• BIST 109.097
  • Altın 153,413
  • Dolar 3,8257
  • Euro 4,5096
  • Konya 12 °C
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!

Gazze'de yaşanan trajedi

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Geçen hafta ‘en iyi kadın oyuncu’ dalında Oscar kazanan Fransız oyuncu Marion Cotillard, bir Fransız TV programına verdiği röportajda 11 Eylül’de ikiz kulelere yapılan saldırılarla ilgili ilginç açıklamalar yapmıştı. Onun iddiasına göre 1960’larda inşa edilen kulelerin zaman aşımına uğradığını ve bu binaların tekrar elden geçirilmesinin çok pahalıya mal olacağından dolayı ABD’nin bir taşla iki kuş vurmak adına, eskiyen bu binaları yıktığını ve terör diye hem kendi ve hem de dünya halklarını kandırdığını iddia etmişti.

 

Bu haberle Gazze’de Müslüman halka soykırım yapan siyonistler arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir? Bilindiği gibi,  İsrail’in, savunmasız Filistin halkına karşı yıllardır yaptığı acımasız ve insanlık dışı saldırılarının arkasındaki yegâne hâmi, emperyalist Amerika’dır. Çünkü İsrail, Ortadoğu’da bu gücün ileri karakoludur. Dolayısıyla ABD nükleer güç başta olmak üzere, her açıdan siyonistlere büyük destek vermekte ve onları yüreklendirmektedir. 11 Eylül saldırılarını Müslümanlara ihale etmekle, bütün bir İslam coğrafyalarını yeniden hem kendi ve hem de işgalci Siyonist yönetimin çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye kalkmıştır. İşte Gazze’de olup bitenler bu planın bir parçasıdır.

 

Öte yandan Gazze’de olanları daha iyi anlayabilmek için hafızamızı tazelemeye ihtiyaç vardır. Birkaç sene önce ABD, Büyük Ortadoğu Projesiyle (BOP) bölgeye demokrasi getireceğini vaat etmişti. Tam da buna en güzel örnek Filistin seçimleri olmuştu. Bütün bir Filistin’de demokratik yöntemlere uygun bir seçim yapılmıştı. ABD ve işbirlikçileri, Filistin’de el-Fetih’in seçimi kazanacağını ve iktidarlarını sürdüreceklerini bekliyordu. Filistin’de oyun bozuldu. Müslüman halk, İsmail Haniye önderliğindeki Hamas’ı iktidara taşıdı. Ne olduysa işte o zaman oldu. ABD,  projesine tam da denk düşen bu seçim sonuçlarına saygı göstermesi gerekirken, Başbakan İsmail Haniye önderliğindeki Hamas’ı çıkarlarına aykırı gördüğü için terörist örgüt olarak ilan etti. Bunun üzerine ABD’nin bölgedeki jandarmalığını yapan siyonist askerler de bölgeyi işgal ederek seçilmiş milletvekillerini dünya halklarının gözü önünde tutuklayarak zindana attılar.

 

Bu olay karşısında Filistin Ulusal Yönetim Başkanı Abbas, bütün bir dünyayı ayağa kaldıracak şekilde tepkide bulunması gerekirken, bu yapılan hukuksuzluğa ve insanlık dışılığa sessiz kalmak şartıyla onay vermiş oldu. Bu olaydan sonra Hamas ve el-Fetih örgütleri arasındaki ipler de koptu ve maalesef kardeş kavgası başladı. Her iki taraftan da ölenler oldu. Gazze ve diğer bölgelerde alt yapı büyük zarar gördü. Bütün bunlar, İslam tonu biraz ağır basan Hamas’ın yönetimden uzaklaştırılması için yapılıyordu. Mekke ve Kahire’de yapılan antlaşmalar da çözümsüz kaldı. Gazze’nin mazlum ve savunmasız Müslüman halkı, bütün bir dünyanın gözü önünde muhasara altına alındı, bölgeye her türlü giriş ve çıkışlar yasaklandı. Elektrikler kesildi, benzin, gıda ve ilaç gibi halkın zorunlu ihtiyaç maddelerinin Gazze’ye girişi engellendi. Bundan amaç, Gazze halkının Hamas’a karşı isyanlarda bulunup yönetimin bölge dışına çıkarılması ve el-Fetih yanlısı güçlerin iktidara el koymasıydı.

 

Gazze’nin İslami duyarlılığı yüksek halkı, biz aç kalırız ama inançlarımızdan asla vaz geçmeyiz, haksızlığa da prim vermeyiz, dediler. Bunun üzerine açıkça Siyonist İsrail karadan ve havadan savunmasız bir halkın üzerine ölüm kusmaya başladı. Buldozerlerle evler yıkıldı, ağaçlar kesildi, tarıma büyük zararlar verildi.  Açıkça Siyonist savunma bakanı soykırım uyguladıklarını söylemesine rağmen, dünya bu olaya sağır ve Fransız kaldı. Binlerce savunmasız kundaktaki bebeler, çocuklar, gençler, yaşlı insanlar, kadınlar, kısaca topyekûn Gazze halkı ölüme terk edildi. Her gün televizyon ekranlarında siyonistlerin Gazze’de ve diğer bölgelerde Müslüman halka karşı işledikleri korkunç ve vahşi cinayet haberleri okunmaktadır.

 

 Ey dünya halkları, vicdanlarınız kanamıyor mu bu katliam karşısında? Nereye gitti hümanist duygularınız? İnsanlık öldü mü? Gazze’dekiler insan değil mi? Kim bu zulme, bu barbarlığa ve bu soykırım yapan siyonistlere dur diyecek? Hala empati yapmayacak mısınız?

 

Sizler İslam coğrafyalarında bulunan Müslüman yöneticiler! Kınamaktan başka bir şey bilmez misiniz? Dünyanın gözü önünde Filistinli kardeşleriniz, dindaşlarınız kısaca, mazlum bir halk kıyıma uğratılıyor. Vicdanlarınız ne zaman uyanacak?



 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
huriye soylu
08 Mart 2008 Cumartesi 20:19
elinize kaleminize sağlık
Kıymetli hocam elinize sağlık müslüman aydın duyarlılığını çok güzel ifade etmişsiniz. Tebrikler umarım yöneicilerimiz de okur ve kafaları dank eder.
88.225.216.72
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim