• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Fırsatları Görebilmek

Ufuk Karadavut

Çok eski zamanlarda adamın biri durumundan çok şikayetçiymiş, "Çalışıyorum, didiniyorum ancak yaşıyorum. Tek başınayım, kimsem yok" diye mutsuz mutsuz geziniyormuş. Sonunda bir karar vermiş, gezip dolaşacak bir melek bulacak, durumunu ona anlatıp bu haksızlığı
düzeltmesini isteyecekmiş. Ve yola koyulmuş. Dağda ilerlerken bir kurda rastlamış. Kurt bir deri bir kemik, ayakta zor duruyor, adamın yanına yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş. Adam derdini anlatmış, "Bir  melek bulacağım, bana yapılan haksızlığı düzeltmesini isteyeceğim..." Kurt da ona "Bana bir iyilik yapar mısın" demiş. "Ben de gece gündüz  dolaşıyorum, bir yudum yemek zor buluyorum. O meleğe beni de anlat, böyle açlıktan
ölen bir kurt olur mu, diye sor..."

Adam yoluna devam etmiş, bir süre sonra güzel bir kıza rastlamış, kız da nereye  gittiğini  sormuş, "melek  hikayesini" öğrenince adamın ellerine sarılmış: "Ne olur o meleğe beni de anlat. Gencim, güzelim, zenginim, her şeyim var ama çok mutsuzum. Mutluluğa ulaşmak  için ne yapmam gerektiğini sor o meleğe..." Adam melekle kız için de konuşacağına söz vermiş ve yoluna devam etmiş. Bir süre sonra dinlenmek için bir ağacın altına uzanmış. Bütün çevresi yemyeşil olan bu ağacın neredeyse hiç yaprağı yokmuş ve tabii ağaç bu duruma çok üzülüyormuş. O da derdini adama anlatmış... "O meleği bulursan benden de söz eder misin? Bu kaderimden hiçbir şey anlamıyorum.  Görüyorsun,  bereketli bir toprak üzerindeyim, her taraf yemyeşil, bütün ağaçların yaprakları var, meyveleri var. Benimse hiçbir şeyim  yok.  Benim de diğerleri gibi yeşillenmem için ne yapmam gerekiyor. Ne olur o melekten bunu öğren..." Adam ona da "peki" demiş, yoluna devam etmiş.

Nihayet bir gün, tam melek bulmaktan umudu kesilmiş vazgeçmek üzereyken karşısına bir melek çıkmış. Adam kendinden başlamış: "Gece gündüz demeden çalışıyorum, dünyanın   hiçbir nimetinden faydalanmıyorum, acınacak bir hayatım var. Benden daha az çalışan daha keyifli yaşayan bir sürü insan var. Nerede adalet? Nerede eşitlik?" "Tamam tamam" demiş melek "Sana mutluluk ve zengin olman için bir şans veriyorum. Şimdi aynı yoldan evine dön." Adam rahatlamış ve ağacın, kızın, kurdun dertlerini de meleğe anlatmış. Melek onlar için de konuşmuş, adam dönüş yolunu tutmuş. Uzun bir yürüyüşten sonra ağacın yanına gelmiş ve meleğin sözlerini aktarmış: "Senin köklerinin   tam  yanına  bir  sandık altın gömülüymüş. Sen bu yüzden beslenemiyorsun, dolayısıyla yaprağın, meyven olmuyor. Bu altın sandığı çıkarılınca sen de diğer ağaçlar gibi yeşilleneceksin." "Harika!"diye bağırmış ağaç, "Çabuk kaz ve sandığı çıkar."Adam "olmaz" demiş, "Melek bana kendi şansımı verdi. Evime dönmeliyim." Adam yine yola düşmüş. Genç kız zaten yolunu bekliyormuş "Ne dedi" diye koşmuş. "Acılarını ve sevinçlerini paylaşacak biriyle evlenirse bütün dertleri hallolacak, sen de mutlu olacaksın" demiş adam. Kız "hadi o zaman" demiş,  "evlenelim seninle ve mutlu olmaya çalışalım." Adam yine "olmaz" diye cevap vermiş, "zamanım yok. Meleğin bana verdiği şansı bulmak için hemen eve dönmeliyim. Sen kendine başka bir koca bul."

Biraz sonra sıska kurt çıkmış karşısına. Adam ona da olan biteni anlatmış, kendini şansını bulmak için acelesi olduğunu söylemiş."Peki ya ben" demiş kurt. "Benim için ne dediğini söyle ve git. "Senin için söylediğini ben anlamadım" demiş adam,"Melek dedi ki, o kurt yiyecek bir aptal bulamazsa aç dolaşmaya mahkumdur." Kurt "ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş.

Acaba biz de yaşamımız boyunca kaç defa böyle dolaşıp fırsatları göremeyip başkalarına altın tepside sunduk? Bilebiliyor musunuz? Hayır bilemiyorsunuz. Belki de hiç bilemeyeceksiniz. Aslında bu o kadar da kötü değil. Bilmek hoşunuza gitmeyebilir. Rüyanızın  gerçekleşmesini  istiyorsanız, öncelikle uykudan uyanmanız gerekir. Andre Siegtried böyle diyor.

Fırsatlar önümüze çok nadiren çıkar ve bir eğer bunu anlarsak en iyi şekilde değerlendirir geçeriz. Kazanan bizler oluruz. Ancak, bize gelenin fırsat olduğunu bilemezsek elimizle bunu teper ve başkalarının kullanmasına izin vermiş oluruz. Elbette ‘nasip’ diyenlerimiz olacaktır. Ancak uğraşıp didinmeden, düşünmeden, inanmadan fırsatların gerçekten fırsat olduğunu görmek mümkün değil. Hatta bazı yanlış ya da kötü olduğunu düşündüğümüz şeyler bizim için büyük fırsat olabiliyor. Dinimiz bunu çok güzel açıklamış; “Şer bildiğiniz şeylerde hayır, hayır bildiğiniz şeylerde şer olabilir. Bunu siz bilemezsiniz”. Bu nedenle gökte yıldız aramaktan ziyade önümüzdeki imkanları en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını aramamız gerekmektedir.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim