ettiklerinde de yıkılmaya mahkum olmuşlardır.

Tabiat her gün yenileniyor. Vücudumuzda her gün yeni hücreler meydana geliyor.

Hicreti, peygamberlerin hayatında genel olarak görmekteyiz.

Eğer sahabe yerleşikliği düşünseydi İslamı dünyanın dört bir tarafına ulaştıramazdı.100 bin sahabeden 90.000’i Medine dışında vefat etmezdi.

Bizi bekleyen en büyük tehlike alışmak ve alıştırılmaktır.Çevrenizde ki olumsuzlukları göre göre bir süre sonra alışıyorsunuz veya alıştırılıyorsunuz ve o olumsuz durum sıradanlaşıyor, normalleşiyor. Artık bir rahatsızlık hissetmiyorsunuz.Başta verdiğiniz cılız tepkileri bile vermemeye başlıyorsunuz.

Aynı mekanda kaldıkça hayat iyice rutinleşiyor her şey aynı hale geliyor, hep aynı günü yaşıyorsunuz.

Aynı durumları yapa yapa, yaşaya yaşaya bağımlılık yapıyor sigara ve uyuşturucu gibi.

Statükocu olup çıkıyorsunuz. Her türlü değişim talebine size yöneltilmiş bir silah gibi bakıyorsunuz.

Bir arkadaşım anlatmıştı:”Babam emeklilikten sonra 10 yıl yaşadı. Her gün yaptıkları aynıydı. Bana göre babam son 10 yılını 1 gün olarak yaşadı”

GELİŞİM İÇİN DEĞİŞİM ŞART!

İnsanoğluna verilen en büyük nimetlerden biri de alışabilme yeteneğidir. Mekanınızı değiştirdiğinizde bir süre sonra sanki oraya sonradan gelmemiş gibi alışabiliyorsunuz.

Atalarımızın güzel ifadesiyle “Tebdil-i mekanda ferah vardır.”

Değişime nereden başlayacağız? Değiştirmeye mi çalışacağız, değişmeye mi?

“Dünyada değişiklik yapmakta başarılı olan insanlar, değişikliğe kendinden başlayanlardır” der Bernard Shaw.

Önce kendimizden başlayacağız.

Değişim çok yönlü olmalı. Evrensel canavarların değişim çabalarına kapımıza bağladığımız tek bir köpekle karşı duramayız

Medine’nizi kurabilmek için Mekke’nizi terk edeceksiniz.

Eş olabilmek için doğduğunuz evi ve aileyi terk edeceksiniz.

İşinizde ve görevinizde başarılı olmanız için köyünüzü, kasabanızı ve ilçenizi değiştireceksiniz.

Ebedi mutluluğa kavuşmak için dünyanızı değiştireceksiniz.

GELİŞİM İÇİN DEĞİŞİM ŞART!

“O (Allah), her an yeni bir iştedir.”(Rahman süresi 29. Ayet)

Peygamberimizin yüzyıllar öncesinden muhteşem ifadesiyle “İki günü eşit olan zarardadır.”

“Nerede hareket orada bereket” bu da atalarımızdan.

Peygamberler gönderildikleri toplumları değiştirmek üzere görevlendirilmişlerdir.Ama toplumun yanlışlarını tabi ki. Var olan her şeyi değil.

Madem ki değişim kaçınılmaz o halde kendi sahip olduğumuz ilkeler, inançlar ve yörünge doğrultusunda değişim rüzgarına katılmalıyız.

Değişim olmasa çocuklar büyüyemez, ağaçlar ve bitkiler gelişemezdi.

Değişim şart, ama zor, ama mümkün.

Onu zorlaştıran unsurlar var.

Değişim üç nedenden dolayı pek kolay gerçekleşmez:

  • Sizi nasıl bir geleceğin beklemediğini bilemezseniz.
  • Çevreniz yerine çevreyi değiştirmek isterseniz. ( R.Covey’in ilgi alanı ve etki alanı diye açıkladığı durum)
  • Değişim için gerekli kaynakları kullanmaya, yani bedel ödemeye hazır değilseniz.

                                                        (Düşünceye Yeni Bir Bakış, Münir ARIKAN sy. 14)

Muhabbetlerimle

 

GÜZEL SÖZLER

Öğrenmenin de maliyeti vardır...

Önceden  öğrenenler   = İndirimli fiyattan öğrenir;
Otoriteden öğrenenler  = Özgürlük  bedeliyle öğrenir; 
Deneyerek  öğrenenler = Etiket fiyatından öğrenir; 
Hayattan  öğrenenler   = Gecikme zammıyla öğrenir; 
Hayattan da öğrenemeyenler = Bosa gitmis hayatlarıyla öğrenirler. 
Arthur Miller

GÜZEL TEBRİK VE ELEŞTİRİ

TRT güzel bir çalışmaya imza atmış Diriliş isimli diziyi çekmiş emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İlk dört bölümü izledim. Aksiyon ve bizi o günlere götürmesi yönünden son derece başarılı bir yapım.

Dizinin tarihi hakikatlere uygunluğunun tartışmasını tarihçilere bırakıyorum.

Benim dizi ile ilgili gözlemlerim:

- Mescid yok, ezan sesi yok, sadece cenazelere sala verildi
- Obada hiç namaz kılan yok sadece halep'te ertuğrul namaz kıldı.
- Bizans sarayı gibi herkes entrika peşinde Oba başkanının hiçbir şeyden haberi yok, en yakınındaki kan kardeşi her türlü entrikanın içinde kimsenin haberi yok

- Obada güvenlik yok, herkes elini kolunu sallaya sallaya girip çıkıyor.

- Tamam bu film ama siz efsane çekmiyorsunuz tarihi bir hakikati çekiyorsunuz

 

Muhammed BOZDAĞ'dan Güzel Sözler

· Dualarımız kabul edilmişse, gerçekleşme zamanını sorun yapmamız mantıklı değildir.

· Dünyada çılgınca istemelisiniz; çünkü, sınırsız sonsuzlukta çok şeye ihtiyacınız olacak

· Evren sinemasındaki her insan bir baş rol oyuncusudur. Rolümüzü iyi oynuyor muyuz?

· İnsan şakalaşabilir; ama, Yaratıcımız ciddidir. Duyarsızca isteme lüksüne sahip değiliz.

· Hoşlanmadığımız olayların bir çoğunu bir zamanlar istemiş olmalıyız.

· İyi istekleriniz için bir şeyler yapmazsanız; hazinelerinizi terk etmiş olursunuz.

· Doğa yasaları ilâhi askerlerdir; onları yenemeyiz; ama Yaratıcı onları emrimize verebilir.

 

 

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim