• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Fransa’nın tarihi kini

Ufuk Karadavut

Fransa da “Ermeni soykırımı yoktur” denmesinin suç olmasının alt mecliste kabul edilmesinin ardından ülke olarak yoğun bir tartışmanın içine girdik. Ermeni yanlısı bazı basın organları ve kişiler Ermenileri kayıtsız şartsız desteklerken, büyük bir kısım ise “hayır biz yapmadık” diyemediklerinden iki tarafı da idare etmenin uğraşı içindeler. İki taraf derken bizim karnından düşünen Türkleri kastetmiyorum. Onları kimsenin muhatap aldığı yok. Beyni ile düşünenleri kastediyorum. Ne zaman böyle yoğun bir tartışma ortamı yaşansa mutlaka ülke olarak bir şeyleri kaybetmenin arefesinde olduğumuz kanısına kapılırım. Şu ana kadar yaşadıklarımız bunu teyit eder nitelikte. İnşallah bu seferkinde haklı çıkmayız. Ama sanki haklı çıkağız gibi.

Fransa gibi ülkelerin biz Türklere düşmanlığı ve kinleri yani değildir. Ermenileri desteklemeleri de Ermenileri sevdiklerinden değil Türklere karşı istedikleri gibi kullanabildiklerindendir. Kullanılmak Ermenilerinde işine geldiğinden seslerini çıkarmıyorlar ve kullan bizi kullanabildiğiniz kadar diyerek kendilerini rahat bırakıyorlar. Fransa başta olmak üzere Avrupa’da bulunan devletlerin büyük çoğunluğu haçlı seferlerinden beri bizi çok iyi tanır. Kinlerinin ve nefretlerinin zirve yaptığı ve hiç zirveden inmediği dönem işte bu dönemdir. Fransızlar Türkler ile pek çok savaşta karşı karşıya gelmişlerdir. Ama tamamına yakınını kaybetmişlerdir. Bunların içinde özellikle onların büyük kahramanları olan Napolyon Bonapart 2 kez ve 2 farklı yerde Türk ordusu ile karşılaşmış ve Türklere karşı ağır yenilgiler almıştır. Bu yenilgiler de Fransa devletinin sonunu getirmiştir. Bunu Fransızlar asla unutmazlar ve ders kitaplarında yer alan bu konular Fransız çocuklarında unutturulmaz.

Benzer bir olayda Kanuni Sultan Süleyman zamanında gerçekleşmiştir. Osmanlı Hakanı Sultan Süleyman Fransa kralı 1. Françesko’ya bir mektup yazmıştır. Mektupta; “Ben ki, Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun, Karaman ve Rum’un, Dulkadir Vilayeti’nin, Diyarbakır, Azerbaycan’ın, Acem’in, Mısır’ın, Mekke ve Medine’nin, Kudüs’ün ve bütün Arap Diyarı’nın, Yemen’in ve Ecdadımın feth ettiği daha bir ok yerin sultanı ve padişahı Sultan Sultan Bayezid han’ın oğlu Sultan Selim Han’ın oğlu Sultan Süleyman Han’ım. Sen ki, Fransa Vilayetinin kralı Françeskosun…” ifadelerini kullanmıştır. Görüldüğü gibi hakan Fransa kralını küçülttükçe küçültmüş ve hak ettikleri yere koymuştur.

Bir olayda Kurtuluş savaşı zamanında gerçekleşmiştir. Kurtuluş savaşı zamanında Fransız ordusuna ve Fransız halkına yenilginin ne olduğunu ve Türklere sataşmanın maliyetini bir kez daha hatırlatılmıştır. Birinci dünya savaşından sonra Fransızlar Adana, Antep, Maraş ve Adıyaman gibi illerimizi işgal etmişlerdir. 1919 ve 1920 yıllarında bu bölgelerde Ermenilerle işbirliği yaparak sadece Antep’te 6500 kişi katledilmiştir. Katledilenlerin tamamı seçilmiş ve nüfuz kütüklerine bakılarak şehit edilen Türklerden oluşmuştur.  Buna benzer olaylar Urfa ve Maraş’ta da yaşanmıştır. Sütçü İmam gibi yerel kahramanların önderlikleri ile Fransızlar ve işbirlikçileri olan Ermeniler arkalarına bile bakmadan ama içlerindeki Türk kinini ve Türk nefretini büyüterek 1921 yılına Türk topraklarından tamamen çekilmişlerdir. Gerçi Ermenilerin bir kısmı biz Müslüman olduk Türkleştik diyerek ülkede yaşamaya devam etmişlerdir. Ama günümüzde aslında bunların Müslüman olmadıkları ve hatta Türk hiç olmadıkları açık bir şekilde görülmektedir. Yoksa “Hepimiz Ermeniyiz” mitinglerine bu kadar kalabalık katırlımıydı. Hayır katılamazdı.

Bu ve benzeri olaylar Türklerin ve Fransızların tarihlerinde oldukça çoktur. Bu nedenle Fransızların Türklere karşı kinleri asla bitmez. Yeryüzünde tek bir Türk kalmayana kadar da bu devan edecektir. Çünkü bunlar şunu çok iyi bililer ki Türkler olmasaydı Sünni İslam olmayacaktı. Bu nedenle İslam’dan kurtuluş ancak Türklerin dünyadan silinmesi ile olacaktır. Bunun içinde ellerinden geleni yapıyorlar. Maddi olarak silinmedik ama ruh olarak galiba başarılı oluyorlar. Baksanıza beynimizle düşünme yeteneğimizi kaybedip karnımızla düşünme yeteneğimizi geliştirdik.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim