• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Konya 2 °C
  • Binlerce gence müjde! Pazartesi ilk adım atılıyor
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın KHK'sını onayladı
  • CHP'den FETÖ'ye ihale himmeti
  • Binlerce gence müjde! Pazartesi ilk adım atılıyor
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın KHK'sını onayladı
  • CHP'den FETÖ'ye ihale himmeti

Ermeni soykırımı

Kasım Çakır

   Türkiye dışında yaşayan Ermeniler, Ermeni Diaspora'sı, 'Sözde Ermeni Soykırımı' iddialarını yıllardır pişirip, pişirip dünya gündemine getiriyorlar.

   Kendilerine 'diaspora' denilen bu Ermeniler ve onların işbirlikçileri, 1915 olaylarının yıldönümü olan '24 Nisan' tarihlerinde bazı ülkelerin parlamentolarından, Ermeni iddialarını destekleyen bir kararı onaylatmanın telaşına kapılıyorlar.

   Ruslar 20. asrın başlarında Osmanlıyı parçalama ve yok etme planlarını uygulama safhasına koyarken, kendilerine maşa olarak bir taraftan senelerce beslediğimiz Rumları, diğer taraftan büyük makamlara getirdiğimiz Ermenileri kullanma yollarını seçtiler.

   Zorla imzalattırılan Mondros Mütarekesi sonucu, anlaşma gereği ordumuz terhis edildi. Ruslar Ermenilerin ellerine silah verip, Anadolu'yu Müslüman Türk'ten tahliye etmeleri için emir ve direktifler vermeye başladılar.

   Onlara kendileri için bir Ermenistan Devleti kurduracakları vaadinde bulundular. Bu aldatmacı vaatler, Rusya'nın asıl gayesi sıcak denizlere inmek ve yeni kurulan petrol krallıklarına yakın olmaktı.

   Ermeniler Rusların verdiği silah ve destekten cesaret alıp, düne kadar birlikte yaşadığı ve kendilerini koruyan Anadolu insanını arkadan vurdular. Aynısını 1994 yılında Sırplar Müslüman Bosna halkına yaptılar.

   Ermeniler, Hınçak ve Taşnak cemiyeti adı altında birleştiler. Özellikle Erzurum, Kars civarı olmak üzere, köyleri, kasabaları, şehirleri kuşatıp yakıp yıktılar. İnsanları bir alanda toplayıp toplu katliamlar yaptılar. Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı ayırımı yapmadan bu katliamları yaptılar. Rusya'nın o topraklarda kalıcı olacağına inandılar.

   Rusya'nın sıcak denizlere inmesine ve petrol bölgesine komşu olmasına şiddetle karşı olan 'İngiliz Aklı' devreye girdi. Arkasına bazı Arap aşiretlerini ve kabilelerini alarak Osmanlı'dan kopardığı petrol bölgesine hiç yaklaştırır mı Rusya'yı.

   İngilizler, batıda yetiştirdikleri Lenin'e Rusya'da ihtilal yaptırdı. Rus Kralı Lenin önderliğindeki Halk ihtilalını elindeki askeri güçle bastıramayınca, Anadolu'daki askeri varlığını Rusya içerisine çekti.

   Rus krallığının bu kararı, Anadolu'da Müslüman katliamı yapan Ermeni'leri hayal kırıklığına ve hezimete uğrattı.

   Doğu şehirlerini ve köylerini Rus işgaline ve Ermeni katliamlarına karşı koruyan Doğu Anadolu Müdafaa Cemiyetleriydi. Tamamen halktan oluşuyor ve düzenli devlet askeri değildi. Rus işgali sırasında ve Ruslar çekildikten sonrada Ermeni taşkınlığına karşı yapılan bir halk mücadelesidir.

   ''Kavgada yumruk sayılmaz'' diye bir sözümüz var. Müslüman Halk, içinde beslediklerinin bu ihanetini hazmedemedi.

   Müslüman halkla ihanetçiler arasında devam eden kavgada, yanında Rus ağabeylerini göremeyen Ermeniler Batı'nın da desteğini alıp Suriye üzerinden kaçtılar. Kalanların bir kısmı Müslüman oldu, bir kısmı kimlik değiştirdi, bir kısmı da Ermeni kimliği ile kaldılar.   

   Müslüman halk ile kandırılmış Ermeni halkı arasındaki bu kavgada devlet kuvveti yoktu. Yazımızın başında da hatırlattığımız gibi, anlaşma gereği devlet ordusu terhis edilmişti. Devlet ordusu olmuş olsa da ne değişir ki? İsyanı, kargaşalığı bastırmak, ihanete engel olmak, otoriteyi sağlamak o ülkenin ordusunun tabi hakkı değil midir?

   Batılı ülkeler çok uzaklardan gelip, bölgemizde 100 yıldır katliam yapmıyor mu? Haksız yere masum insanların canına kıyıldı, soykırımlar olmadı mı?

   Canlı son örneği Suriye'de yaşananlar. At izi ile it izinin karışmış olduğu yer. İçeriden ve dışarıdan gelmiş onlarca grup ve rejim ordusu birbiriyle çatışma halinde. Otorite tamamen kaybolmuş ve kimin eli kimin cebinde belli değil. Ok yaydan tamamen çıkmış durumda. Savaş bittikten sonra kimi kime şikâyet edeceksiniz?

   Ermeni Diasporası, 1915 de kendi pişirdikleri, içerisine Müslüman acısı, gözyaşı ve ihanet olan bu yemeği her yıl 24 Nisan’da pişirip pişirip önümüze getiriyorlar. Kendiniz pişirdiniz kendiniz yiyiniz diyoruz!

   Azınlıklarımız bu ülkenin asli unsurlarıdır. Azınlıklarımız hiçbir zaman sencide edilmedi, ezilmediler ve ezdirilmediler. Devletimiz ve halkımız azınlıkların haklarını koruma konusunda her zaman hassas davranmıştır. O yıllardan sonra Ermeni kökenli bir insanımıza zarar verildi mi?                                                                                 Diaspora, doğruları ve gerçek tarihi saptırmaktadır. Diaspora, ülkemizde yaşayan soydaşlarına biraz önem vermiş olsalardı sorumsuz, asılsız iddia, iftira içerisinde olmazlardı. Tüm azınlıklar Devletimizin koruması altındadır.

    ''Sözde Ermeni soykırımı'' iddiası ülkemize ve Anadolu insanına yapılmak istenen bir iftiradır. ''Ermeni mezalimi'' Müslüman Anadolu insanına yapılmış ihanet ve bir gerçektir.                                                                                                                        Yağız hırsız ev sahibini bastırırmış. Mızmız çocuk haksız olduğunda da ağlarmış.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim