M. Ali Köseoğlu

M. Ali Köseoğlu

Endişeliyiz!

12-13 yıl oluyor...

Demokrat Hukukçular Derneği’nin Başkanı o zamanlar Sermet Öten...

Adliye önünde ‘başörtüsü’ karşıtı bir açıklama yapıyor...

Aynı günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden de ‘başörtüsü özgürlüğüne’ yönelik bir açıklama geliyor.

Özetle durum şu: Türkiye’deki Demokrat Hukukçular, başörtüsüne karşı açıklama yaparken, Avrupalı yargıçlar özgürlüğü destekliyor.

***

Bulunduğum gazetede konuyu manşete taşıyorum...

“Demokrat Hukuk hangi milletten?” diye bir başlık kullanıyorum habere...

Kastım şu: Avrupalılar bile başörtüsüne özgürlük yönünde karar açıklarken, siz nasıl oluyor da bu milletin içinde olmanıza rağmen değerlerinin dışında kalıyorsunuz?

***

Demokrat Hukukçular Derneği’nin o zamanki başkanı Sermet Öten, bu ifadeden çok alınmış...

Hakkımda ‘hakaret’ davası açıyor...

İnsanlar arasında ayrımcılık mı ne yapmışım!

Avukatım Murat Demir ve ben ilk duruşmaya giriyoruz...

Mahkeme başlar başlamaz, benden şikâyetçi olanların sayısı artıyor...

Demokrat Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, birer birer hâkime ‘şikâyetçi olduklarına dair’ dilekçeler veriyorlar...

Sadece Sermet Öten değil; belki 10-15 kişilik avukatlar ordusu “Demokrat Hukuk hangi milletten?” başlığını kendilerine hakaret olarak görmüşler...

***

O günlerde Baro Başkanı Hasip Şenalp’le bir görüşmem oluyor...

Yapabilecekleri bir şey olup olmadığını sorarak bana manevi destek veriyorlar...

Ama 10-15 alıngan avukata karşı, sadece Avukatım Murat Demir’le savunuluyorum...

***

Bugünlerde basın özgürlüğüne ve özgürlüklere vurgu yapanlardan hiç kimse o zaman yok.

Yine de beraatla sonuçlanıyor mahkeme.

***

Geçtiğimiz hafta bir lise öğrencisi Cumhurbaşkanı’na hakaret ettikten sonra tutuklandı ya...

Konya Baro Başkanı bir açıklama yapıyor... Baro Yönetimi’nden daha fazla, etrafında Demokrat Hukukçular var... Hemen sağında da ‘özgürlükleri savunduğum için’ bana ‘hakaret davası’ açan Sermet Öten...

Baro Başkanı ‘ENDİŞELİYİZ’ diye başlık attığı sözlerine, çocuğun tutuklanması etrafında değil de,

“17 Aralık’ta savcı Recep Altun’un Zonguldak İline geçici olarak haksız bir şekilde görevlendirildiğini” söyleyerek başlıyor...

Yani; belki 10 gün önce vermesi gereken tepkiyi, 10 gün sonra; cumhurbaşkanına hakaret eden bir çocuğun tutuklanması olayıyla birleştiriyor.

***

Bana ‘Demokrat Hukuk Hangi Milletten’ diye başlık attığım için dava açanlarla birlikte Baro Başkanı; Cumhurbaşkanına hakaret edilmesi karşısında ‘özgürlükçü’ kesiliyorlar...

***

Şunu ifade edeyim: “Çocuğun böylece tutuklanması”nı hukuken ve vicdanen doğru bulmuyorum.

 ‘Neden tutuklandı?’ diye de sormadan edemiyorum...

Baştan tutuksuz olarak yargılamaya devam edilseydi, bu konu Türkiye gündemine gelmeyecek, Demokrat Hukukçular’la Baro Başkanı birlikte ‘endişe’ büyütmeyecek,  17 Aralık’ta görev yeri değişen savcıdan 25 Aralık’ta bahsedilmeyecek, Zaman Gazetesi ‘Zulüm Çocuklara İndi’ sür manşetiyle çıkamayacaktı...

***

Evet, endişeliyiz: Çocukları bile kendi emellerine alet etmek isteyen bir yapıdan.

Dost sandıklarımızdan...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum