• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Gazze yanıyor ama…

Ufuk Karadavut

Filistin’de yaşanan vahşet hala devam ediyor. Yakın zaman kadar da bitmesi beklenmiyor. Nedeni ise;  vahşeti yapan İsrail hükümetinin “terörist bırakmama” politikasını devam ettirmesidir. Bu nedenle saldırıların ne zaman biteceğini ancak şartların elverdiği ölçüde yine saldıranlar belirleyecek.  Dünya genelinde İsrail’e destek var. Hem de tahmin dahi edemeyeceğiniz kadar çok destek var. Başta adı İslam ülkesi olan bütün devletler olmak üzere hemen herkes destekliyor. Desteklediklerini de gizlemiyorlar. Açık ve net bir şekilde biz bu zulmü destekliyoruz diyorlar. Yani diyeceğim Gazze de yaşanan vahşet, zulüm ya da adına ne derseniz deyin kimsenin umurunda değil. Hatta öyle sanıyorum ki, diğer devletlerin şöyle ilginç düşünceleri var; “Gazze de hiç Filistinli kalmasa da ya da hepsi ölse de bu işten temelli kurtulsak”. Beni haksızlıkla suçlayabilirsiniz. Olabilir. Saygı ile karşılarım. Ama yaşananlar benim haklı olduğumu ispatlıyor.

En basitinden içinde yaşadığımız ülkemize bir göz atalım. İsrail zulmü devam ederken yaşantınızda bir değişiklik oldu mu? Bu soruyu kendinize sorun. Kısa bir düşünme zamanından sonra söyleyecek bir şey bulamayacaksınız. Çünkü yaşantınız da ya da yaşam tarzınızda hiçbir değişiklik olmadı. Zaten olmasını istemiyorsunuz. Bu standartlara ulaşmak için neler yaptınız. Nelerden fedakârlık ettiniz. Belki çok çalıştınız, az yediniz, iyi olmayan şeyler giymek zorunda kaldınız ve bu günlere geldiniz. Şimdi de sizden yaşam standartlarınızı değiştirdin mi? diye soruyoruz. Elbette değişmeyecek. Bizden kilometrelerce uzaktaki bizden olmayan insanlar için üzülmeye değer mi? Zaten bir gün üzülürüz, iki gün üzülürüz her gün üzünülmez ki? Değil mi?. Hani şu İsrail malı ya da İsrail’i destekleyen firmaların malları olarak sürekli gösterilen ürünlerin tüketimini azaltabildik mi? Hayır araştırma yapılsa eminim daha da artmıştır. Yılbaşı gecesi eğlencelerimizde bir değişiklik oldu mu? O gece on binlerce insan korku içinde uçaklardan atılacak yağmur bombalarından korkarken, açlık ve sefalet içinde yaşamaya devam ederken bizler eğlencemize ara verdik mi? Elbette hayır… Bir gazeteci yetkili birine soruyor; Efendim geçtiğimiz günlerde İsrail hükümetine 2 milyar dolarlık silah ihalesi verdiniz. Bu ihale iptal olacak mı? Yetkilinin cevabı net; O iş başka bu iş başka… Hani derler ya iş başka aşk başka. Onu gibi bir şey olmalı. Bizlerde halk olarak öyle düşünüyoruz her halde.

Sonra bir de yardım kampanyaları yapılmaya başladı. Efendim Filistin de, Gazze de yaşayan insanların yaralarını kapatalım, onlara yardım eli uzatın türü duygu sömürüsü yapanlarımız çoğaldı. Gerçekten bu yardımlar ulaşıyor mu? Yoksa Deniz Feneri gibi başka kişilerin ceplerini mi dolduruyor. Kurt puslu havayı sever derler. Ortalık bu konuda oldukça puslu ve fırsatçılar yardım adı altında aldıkları paraları acaba nerelere harcıyorlar. Bunun bir kontrolü yapılamaz mı acaba. Yoksa her zaman ki gibi paralar ortadan kaybolduktan sonra nerede bu paralar mı diyeceğiz. Alınan paraların hakkıyla oralara gittiğine de aslında inanmayanlardanım. Bunu da açıkça belirtmek lazım. Alınan paraların toplayanların cebine indiğinden şüphe ediyorum. Yıllarca yaşanılan örnekleri benim böyle düşünmeye neden oluyor. İnşallah yanılıyorumdur.

Son günlerde Filistin konusunda hükümete karşı “hiçbir şey yapılmıyor” diye tepkiler gelmeye başlamıştı. Ama ne olduysa malum soruşturma nedeniyle polis arkeolojik kazı yapmaya başlayınca Filistin konusu unutuldu. Neden bu kadar çabuk unutuldu. Hiç düşündünüz mü?. Sebebi belli zaten unutmak istiyorduk. Televizyonlarda görmek ya da gazetede okumak hoşumuza gitmiyordu. En iyisi deve kuşu gibi başımızı gömmek ve hiçbir şeyi görmemekti.

Neden böyle olduk acaba diye kendinizi yoklayın. Ben neden olduğunu size söyleyeyim. İçi boşaltılan bir İslam dini var ortada. Ilımlı İslam, layt İslam, vs. Hoşgörü ve diyalog ile dinimizi severek ve memnuniyetle kaybediyoruz. Bu nedenle samimiyetimizi de kaybediyoruz. Yakında Allah korusuna ama her şeyimizi kaybedeceğiz. Eğer böyle giderse insanlığımız tehlikede…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim