• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Fikir Sahibi Olmak

Ufuk Karadavut
Tarih boyunca yeryüzünde en zor olan şey fikirlerin anlatılması, anlaşılması ve doğru bir şekilde tartışılması olmuştur. Bugün bile dünyanın neresine giderseniz gidin düşüncenin bir ürünü olan fikirler, anlatılması ve anlaşılması en zor olanlardır. Özellikle de sahip olduğunuz fikirlerin karşısında olanların ahlaki yada gayri ahlaki demeden her türlü imkanı kullanarak düşüncelerinize karşı müdahaleci oluyorlarsa işiniz daha da zor demektir. Bazı insanlar yalnızca düşünerek yeni fikirler üretirler. İnsanların çoğunluğu ise üretilen fikirleri, nasıl üretildiklerine bakmadan, cesurca tüketirler. Bir kısım insan ise beğenmedikleri fikirlerin kabul görmemesi ve çabucak yok olması için gayret sarf ederler.Bir toplumun gelişmişliğinin en büyük göstergesi o toplumun ürettiği fikir eserleri ile ölçülebilir. Bu eserler kültür ve sanat eserleri olabileceği gibi, toplumun bütününü ilgilendiren sosyal bilimler alanında da olabilmektedir. Ancak, üretilen fikirlerin kendi kültürümüze, kendi inançlarımıza ve yaşantımıza uyması gerekmektedir. Ancak bu şekilde halk tarafından kabul görecektir. Küreselleşme taraftarlarının yok etmek için yoğun çaba sarf ettikleri ‘milli kültürün’ korunması, geliştirilmesi ve küreselleşmenin ürettiği tehditleri önlemek için fikir sistemimizin geliştirilmesi ve fikir eserlerimizin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Tarih boyunca büyük fikir adamları yetiştirmiş, onları korumuş ve ön planda yer almaları sağlamış bir milletin fertleri olarak bugünde aynı gelişmeyi sağlayabilecek yeteneğe sahibiz. Ancak, bu yeteneklerimizi açığa çıkaracak bir ortam hazırlanmamaktadır. İnsanların fikir üretmeleri, düşünmeleri, okumaları resmen olmasa da gizli eller tarafından adeta yasaklanmışçasına engellenmektedir. Vaaz yada nasihat yolu ile bilgilenmeye alışmış bir toplum olduk. Yıllardan beri okuyup araştırmak yerine birilerini dinlemek hoşumuza gidiyor. Bunların doğru yada yanlış olduklarını dahi bilmiyor yada araştırmıyoruz. Aslında asıl korkumuz, bunları araştıracak ne bilgimizin ne becerimizin ne de cesaretimizin olmamasıdır. Duyduklarımızla yetinmek hoşumuza gidiyor. Zahmetsiz ve en kolay olanı. Oysa aylarca ve yılarca hazırlanarak yazılan eserleri bizler birkaç günümüzü dahi ayırmaya zahmet etmiyoruz. Çünkü belli bir fikir sistemimiz kalmamış. Bilindiği gibi, çocuklar okuma yazmaya başlarken yazıdan çok görsel ağırlıklı resimlerle konuyu anlamarlı istenir. Çocukluk döneminde okumaya çalışanlar ancak resimler aracılığı ile okuyabilirler ve ancak bu kadarını anlayabilirler. Okuma yada düşünme geleneğinin yeterince gelişmediği toplumlarda ilgi, düşünce yazılarından yada fikir ürünlerinden çok görsel ürünlerdedir. Bu tür toplumlar adeta çocuklaştırılmış yada gelişmeleri en baştan engellenerek çocuk bırakılmış toplumlardır. İçinde bulunduğumuz toplumda bu şekilde çocuk bırakıldığı gibi yanlış resimler gösterilerek yanlış yönlendirilmiştir. Özellikle 1980’den sonra toplum hızlı bir şekilde ‘Mal’ ve ‘Para’ hırsına bürünmüş ve adeta ipekböceğinin kendisini ipekle sararak ölüme götürmesi gibi insanlarımızda fazla para fazla mal hırsı ile kendi kendisini tüketmeye devam etmektedir.Bunlar olurken bir taraftan da bilimsellik adı altında sistematik olarak insanların anlamamalarını sağlamak ve ilgilenenlerinde ilgisini kırmak amacıyla kitleleri düşünceden uzaklaştıracak hareketler artarak devam etmektedir. Ülkemizde sosyalleşmeden siyasallaşan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup savunan insanlarla dolup taşmış bir durumda. Hayatında hiçbir kitap okumadığı halde köşe yazarlığı yapanların olduğunu ulusal gazetelerde okumuşsunuzdur. İnsanların sorunları, yaşamları ve değerleri ile hiç ilgisi olmayan konular gündemde tutularak insanların düşünme yetenekleri ellerinden alınmaktadır. Bu durumda insanlar bireysel hikayeler, dedikodular ve normal olmayan olaylar ve tutkulara karşı büyük ilgi duymaktadır. Böylece çocukların masalları sevmesi gibi çocuklaştırılan toplumlar de bir tür masal sayılabilecek renkli hayatları anlatan magazin programlarını seyretmektedirler. ‘Benim ümmetim mal ile imtihan edilecektir’ diye buyuran ‘Alemlere Rahmet Olarak Gönderilen’ Peygamberimiz fikrin bittiği yerde insanların büyük bir mal hırsı ile birbirlerine zarar vereceklerini, dini inançlarını mal uğruna dünya uğruna satacaklarını görmüş ve uyarısını en baştan yapmıştır. Fikir sahibi olan insan mal hırsı ile kardeşlerine zarar vermez, veremez. Ancak gördüğümüz ve yaşadığımız kadarı ile durum hiçte öyle değil. Türkiye’de yaşayan insanlar tam bir mal hırsı içinde kendilerini ve geleceklerini harcamaktadırlar. Hiçbir din, hiçbir ideoloji İslam dini kadar bilimi övmemiş, gerekliliğine işaret etmemiştir. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede fikir sahibi olan insanların sayısının azlığı insanı korkutmaktadır. Tabiat boşluğu kabul etmez. Bizler İslam’ın bizlerden istemiş olduğu gereklerden en önde geleni olan düşünme işini yapmıyorsak yada yapamıyorsak bu din –Allah Korusun- elimizden bir gün gelir alınır. Yerine ise hiç farkında olmadan yeni dinler, yeni inançlar ve yeni ibadetler alır. Biz ise hala hiç düşünmeden bizler Müslüman’ız der kendimizi kandırır dururuz. Aklımızı kilitlemeyin, kapalı tutmayın ve düşünün. Düşünce Allah’ın insanlara vermiş olduğu en büyük nimetlerden biri ve beklide en önemlisi. Müslüman Türkler olarak bizler, düşüncelerimizi yeniden gözden geçirerek düşünce esaretinden kurtulmanın yollarını aramalı ve Maturidi, Farabi, İbni Sina, Biruni, Uluğ Bey gibi bilim adamlarının yolunu yeniden öğrenmeliyiz.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim