• BIST 98.613
  • Altın 143,476
  • Dolar 3,5623
  • Euro 3,9842
  • Konya 19 °C
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Tankın içinden çıkan emniyet müdürüne istenen ceza belli oldu
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor

Gazze’den mektup var

Ramazan Altıntaş

İsrail’in Gazze’ye vahşi saldırısının hemen ilk günlerinden itibaren insani yardım için giden bir yardım kuruluşunun temsilcisi olan kardeşlerimizden birisi Gazze’de mevcut durumu çok veciz cümlelerle özetlediği bir elektronik mektup gönderdi. Ben de değerli okuyucularımızı bilgilendirmek adına bize ayrılan bu köşede bu mektubu yayınlamanın faydalı olacağına inandığım için paylaşmayı uygun buldum. Umarım, bu mektupta anlatılan durumun gerekleriyle amel ederiz.

 

Selamün Aleyküm.

Çok Değerli Kardeşim!

Gazze’yle ilgili olarak söyleyebileceğim şey, ilk adımınızı atar atmaz sizi baştan uca kaplayan emniyet duygusu oluyor. Ne zaman ve nerede başınıza düşebileceğini bilmediğiniz bir bombanın varlığı başlangıçta bir tenakuz olarak görünüyor olsa da durum böyle. Allah oradaki bütün insanlara, kardeşlerimize bu emniyet duygusunu vermiş. O nedenle korku ve ölümü çoktan öldüren bu insanlar, başları dik direnişi sürdürebiliyorlar. Etle-tırnak misali yekvücut olmuşlar. Allah’a hamdolsun ki 1,5 milyonluk Gazze, 1,5 milyarlık İslam âlemini alınlarının akıyla savundular, küçücük Gazze şeridinde. Böylece zafere ulaştılar.

 

Evet, çok yıkım olmuş. Sadece yıkılan ev sayısı 4500. Hasarlı olan evlerin sayısı ise, 20 bini buluyor. En küçüğünden büyüğüne 1500 tane iş yeri yıkılmış. Sadece bir fabrikaya girdik. Alwadaya grup isimli bir firma 17000 metrekare alan içindeki makinelerle birlikte F-16’larla vurulmuş ve İsrail tankları tüm makinelerin kullanılmaz hale gelmesinden emin olmak için enkazın üzerinden 20–30 tonluk tanklarla geçmişler ve adamın zararı 50 milyon doların üzerinde.

 

Evlere girdik. Duvarlara küfürler yazılmış. “Asla merhametimiz yok”, “ya ölün, ya defolup gidin” gibi yazılar yazmışlar İsrail askerleri duvarlara.

Kur’an-ı Kerim’lerin kapaklarına Davut yıldızı çizip paramparça etmişler.

Meyve ağaçlarını, zeytin ağaçlarını köklerinden sökmüşler. Yani, ekonomik ve yaşamsal tüm alanları, hayatı daha da zorlaştırmak ve insanları bölgeden uzaklaştırabilmek için neredeyse hemen hemen her yolu denemişler.

Hastaneler, okullar, karakollar, camiler, bakanlık binalarının tamamı, tarım arazileri..aklınıza başka ne geliyorsa, artık hiçbiri yok, bugün.

Gazze’de hayat yeniden sıfırdan kuruluyor. Tahmini hasar 4 milyar doları buluyor.

 

Öte yandan, ahlaksız, aptal ve acımasız ambargo tüm şiddetiyle devam ediyor. Bu kadar yıkım olmasına rağmen, tek bir çimento torbasının bile girişi yasaklanmış Gazze’ye. İlaç, gıda maddeleri, yapı malzemeleri gibi acil insani yardım maddelerinin bile girişi yasak Gazze’ye.

Açıkça, Gazze’lilere ölün ama ses çıkarmadan ölün deniliyor bu yaptırımlarla.

Hamdolsun, el-Cezire televizyonu ve diğer medya kuruluşları, İHH, Deniz Feneri, Kimse Yok mu,  Cansuyu, Kızılay, Tika, Yeryüzü Doktorları gibi kuruluşlar bu oyunu bozmuşlar.

 

Şunu da söyleyeyim ki, Gazze’deki programda yardım dağıtan bir tane gayr-i Müslim kuruluş görmedim.  Müslüman ve özellikle Türkiye’den gelen kuruluşlar gördüm.

İsrail ve ABD mallarına boykot uygulamaya devam ederken, asıl bu hayâsız ambargoyu delmemiz gerekiyor.

Birisinin şu Mısır’a bir şeyler söylemesi gerekiyor.

Sevgili Ağabeyciğim!

 Aramızda para toplasak, Arap ve tüm kanaat önderlerine haber salsak, çocuklardan harçlıklarını istesek şu H. Mübarek’e ABD ve İsrail’in verdikleri kadar toplayamayız mı?

 

Gazze için söylenecek çok şey var, elbette.

Tekrar, yürekten selamlarla mektubumu bitirmek istiyorum.

Şeyh Ahmed Yasin’in oğlu Abdülhamid Yasin’in bütün Müslümanlara çok selamı var. Ayrıca Gazze’de bulunan bütün amca ve teyzeler bizleri bağrına basıyor.

Gazze’liler kendilerini Türkiye’nin 82. vilayeti sayıyor. Buraların tapuları sizde, burası Türkiye, diyorlar.

Başbakanımız Recep Tayyib Erdoğan’ın Davos’taki yüreklerimizi kabartan çıkışından sonraki Gazze mitingine katılmak da nasip oldu bizlere. Tek kelimeyle, muhteşemdi.

Allah’a emanet olunuz.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim