• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Konya 16 °C
  • FETÖ soruşturmalarında kaç kişi tutuklandı?
  • Sigortacılıkta da "faizsiz" dönem başlıyor
  • Süleyman Soylu Kato'da
  • FETÖ soruşturmalarında kaç kişi tutuklandı?
  • Sigortacılıkta da "faizsiz" dönem başlıyor
  • Süleyman Soylu Kato'da

GAYBI ALLAH’TAN BAŞKASI BİLEMEZ!

Ali Akpınar

Lavrens (1888-1935) bir İngiliz ajanı olarak yıllarca İslam Coğrafyasında dolaşmış, pek çok Müslüman siyaset, ilim ve irfan adamı ile görüşmüş, mensup olduğu İngilizler lehine çalışarak Ümmetin başına nice çoraplar örmüştür. Bu süre zarfında onu, Ümmetin bu kadar ilim ve irfan adamı tespit edememiş, bu adam kâfirdir ve kâfirlere hizmet eden tehlikeli bir ajandır diyememiştir. Bu da bize gösteriyor ki, gaybı-geleceği Yüce Allah’tan başkası bilemez. Nitekim bu kadar ilim ve keramet sahibi mümin bu ajanı kesin olarak tespit edip şerrinden ümmeti koruyamamıştır. Tam tersine bir çok ilim, irfan ve siyaset adamı bu kişinin tuzaklarına alet olmuş, doğrudan yahut dolaylı olarak onun emellerine hizmet etmiştir.

Günümüzde de ümmetin içerisinde pek çok ilim ve irfan adamı yaşamaktadır. Basiret, firaset sahibi insanlar bulunmaktadır. Bunların yanı sıra kerameti kendinden yahut müritlerinden menkul pek çok kişi mevcuttur. Ne var ki bunlardan hiç biri, ümmetin başına bela olacak kişileri, kararları, olayları önceden haber veremiyorlar. İşte yaşadığımız son FETÖ olayı bunun en açık kanıtıdır. Neredeyse 70 senelik bir hareket Müslümanların gözü önünde oluşuyor ve palazlanıyor. Pek çok ilim-irfan adamı bu hareketin ya doğrudan içinde yer alıyor yahut kenarından köşesinden dolaylı olarak ona katkı sağlıyor, onunla ilgili medhiyeler düzüyor, ama ne acı ki hiç kimse bu hareketin ümmet için tehlikeli boyutlara ulaşacağını basiret ve firaseti ile öngöremiyor, tecrübesiyle kestiremiyor, kerameti ile önceden bilemiyor. Demek ki gaybı-geleceği Allah’tan başka hiç kimse bilemez.

Bugün bu hareketin zararlarını anlatan pek çok insan, geçmişte o hareketin fiilen içinde yer almış ve o değirmene yıllarca sırtında su taşımış. Şimdilerde ise yirmi yıl, otuz yıl sırtında su taşıdığı bu hareketin aleyhinde konuşarak güya onun ipliğini pazara çıkarıyor. Öyle bir anlatıyor ki, anlatırken hareketin büyüklüğünü söyleyerek de belki de bu oluşumun olduğundan fazla büyük görülmesine sebep oluyor. Öte yandan bir kısım kalemşor, dün bu hareket hakkında yazdıkları medhiyeleri unutmuş bir şekilde, hareketin aleyhine döktürüyor. Bir kısım kelam ehli ise dünkü söylediklerinin tam tersi beyanatlar veriyor. Ne var ki sanal âlemde var olan kayıtlar deşifre edilince, kişilerin dünkü söyledikleriyle bugünkü söyledikleri yan yana konulunca gülünç tablolar ortaya çıkıyor. Yine bir kesim daha var ki onlar da aslında biz dün söylemiştik, uyarmıştık ifadelerini sık kullanıyorlar. Onlara, kardeşim söylemiştiniz, uyarmıştınız da niçin şimdiki gibi sesiniz duyulmadı, uyarılarınızı kimse görmedi demek durumunda kalıyoruz.

O halde, olanlardan ibret alarak hangi hareket olursa olsun, hareketin söylem ve eylemlerini Kur’ân ve Sünnet ışığında değerlendirmeli, Kur’ân ve Sünnete uygun olanları kabul edip uygun olmayanları ânında görüp tavır almalı. Hiçbir hareketin ve liderinin masum olmadığı hiçbir zaman unutulmamalı. İslam’a mugayir söz ve davranışlar, yapılan iyi-güzel şeyler bahane edilerek asla tolera edilmemeli. Kişi ve hareketlere maledilen masumluk yaftası yanında, ayrımcılık, farklılık ve gizlilik tehlikesi her zaman görülmeli. Tavizci, ılımlı, ehven-i şerci, kötünün iyisi iyidir gibi anlayışlardan uzak durulmalı. Kimden sudur ederse etsin yanlışlara karşı olmalı, eksik ve yanlış olanlar mutlaka zamanında dillendirilmeli. Aynı delikten bir kere daha ısırılmamak için sorgulayıcı bir mantığı sahip olunmalı. Sorgulayıcı bir mantığa sahip olmak için de her Müslüman temel dini bilgileri edinmeli, hiçbir Müslüman aklını kiraya vermemeli, kulluğunu başkalarına ihale etmemelidir.

İbret alınmazsa tarih tekerrür etmeye devam edecektir. Lavrens ve FETÖ gibi nice kişi ve hareketler İslam’a ve Müslümanlara büyük zararlar vermiştir. Pek çok ilim-irfan adamı da bu kişi ve hareketler karşısında duyarsız yahut çaresiz kalmış, basiretler bağlanmış, firasetler körelmiş, kerametler gerçekleşmemiştir.

Şimdi şu ayetleri bir kez daha okuyalım:

Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah'a ve peygamberlerine inanın. İnanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır. (3/179)

De ki: «Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur.» Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. (27/65)

Gaybı/görülmeyenii bilen Allah’tır. O, hiç kimseye gayıp bilgisini bildirmez. (72/26)

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim