• BIST 99.746
  • Altın 237,739
  • Dolar 6,1527
  • Euro 7,2477
  • Konya 27 °C
  • Bakan Turhan: "Çiftçiye 2,5 milyar TL kredi sağlanacak"
  • İntihar eden babanın eşi her şeyi anlattı!
  • Üç dev firmadan çalışanlarına erken zam!
  • Bakan Turhan: "Çiftçiye 2,5 milyar TL kredi sağlanacak"
  • İntihar eden babanın eşi her şeyi anlattı!
  • Üç dev firmadan çalışanlarına erken zam!

EVLADA ADANAN ÖMÜRLER - Hayatını hasta çocuklarına vakfetti

EVLADA ADANAN ÖMÜRLER - Hayatını hasta çocuklarına vakfetti
İkinci çocuğunu nedeni belirlenemeyen bir kas hastalığından 14 yaşında kaybeden Zöhre Nair, hayatını, ölen oğlunun adını verdiği, 5 yıldır yatalak olan 19 yaşındaki MPS Tip3 hastası Fatih'e ve diğer oğluna adadı- Nair: - "Fatih'in bakımı konusunda her şey

İSTANBUL (AA) - ANDAÇ HONGUR - İkinci çocuğu Fatih'i 14 yaşında kaybeden, aynı adı verdiği üçüncü çocuğuna da MPS Tip3 teşhisi konulan üç çocuk annesi Zöhre Nair, hayatını çocuklarına bakmaya adadı.

Zöhre Nair, sağlıklı dünyaya gelen ilk oğlu 2 yaşına geldiğinde ikinci kez anne oldu. Fatih adını verdikleri ikinci çocuklarının 4-5 yaşlarında konuşma yetisini kaybetmesiyle bir sorun olduğunu fark eden Nair çifti, çocuklarının hastalığına çare bulmak için hastane hastane dolaştı. Kesin teşhis konulamasa da kas hastalığı olduğu tahmin edilen Fatih, uzun süre yatalak kaldığı hastalığı nedeniyle felç geçirmesinden 1 hafta sonra 14 yaşında hayatını kaybetti.

Zöhre Nair, 19 yıl önce doğan üçüncü çocuğuna da kaybettiği oğlu Fatih'in adını verdi. Doğumdan sonra yapılan tahlillerinde bir sorun görülmezken, Fatih'te 4 yaşına geldiğinde ağabeyinin hastalığındaki belirtilerin aynıları görülmeye başladı.

Tahliller ve izlenen belirtiler sonucunda Fatih'e, anne ve babasının taşıyıcı olduğu MPS Tip3 teşhisi konuldu. Zöhre Nair, yaklaşık 10 yıl ikinci oğlu Fatih'e, yaklaşık 15 yıldır da üçüncü oğlu Fatih'e kendini adayarak bakımlarını üstlendi.

Nair, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ikinci oğlunun 4-5 yaşında konuşma yetisini kaybettiğini, bir süre sonra kekelemeye, yemeğini dökmeye ve altını ıslatmaya başladığını anlattı.

Hastalığa kesin teşhis konulamadığını ancak bir tür kas hastalığı olduğunun söylendiğini dile getiren Nair, "İkinci oğlum Fatih yetilerinin çoğunu yitirdi ve yatalak kaldı. 14 yaşına kadar oğluma baktım, altını aldım, yemeğini verdim. Oğlum felç geçirdi ve 1 hafta sonra 14 yaşındayken vefat etti." dedi.

İkinci çocuğunun ölümünden 2 yıl sonra doğan oğluna da Fatih adını verdiklerini belirten Nair, "Doğduktan sonra oğlumun tahlillerine bakıldı, normal dediler. 4-5 yaşlarındayken ağabeyinde görülen belirtilerin aynıları görülmeye başladı. Ben zaten şüpheleniyordum, hasta olduğunu tahmin ediyordum. Daha çocukluğunda ellerini açmıyordu. Fatih'in hastalığının teşhisi 15 yaşında konuldu. O zamana kadar araştırıldı. Fatih'in hastalığı MPS Tip3 ve tedavisi yok. Eşimle ben taşıyıcıyız. Bu nedenle çocuklarımızda da görülüyor." diye konuştu.

- "Kaderime hiç isyan etmedim"

Fatih'in 9 yaşındayken büyük bir nöbet geçirdiğini ve konuşma yetisini kaybettiğini anlatan Nair, şöyle devam etti:

"Fatih 19 yaşında ve 5 yıldır yatıyor. Fatih'in bakımı konusunda her şeyi kendim yapıyorum. Altını bezliyorum, banyosunu yaptırıyorum, mama veriyorum, aspire ediyorum, beslenme tüpünü kendim takıyorum, boğazındaki aparatı kendim değiştiriyorum. Sadece boğazındaki aparat değiştirildiği sırada nefesi kesildiği için yanımda birinin olmasını istiyorum. Onun dışındaki işlemleri yapabiliyorum. Önceden elektrik kesildiğinde sıkıntı oluyordu, şarjlı makine aldık. Oksijen kullanmamız da gerekiyor. 2 aydır nöbet geçirmemesi için ilaç kullanıyoruz. Bu nedenle daha rahatız. Ancak önceden geceleri sıkıntılı dönemler geçirdi. Çok sık nöbet geçiriyordu. Biz de nöbet geçirmesinden korkuyorduk ve ona müdahale edebilmek için gece gündüz sürekli başında bekliyorduk."

Zöhre Nair, eşinin, kardeşlerinin, gelininin ve eltisinin de Fatih'in bakım sürecinde kendisine yardımcı olduğunu belirterek, "Fatih ben konuşurken dinliyor, onaylıyor, ama benim bir yere gittiğimi hissediyor. Çok acil bir durum olmuyorsa yalnız bırakmıyorum. Ben hep Fatih'e bağımlı yaşadım. Önceden de bir yere giderken Fatih'i götürebileceksem gidiyordum, şimdi de öyle. Gitmek istiyorsam, misafirliğe falan gidiyorum, ama Fatih'i de götürüyorum. Fatih yanımda olmadığında benim içim rahat etmiyor. Onu kimseye emanet etmek istemiyorum." ifadelerini kullandı.

Fatih'in ilaçlarını yazdırabilmek için bazen tüm gününü hastanede geçirmek zorunda kaldığını dile getiren Nair, "Kaderime hiç isyan etmedim. 'Bu benim kaderim. Çok şükür hamdolsun.' diyorum. Fatih, bana Allah'ın bir nasibi, kısmetiydi." dedi.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
Etiketler: ,
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim