• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Erbakan ve 28 Şubat

Salih Sedat Ersöz

Önümüzdeki 27 Şubat Cumartesi günü merhum Erbakan hocamızın vefatının 5. yıldönümü, Pazar günü de 28 Şubat post modern darbesinin 19. yıldönümüdür. 

Zaten 28 Şubat deyince, post modern darbe ve o darbeye maruz kalan Başbakan olarak Necmettin Erbakan hafızalarımızda canlanır.

Siyaset sahnesine  atıldığı 1969 yılından vefatına kadar, Türkiye’de “Önce Ahlâk ve Maneviyat” bayrağını dalgalandıran, şuurlu bir gençlik yetiştirmede birinci derecede rol oynayan, görev aldığı çeşitli hükümetlerde ve Başbakan olarak bulunduğu süre içinde ülkemize çok hayırlı hizmetlerde bulunan, suyu tersine akıtma mücadelesi vererek ülkenin kaderini değiştiren büyük lider Necmettin Erbakan hocamızı anmak, ona yapılacak en büyük vefa örneğidir.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız; ülkemizin yetiştirdiği çok nadir şahsiyetlerden ve belki de 1 asır da bir ortaya çıkabilecek ender devlet adamlarından, ender liderlerden biridir.

Türkiye’yi  saran sömürü düzenine karşı, ülkenin gidişatını batıcılık istikametinden tersine çevirme başarısını gösteren Erbakan hocamız; tek başına siyasete atıldığı 1969 yılında kendisi için söylenen, “tek çiçekle bahar olmaz, bir kişi tek başına ne yapabilir ki?” sözlerine “evet tek çiçekle bahar olmaz ama her bahar tek çiçekle başlar” diye cevap vererek kutsal cihadına başlamıştı.

Yılmak bilmeyen mücadelesi, bitmez tükenmez azmi ve enerjisi sonunda, Milli Görüş Bayrağını zirveye dikmiş ve kısa sürede Milli Görüş yolunda canlarını vermeye hazır milyonlarla ifade edilen bir kadro yetiştirmiştir.

Bir davayı sıfırdan başlatarak zirveye ulaştırmak olarak ifade edilebilen bu durum, dünya üzerinde çok az kişiye, ülkemizde de Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra sadece merhum Erbakan hocamıza nasip olan müthiş bir olaydır.

Siyasi hayatında kurduğu 4 partisi kapatıldığı, hapishanelere atıldığı, çeşitli darbelere maruz kaldığı, ülkeye İslami bir düzen getirme suçlaması ile hakkında davalar açılarak yargılandığı, siyasi yasaklı hale getirildiği ve nice çileler çektiği halde bir türlü bitirilemeyen, yıldırılamayan, çökertilemeyen  Erbakan’a son ve en büyük darbe 28 Şubat 1997 tarihinde vurulmuştu.  

Başbakanlığı döneminde kısa sürede yaptığı efsane hizmetler ile menfaat hortumlarını yatırıma ve millete aktarması, ülkemizin büyümesini ve gelişmesini istemeyen dış güçler ile onların içerideki uzantıları olan sömürücü güçleri harekete geçirmiş ve tarihe post modern darbe olarak geçen 28 Şubat tezgâhlanmıştır.

Bu darbe sonunda hükümet düşürülmüş, Refah Partisi kapatılmış, Erbakan tekrar siyasi yasaklı hale getirilmiş, hakkında yine davalar açılmış ve fiili olarak aktif siyasi hayatı sona ermişti.

Bu darbe sadece Erbakan’ın şahsına değil, Erbakan’ın yetiştirdiği bütün kadrolara, onun zihniyetine, milli ve manevi değerlerimize ve Erbakan’ın yerleştirmeye çalıştığı Anadolu ruhuna karşı yapılan bir darbe olmuştu ki, bu kadro ve bu zihniyet en büyük zararı görmüştü.

Milli Görüş hareketinin liderliğini yürüterek önündeki bütün engellemelere, zorluklara ve kınamalara rağmen son nefesine kadar cihadını sürdüren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı vefatının sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle anıyoruz.

Erbakan; “Bataklıkta çiçek yetiştirmek yerine bataklığı kurutmak gerekir”  ve “Önce mikrobu tanımamız ve tanıtmamız gerekiyor. Mikrobu tanımadan hastalığı yok edemeyiz” diyerek Siyonizm tabirini beyinlere kazımıştır.

O, “ilerde nasıl anılmak istersiniz?” diye sorulan bir soruya şöyle cevap vermişti: "Canıyla malıyla Allah yolunda cihat eden bir Müslümandı deyin yeter.”

Davam adlı kitabında da “Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım” sözüyle tüm hayatını bir cümle ile özetliyor.

İslâm’ın  tümüyle hayatımıza hâkim olması yolunda ömrünü harcayan Erbakan hocamız, Türkiye’de  sadece siyaset alanına değil sosyal, sanayi, ekonomik ve kültürel alanlara da damga vurmuş, ülkemizi her yandan saran bozuk sisteme karşı yıllarca mücadele etmiş ve İslami şuurda olan büyük ve kalıcı bir nesil yetiştirmede sağladığı kazanımını yine kendisinin yetiştirdiği kadrolara emanet ederek 27 Şubat 2011 tarihinde Rabbine kavuşmuştur.

Allah gani gani rahmet etsin. Mekânı cennet olsun ve Cenab-ı Hak cennetinde buluştursun İnşaallah… Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim.

NOT: Kanal 42 TV’de yayınlanan HASBİHAL programımda Cumartesi günü 12.00 de geçen haftanın tekrarı, Pazar günü 12.00 de ise Doç. Dr. Halil Ürün ve Mehmet Kanmaz ile Erbakan ve 28 Şubat konulu hasbihalimiz vardır. Ayrıca her Pazar günü 16.00’da Ribat FM’deyiz. Davetlisiniz.    

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim