• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Konya 4 °C
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli
  • Bugün seçim olsa hangi parti yüzde kaç oy alır?
  • Selin Sayek Böke koalisyonları öve öve bitiremedi
  • Galatasaray FETÖ'cülerden temizlenmeli
  • Bugün seçim olsa hangi parti yüzde kaç oy alır?
  • Selin Sayek Böke koalisyonları öve öve bitiremedi

Feyzi Halıcı’nın şiirlerinde..

Seyit Küçükbezirci

Feyzi Halıcı’nın şiirlerinde Yavuz Sultan Selim Han ve Şerefşirin çeşmeleri

 

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi

 

   Yüzlerce yıl Konya evlerine “tatlı su” mahalle çeşmelerinden taşındı. Her evde bir çeşme 1960’lı yıllarda bile yoktu.

   “İkindi”den sonra kadınlar, çocuklar güğümlerini, testilerini “dakacak” denilen bilek kalınlığında el örgüsü yünden ipin bir ucuna bir testiyi, öteki ucuna diğer testiyi takar, omzuna önlü/arkalı vurur çeşmeden su doldurup evine dönerdi.

   İşlenmiş Gödene taşından, mermerden çeşmenin kurnası, pırıl pırıl kalalı bakır tas zincirle bağlı. Etkileyici, büyülü parlaklık, suyu daha bir soğuk gösterir. Gelip geçen kana kana içsin diye; herkes içsin.

   Şerafettin Camii’nin cümle kapısına sırtınızı verin, kuzeye doğru. Mahkeme Hamamı’nı solunuza alıp Şems Parkı’na doğru yürüyün. Park biterken, 19 Mayıs İlkokulu’nun bahçe duvarına dayanmış “Yavuz Sultan Selim Han’ın Çeşmesi”ni görürsünüz.

   Konyalı ünlü şair Feyzi Halıcı, şiirinde meşhur çeşmeyi şöyle gösterir:

YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN ÇEŞMESİ

Yaşatır yeniden çocukluğumu,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

Bildirir tarihte var olduğumu,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

 

Dutlu’da bir avuç kardır, el eder

“Bre yiğitlerim haydi gelin”der

Mavi bir çiniden sonsuza gider,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

 

Sanmayın ateşim kaybolur külde

Çengi-mısra olur bir beyaz gülde

Notalar resim çizer gönülde

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

 

Nice yakarıştır Allah’ın günü,

Söyler yaşamanın bütünlüğünü

Şemsi Tebrizi’ye açar gönlünü,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

 

Konya destanlaşır bir bengi-seste,

Bülbül nice durur altın kafeste.

Bugünden yarına en güzel beste,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

 

Kum saati, zembereği kurmadan,

Ab-ı hayat damlar çifte kurnadan

“Bir nefes sıhhattir” akar durmadan,

Yavuz Sultan Selim Han’ın çeşmesi.

                        (Kaynak: Yaşama Sevinci/Şiirler/Feyzi Halıcı,

                         1983, Güven Matbaası-Ankara.)

YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN ÇEŞMESİ HAKKINDA BİLGİ:

   Ünlü tarihçi, yazar, rahmetli Mehmet Önder, “Mevlana Şehri Konya” adlı hacimli kitabında “Yavuz Sultan Selim Çeşmesi” hakkında şu bilgileri verir: “Konya’nın Şems Mahallesi Şemseddin Tebrizi zaviyesi kuzeyindedir. Kitabesine göre, 926 H. (1519.M.) yılında Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in emirleriyle yaptırılmıştır. Sülüs yazı ile mermer kitabesi şöyledir: “Allah’ın yeryüzünde kulları üzerine gölgesi olan Sultan oğlu Sultan, Sultan’ül muazzam Beyezid oğlu Şah Selim Han (Allah yardımlarını aziz eylesin) bu çeşmenin yapılmasını emreyledi.” (Sene 926.)

***

ŞEREFŞİRİN ÇEŞMESİ

   Şerefşirin Çeşmesi, Konya’nın meşhur çeşmelerinden bir, Şerefşirin Sokağı’nın köşesinde. Bu sokağı eski Konyalılar “Avukatlar Sokağı” diye ad takmışlar; eski Konya’da avukat yazıhaneleri bu sokağın sağına soluna sıralıymış.

   Şöyle tarif edelim. Şerafettin Camii civarı… Vakıflar Hanı’nın doğu yanından doğuya doğru dar bir sokak gider. Sokağın sonunda yola sağa sola bükülürken Şerafettin Çeşmesi’ni bulursunuz.

   Şair Feyzi Halıcı’nın “Yaşama Sevinci” adlı kitabından “ŞEREF ŞİİR SOKAĞINDAKİ ÇEŞME” şiiri şöyle sunulur:

 

Gönülmüş mermerden yalnızlığına;

Şerefşirin sokağındaki çeşme…

İdamlık bir mahkûm gibi hüzünlü,

Seslenir taş gibi: Derdimi deşme.

 

Selçuklu adımlar geçer toz-duman,

Düşlerde kırk boğum, bir sokak başı,

Elini uzatsan değer zamana,

Çeşmenin içine akar gözyaşı.

 

Kimler geldi, kimler geçti, kim bilir?

Bir mermer aynadır geride kalan.

Kul anlamaz bu acı yalnızlığı,

Bakışlar hayınca, dudaklar yalan.

 

Düşmüş kurnalara bir paslı tarih,

Mutlu başlangıçlar, acılı sonlar,

Güneşi görmeyen bu dar sokakta,

Yükselir bir yumruk gibi betonlar.

 

Düğüm vuruyor Bengi-sulara,

Olacak şey mi bu, nasıl, ne zaman

Susturuyor tam bir asrı kazmalar,

Doğrusu çeşmenin hali pek yaman.

 

Sorsanız dillenir kuru dudaklar.

“Çizen böyle çizmiş bu plânları.”

Ecdat yâdigârı, perme-perişan,

Hak korusun geride kalanları.

 

Şerefşirin Sokağı’ndaki çeşme;

Okunup dinlensin, bu arzuhalim.

Yüklemeyin sırtıma veballeri,

Size örnek olsun acıklı hâlim.

 

   Açıkça görüyorsunuz, anlıyorsunuz. Suyu kesilen, “plânlar” uğruna ortadan kaldırmak istenen Şerefşirin Çeşmesi’ne bir ağıt, bu şiir. Feyzi Halıcı, çeşmenin “Pürmelâli” karşısında acılar içinde. 

   Şerefşirin Çeşmesi hakkında, Mehmet Önder, “Mevlâna Şehri Konya” adlı kaynak kitabında, tarihe şu notu düşmüş: “Konya’nın Şerafettin mahallesindedir. 1301 H. (1883 M.) yılında Konyalı hayırsever zevat tarafından yaptırılmıştır. Rık’a yazı ile mermer kitabesi şöyledir: Lûtf i bipayanın seyreyle Hakkın kim bize

Yok iken ihsan ider bu çeşme-i âyn-i sâfâ

 

Asr-ı şevket-i sani Abdülhamid’dir asrımız

Saltanat bağını daim ömrün efzun et Hûda

 

Habbeza ehl-i mahalle ettiler sây’î beliğ

Beşşiru makbul ola âmâleri yevm-ül ceza

 

Çün seza altun kalemle Fahri tarihin yazar

Eyyüh-en, nas içiniz her çeşmeden suyu şifâ (Sene: 1301)

  

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali Tıkır
06 Ağustos 2012 Pazartesi 21:14
SELİM
Eksik olan Han değil Selim idi.Düzeltirim.
37.155.3.12
Ali Tıkır
06 Ağustos 2012 Pazartesi 21:08
HAN NEREDE?
Yavuz Sultan Selim Han'ın çeşmesi'ni okurken dördüncü dizelere gelince vites düşüyor.Adında var,dizelerde "han" yok.Zaten,parmak hesabı saysanız bile,hececi Fezai'nin şiirinin son dizelerinin "Yavuz Sultan Selim Han'ın çeşmesi" olması gerektiği anlaşılır.
Tarihimizi hatırlayalım,tarih düşelim de yanlış düşersek ayıp olur.Bekledim ,düzelten de anlayan da yok.Seyit Abi,düzelt bunu,ayıp oluyor.Bu kadar gaf-ı kebir yapılmaz.
37.155.93.199
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim