• BIST 110.157
  • Altın 155,685
  • Dolar 3,8490
  • Euro 4,5370
  • Konya 11 °C
  • FETÖ’nün kripto ağı bir bir çözülüyor
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • FETÖ’nün kripto ağı bir bir çözülüyor
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası

FETÖ'nün iş dünyası yapılanması davasında savunmalar tamamlandı

FETÖ'nün iş dünyası yapılanması davasında savunmalar tamamlandı
İş adamı Faruk Güllü'nün savunmasının ardından, tüm tutuklu sanıkların savunmaları tamamlandı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON’un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay ile Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü'nün de aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 86 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıkların savunmaları tamamlandı.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yer alan binadaki büyük salonda görülen duruşmada, Ömer Faruk Kavurmacı’dan sonra tutuklu sanık Faruk Güllü’nün savunmasının alınmasına geçildi.

Güllü, savunmasında, 18 Ağustos 2016 tarihinde gözaltına alındığını, FETÖ ile alakasının olmadığını belirterek, "Ne söylesem beni anlamadılar ve Silivri’ye gönderildim. 15 Temmuz 2016’da gece iş yerimde olduğumu kanıtlayan CD’ler değerlendirilmemiştir. Araçlarla tankların önünü kapattığımız kamera kayıtları taleplere rağmen dosyaya eklenmemiştir. Hasan Güntekin ve şirketleriyle şirketimiz tarafından açılan birçok dava olup, Gültekin tarafından aleyhime ifade verilmiştir denildiği halde savcılık makamı aramızda geçen husumeti dikkate almamıştır." şeklinde konuştu.

Sanık Güllü, suç örgütüne üye olma kastının, örgüt mensubu olduğuna dair eylemlerinin bulunmadığını savundu. Milletini, vatanını seven bir kişi olduğunu dile getiren Güllü, masumiyet karinesi ihlal edilerek yargılanmasının devam ettiğini ileri sürdü.

Emniyetin 2015 yazışmalarında bile silahlı örgüt olup olmadığı tespit edilemeyen FETÖ’ye kendisinin nasıl üye olabileceğini soran Güllü, "Bende ByLock, 1 dolar yok. Digitürk iptali söz konusu değil. TUSKON toplantılarına katılmadım. KASİD üyeliğimi 2010 yılında sonlandırdım. Ama benden habersiz pasif üyelik kaydım 2015 yılına kadar tutulmuş. Yalnızca bandrollü bir kitabın bulunmasının suç unsuru olmadığı Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Dosyayla alakası olmayan Hasan Gültekin’in şirket devri konusundaki konuşmaları dosyaya girmiştir. Sırf listeyi doldurmak için MARİFED listesine adım konulmuş. Ben bu sırada yurt dışındaydım. Bilgim yoktu. Normal ticari faaliyetleri FETÖ olarak değerlendirmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Bine yakın firmadan malzeme satın alınmış. FETÖ’ye para aktarma söz konusu değildir. Her ödeme yasal kayıt altındadır.’’ dedi.

Sanık Güllü, mal alımları için birden fazla bankayla çalıştıklarını, Bank Asya’nın gerçek yüzünü işlerinde kriz başladığında gördüğünü, teminat altına alınmış gayrimenkullerinin satıldığını, hem ailesinde, hem de iş çevresinde kapanmayacak yaralar açtıklarını, üzerine geldiklerini, bu sebeple hesap açıp kapatmasının akıl karı olmadığını ve bankayla son toplantıda "Sizden büyük Allah var" dediğini söyledi.

 

- "Aile kültüründen dolayı eli boş gitmedik"

Para transferlerinin ticari amaçla olduğunu öne süren Güllü, şöyle savunma yaptı:

"Bank Asya beni köşeye sıkıştırarak iflas etmemi sağladı. Üretim makinelerime ve taşıma araçlarıma haciz getirdiler. O kadar yalvarmama, rica etmeme rağmen bana inanmadılar ve yardımcı olmak yerine üzerime geldiler. Transferler, verilen kredilerin geri ödemeleridir. Raporlarda para yatırmadığım tespit edilmiştir. Destek manasında hesap açmadım. Çocuklarımın okul parasını yatırmak için okul tarafından hesap açılmış. Ben okula ‘Ben problem yaşadım. Bana hesap açmazlar’’ dedim. Okul bana okul taksidi olduğu için açılabileceğini söyledi. Bana isnat edilen suç beni kahretmektedir. 300 kitap içerisinde 'Mefkure' isimli kitap bulunmuştur. Ne şekilde alındığını bilmediğim kitaptan dolayı 15 aydır tutukluyum. Herhangi bir suç unsuru kayıt bulunmamıştır. Gizli tanığın 'toplantılara koli koli baklava götürüyordu' şeklinde ifadesi var. Biz aile kültürümüzden dolayı hiçbir yere eli boş gitmedik. Babamızdan misafirliğe giderken ikram götürmeyi öğrendik. Çocuklarımıza ve eşlerimize böyle anlatıyoruz. Bunun hukukta suç sayıldığını düşünmüyorum. Gizli tanık ifadesinde 100 bin dolar para verdiğim iddiası var. Personele 3-4 ay maaşını geç öderken, dünya kadar borcum varken böyle bir para vermemin Allah katında yeri yoktur, vicdani değildir. Söylenenler hayal ürünüdür."

Darbe girişimi gecesi mağazada olduğunu, Merter’deki iş yerine doğru yola çıktığı sırada Şirinevler’de polisin kendilerini durduğunu anlatan Güllü, "Polis bize 'Tankların geçmesini engellemek için arabalarla yolu kapatmamız gerekiyor' dedi. Orada kaldık, yolu kestik. Elimizden geldiği kadar bu girişime engel olmaya çalıştık. 150 yıldır, 6 kuşaktır hizmet veriyoruz. Şahsım ve şirketimizin her zaman milletimizin yanında olduğuna dair gazetelere ilan verdik. 17-25 Aralık ve Gezi olaylarında şirketimizi karalamaya çalıştılar fakat biz 150 yıldır devletimizin yanındayız. Tutuklanacağımı öğrendiğimde polislere kendim teslim oldum. Verilen kararın adil olmadığı kanaatindeyim." diye konuştu.

 

- Başkandan "mıy mıy anlatmayın" uyarısı

Güllü’nün Hasan Gültekin ile arasındaki husumeti uzun şekilde anlatması üzerine mahkeme başkanı Ali Öztürk, sanık Güllü’yü uyararak, "Mıy mıy anlatmayın, iddianame dışına çıkmayın, sürekli beni uyarmak zorunda bırakmayın." dedi.

Başkan Öztürk, ele geçirilen bir ajandadaki notları okuyarak "2017 sonuna kadar fabrika benim şirketimde kalacak. Eğer 2017 sonunda devam ediyorsa Hasan Gültekin adına mağaza açıp beraber üç gruba ayrılacak' şeklinde yazmışsın. Neler diyeceksin?’’ diye sorması üzerine sanık Güllü, "Meydanın kendisine kalması için hareket eden biriyle hareket etmem akla uymuyor. Asıl mal kaçırma Hasan Gültekin tarafından yapılıyor." yanıtını verdi.

Bunun üzerine Öztürk, "İddianamede isnat çerçevesinde kal. Konuyu dağıtma. Arada husumet var, 1 saatimi yedin, 3 cümlede anlattım ben derdini. Burada vakit problemi var. Başka insanların yargılaması var. İddianameye dön. Konu dışına çıkma, burası hukuk mahkemesi değil. Aranızdaki uyuşmazlığı çözme yeri değil." diye konuştu.

Sanık Güllü de "Sanki Hasan ile beraber hareket ettiğim kastedilmiş, diye söyledim." ifadesini kullandı.

Güllü, Amerika’ya gitmediğini, 15 aydır cezaevinde kalması göz önüne alınarak, tahliyesini, yargılamadan sonra beraatini ve şirketlerinin üstündeki tedbir kararlarının kaldırılmasını istedi.

Sanık Güllü’nün savunmasının tamamlanmasının ardından davadaki tüm tutuklu sanıkların savunmaları alınmış oldu.

Duruşma, yarına ertelendi.

 

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Etiketler: ,
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim