• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 7 °C
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...

Fahri çıktı, Konyaspor kazandı

Selman S. Akyüz

Deplasmanda galip gelmek ne kadar güzel. Adana’da oynanan Antalya maçı, Gaziantep galibiyeti ve Hacettepe’den alınan 3 puan. Toplam 9 puan. Üç yıldır Konyaspor deplasmanda hiç böyle bir grafik çizmedi. Aykut Kocaman döneminde beraberlik takımı. Nurullah Sağlam zamanında iç saha takımı. Ünal Karaman dönemini nitelendirecek bir şey bulmak çok zor. Ve Giray Bulak ile deplasman takımı. Her sene bir etiket bulaşıyor üzerine Konyaspor’un.

İstanbul Belediye yenilgisinin çok büyük bir kayıp olmadığını biliyordum. Çünkü bu takımın deplasmanda hem de Hacettepe gibi bir takım karşısında telafi psikolojisiyle hareket edeceği aşikardı. Suçu hakeme atan değil, Gaziantep ve Trabzon maçlarında cesur futbol oynatan, oyuna yerinde müdahaleler yapan Giray Bulak’ın bir an önce geri gelmesi gerektiğini ifade etmiştim.  

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Giray Bulak takımı hala tanıyamamış. Hala bazı bölgeler hariç takımda kimin daha faydalı olacağı konusunda bilgi sahibi değil. Defansta Serhat, orta sahada Fatih Egedik ile başlaması bunun en güzel örneği. Serhat tuttu. Maç boyunca az hatayla oynadı ve galibiyet golünde de doğru bir tercih olduğunu gösterdi. Ancak oyunun ilk bölümlerinde hücuma katkısı fazla görünse de Fatih için aynı şeyi söylemek mümkün değil.  

Giray Bulak’ın İstanbul mağlubiyetindeki hatalarından sonra “Normale dönüşü”nün en büyük kanıtı futbol oynadığını zanneden Fahri’yi 56. dakikada oyundan almasıdır. Bir futbolcu bir takıma bu kadar zarar veremez. Atağa çıkarken gereksiz çalımlarla topu kaptırıp kontratağa neden olan, takımın moralini ve enerjisini harcayan, rakip hücum yaparken Mustafa ve Fatih’in yanında toptan kaçmaya çalışan bir futbolcuya bırakın 56 dakika 20 dakika bile sabretmek zor. Hem de haftalardır böyle oynarken.

İkinci doğru hamle ise sol kanatta etkili olamayan, serbest vuruşları da Fahri’nin kaprisleri nedeniyle kullanamayan Da Silva’yı çıkarıp, Ömer’i tandeme, İsmail’i defansın soluna koyması, Erhan’ı da öne çıkarması oldu.

Giray Bulak 74. dakikada Zafer Demir’i oyuna alarak kendi oyun tarzına bir çelme daha attı. Ama Konyaspor kazandı. Zafer oyuna çok şey katarken, Fahri hiçbir şey vermezken Bulak’ın Serhat ve Fatih Egedik’i sahaya sürerken gösterdiği çabukluk, Zafer Demir ve Fahri tercihlerinde nereye kayboluyor.

İstanbul yenilgisinden sonra doğruları arttıran Giray Bulak ve Konyaspor taraftarına 3 puan hediye etmek için çaba sarf eden futbolcular, kendilerini affettirdiler.

Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Düzkaya’nın iyi niyeti ve verdiği emeğe hayranım. O artık iç sahada da iyi olacaklarını söylüyor. Herkesin, özellikle de taraftarın iyi dileklerde bulunmasını istiyor. Tüm içtenliğimle “Umarım bu takımın daha iyi işler yapacağını Gençlerbirliği’ni yenerek bir kez daha gösterirsiniz” diyorum.

Başkan Mehmet Ali Kuntoğlu’nun da bir serzenişi vardı. Şehirde kendileri etrafında bir kenetlenme olmamasına sitem ediyordu. Sonuna kadar haklı. Göreve geldiği günden bu yana inanılmaz zorluklar yaşayan ve aşmak için her şeyini veren Kuntoğlu ve ekibinin enerjisini tüketmemek gerekiyor. Yalnız kalmalarına rağmen özellikle basın ve taraftarla kurdukları iyi ilişkiler, onlara ileride çok şey kazandıracak. Maddi olmasa da biraz manevi destek istiyorlar.

Bence çok şey istemiyorlar ve desteği de hak ediyorlar.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ilker
03 Kasım 2008 Pazartesi 16:21
eleştiri iyi de...
yazar ünal hoca dönemi için niteleme yapmak zor demiş. gerçekten öyle ne denebilir acaba? yusuf bey yazarı eleştirmek yerine o döneme sabotaj dönemi diyebilirdiniz mesela.
78.168.103.60
taraftar
03 Kasım 2008 Pazartesi 14:35
tedavi şart
size katılıyorum yusuf bey selman da ünal karaman kompleksi görülüyor daha yeni birisine benziyor ama artık böyle şeyleri bırakıp iyi ve objektif olmanız gerek büyümek istiyorsanız ve saygı görmek okunulmak istiyorsanız
88.254.23.58
yusuf
03 Kasım 2008 Pazartesi 11:32
Antipati
Sn. Akyüz nedense sizde bi Ünal Karaman fobisi var ama neden olduğunu anlamadım. Sebebini açıklar mısınız? Belki Karaman olmasaydı ilk yarıda o puanları alamayacak ve düşecektik.
85.110.28.124
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim