• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Evlilikler azaldı, boşanmalar...

Ufuk Karadavut

EVLİLİKLER AZALDI; BOŞANMALAR ÇOĞALDI...

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) her yıl hayatımıza yön veren istatistikleri hazırlar ve yayınlar. Bunların doğruluk derecesini bir tarafa bırakırsak genel anlamda bizlere fikir vermektedir. Bu fikirler ileride yapılacak olan çalışmalara yön verir. Veriler toplanıp derlendikten sonra yayınlandığı için aynı yıldan ziyade önceki yılların verileri bizlere verilmektedir. TÜİK yakın zamanda yine hayatımıza yön veren yeni bir çalışmasını yayınladı. Bunlar evlenme ve boşanma istatistikleriydi. Rakamları incelediğimizde pekte hoşumuza giden şeylerin olmadığını hatta biraz dikkatle incelendiğinde ülkemiz ve geleceğimiz açısından endişe edilecek gelişmelerin olduğu anlaşılıyor. 

2011 yılı Ocak-Şubat Mart dönemini kapsayan ilk çeyreğinde, bir önceki yıla kıyasla evlenmelerde düşüş, boşanmalarda artış gözlenmiş. Ocak-Mart dönemini kapsayan ilk dönemde 96 bin 841 çift evlenmiş, buna karşılık ise 30 bin 773 çift boşanmış. Bu rakamlar 2009 yılı ilk çeyreği ile kıyaslandığında evlenme sayısında yüzde 10 civarında bir azalmanın meydana geldiği görülmektedir. Çünkü 2009 yılında evlenen çift sayısı 107 bin 524 olarak gerçekleşmiş. Evlenme miktarına sayı olarak değilde oran olarak baktığımızda en büyük düşüşün yüzde 22,5 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğu görülmektedir. Elbette bu bölgedeki kişilerin evlenme oranlarında bir azalmanın olduğundan ziyade batıya olan göçün artmasından kaynakladığı için görülen azalma olarak değerlendirilmesi daha sağlıklı ve doğru olacaktır. Güneydoğu Anadolu bölgesi genelinde 2009 yılı ilk üç ayında 19 bin 423 olan evlenme sayısı, bu yıl ilk çeyreğinde 15 bin 45'e düşmüş. Evlenme sayısında artış gözlenen tek bölge ise yüzde 1,5 ile Batı Karadeniz oldu. Bu artışında olarak bir anlam ifade etmediğini belirtmekte yarar vardır.  

Boşanma istatistiklerine baktığımızda artışın olduğunu görmekteyiz. Geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde 30 bin 773 çift boşanırken, bir önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 5’lik bir artışın olduğu görülmektedir. Çünkü 2009 yılının ilk çeyreğinde 29 bin 372 çift boşanmış. Boşanma sayısındaki en fazla artış, yüzde 13,2 ile Marmara Bölgesinde görülmüş ve oran olarak %6’ya yaklaştığı gözlenmiştir. İlginç olan aynı dönemde boşanma sayısının en az olduğu bölge evlenme sayısının arttığı Batı Karadeniz bölgesinde olmuştur.

Türkiye ortalamasına göre ilk evlenme yaşı erkekler için 26.5, kadınlar için ise 23.2 olarak belirlenmiştir. Evlenme yaşları 5 yıl öncesine göre kıyaslandığında erkeklerin evlenme yaşı 6 ay, kadınların evlenme yaşı ise 7 ay büyümüş. Bu arada İlk kez evlenen çiftler arasındaki ortalama yaş farkı ise oldukça azalarak 3.3 olarak tespit edilmiş. En yüksek ortalama ilk evlenme yaşı, erkeklerde 26,8, kadınlarda 23,6 ile İstanbul Bölgesinde görülmüş. En düşük ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 25, kadınlarda ise 21,5 ile Orta Anadolu Bölgesinde gözlenmiş. Bir ilginç istatistikte şu; boşanmaların yüzde 40,4'ü evliliğin ilk 5 yılı içinde, yüzde 24,3'ü ise 16 yıl ve daha fazla süre evli olan çiftlerde görülmüş. Yani ilk beş yıl ile 16 yıldan sonraki dönemler boşanmanın en sık görüldüğü dönemler olarak belirlenmiş. 

Bu rakamlar verilmiş ama bunlar bize ne demek istiyor asıl onun üzerinde durulması gerekiyor. Ülkemizdeki evlenme yaşındaki yükselmenin asıl sebebinin okuma oranı ile arttığı söylenebilir.  Gençlerin uygun bir iş bulma isteği ve bir miktar yalnız yaşam istekleri evlenme yaşındaki yükselmeye etki ettiği gözleniyor. Ayrıca ailelerinde eskisi gibi küçük yaşta evlenmeye karşı oldukları anlaşılıyor. Aileler uygun evlenme yaşının 20 yaş ve üzeri olduğu konusunda bir düşünceye sahip olmuş durumdalar. Asıl üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken konu özellikle boşanma istatistiklerindeki artışın ne zaman kadar devam edeceğidir. Evlenmek gibi anlaşamayanların boşanmaları da kaçınılmazdır. Ama boşanmalardaki artışın Avrupa ve Amerika’daki gibi evlenme ile başa baş gitmesi hatta bazı Avrupa ülkelerinde boşanmaların evlenmeleri geçmesi gibi bir durumla karşılaşılması bizi korkutmalı ve düşündürmelidir. Aile kavramı bizim en büyük ve en kutsal yapılarımızdandır. Bu yapının bozulması ve ortadan kalkması toplum olarak bizi yok olmaya götürür. Aile kurumunun korunması için herkes elinden geleni yapmalı ve çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Çünkü onlar bizim geleceğimizdir. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim