• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 11 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

En güçlünün hayatta kaldığı…

Mustafa Yiğit

Somali’de yaşanan trajediyi günlerdir televizyonlardan izliyoruz.

21. yüzyılda demokrasi ve insan hakları söyleminin en çok ağızlarda pelesenk olduğu bir çağda dünyanın bir ucunda insanlar açlıktan ölüyorlar…

Ne vahim ve ne acı bir durum değil mi?

Aslında bu ülkede, bu coğrafyalarda açlık ve kuraklık olmasa da insanlar ölüyorlar…

İç savaşlar çıkarılıyor, kabileler birbirlerini incir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle öldürüyorlar.

Sadece Somali’de değil, Kuzey Afrika’da, Ortadoğu’da şu anda insanlar, özellikle de İslam coğrafyasında Müslümanların kutsal ayı Ramazan da bile birbirlerini öldürüyorlar.

Durup kendimize bir bakmamız lazım değil mi?

Ne yapıyoruz, nerede yanlış yaptık diye…

Hangi değerli hazinemizi kaybettik ki bunlar geldi başımıza diye sormalıyız.

Somali’de yaşanan dramdan çok çarpıcı bir görüntü: Bir anne üç çocuğundan birini tercih ediyor. Hayatta kalabilmesi en muhtemel olan, en güçlü, en dayanıklı yavrusunu yanına alıyor, diğerler zayıf olanları istemeye istemeye ölüme terk ediyor…

Bir anne için ne acı bir durum…

İnsanlık için ne utanç verici bir manzara…

En güçlünün hayatta kaldığı bir dünya medeni bir dünya olamaz.

Bu resim ancak doğada olur biliyorsunuz…

Zayıf olan terkedilir doğa durumunda…

Peki, Somalili anne nerede yaşıyor, hangi devirde yaşıyor…

Bizim medeni insanlar olduğumuz savı nerede kaldı?

Medeniyet, insanoğlunun geldiği en yüksek aşamadır, doğa durumundan çıktığı bir durumu anlatır şeklinde sarf edilen sözler boş laflardan ibaret midir?

Medeniyetin olduğu yerde insanlar çocuklarından en zayıf olanını ölüme terk etmez…

Demek ki dünya bir medeniyeti yaşamıyor.

Dünyada sadece belli insanlar, belli toplumlar bu medeniyetin nimetlerinden payını alıyor, geri kalanı doğa durumunda yaşıyor..

Açlıktan susuzluktan ölüyor…

Bebeklerin o güzel gözleri yavaş yavaş kapanıyor.

Bizler medeni değiliz, çünkü bu utanç tablosunu yaşıyor ve yaşatıyoruz.

Bizim hırslarımız, bizim sonu gelmeyen kapitalist duygularımız dünyayı yaşanmaz hale getirdi.

Çünkü kendi soyumuzdan olanların açlıktan ölmesine müsaade ediyoruz…

Ama unutmamalıyız ki, sıra bir gün bize de gelebilir. 

Yorumlar
zafer
17 Ağustos 2011 Çarşamba 01:25
öpöz
"adalet bir örümcek ağına benzer; zayıf sinekler yakalanır, güçlü sinekler deler geçer." ( Marcus Anthonius) ne yazık ki adalet anlayışımış roma döneminden beri hiç değişmedi. zayıfları ezip geçtik güçlüler beyler paşalar gibi yaşamaya devam etti. ne Ortadoğu'da ne Somali'de ne Kuzey Afrika'da paradigmanın düşman ilan ettikleri; ne haklarını savunabildi ne de savunmaya fırsat bulabildi. oysa insan hakları evrensel beyannamesini hazırlayan yine bu paradigmanın omurgasını teşkil eden medeniyet değil miydi. yıllardır Somali'de iç savaş hüküm sürüyor. öyle görünüyor ki yıllarca da sürecek. Afganistan' a Irak'a Libya'ya müdahale ederek demokrasi ve barış getirme sevdasında olan uluslararası güç neden Somali' ye barış ve demokrasi getirme fikriyatına sahip değil. bu yoksul insanları ölüme ve açlığa mahkum eden zihniyet nerede. İsrail'e tehdit oluşturmasın diye ortadoğuyu yeniden şekillendirmeye çalışan BOP mimarları Somali'de neredeler. bu insanlık ayıbı yaşanırken onlar nerede.. Devleti Ali Osmaniye yi üç yüz yıl sallaya sallaya yıkan vahşi Haçli zihniyetiyle dialog çalışmalarına giren ünlü kanaat önderleri... size sesleniyorum: Somalide bu insanlık ayıbı yaşanırken siz neredeydiniz. internasyonal demokratlar, ünlü hümanistler, hayvan hakları savunucuları, çevre koruma eylemcileri, sivil toplum kuruluşları.... aydınlar, düşünürler, kanaat önderleri...... binlerce insan iç savaştan, açlıktan, susuzluktan ölürken neredeydiniz. kimin yatağında rahat uyuyordunuz! İnternasyonel demokrasi tacirlerinin mi, BOP mimarlarının mı, yoksa silah tüccarlarının mı! kimin yatağında rahat uykunuza daldınız.
88.245.48.129
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim