En büyük gözdağı paketi: Dershaneler!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın önemli bir açıklaması: "1 Ocak 2014'ten itibaren dershanelerin ruhsatları yenilenmeyecek ve bu kuruluşlar artık yasal olarak Milli Eğitim sistemi içerisinde yer almayacak. "

Bu açıklamayı bazıları, dershaneler kapatılacak diye yorumlarken, birçok kişide, Dershaneler Milli Eğitim sistemi içinde yer almasalar da aynen bugünkü gibi çalışmaya devam edebileceği şeklinde yorumladılar.

İkinci görüşü savunan dostlarım bakanın açıklamasında dershaneler kapatılacak diye bir ifade yok, bunu da nerden çıkarıyorsunuz diyordu.

Bu açıklamayı bende dershaneler kapatılacak diye yorumlayanlardandım. Çünkü Dershanelerle ilgili bu yasa taslağı bir ölüm fermanı gibiydi,

Gerçi taslak halan çıkmadı, Bana göre, taslak çıkar aynen yasalaşırsa, dershane, etüt salonu, vb, hiç bir şey kalmayacak.

Ancak, başbakanın bu taslağı, aynı şekilde çıkaracağını düşünmüyorum.

Bunun seçimlere kadar elde tutulacak bir gözdağı paketi olduğunu söylemek istiyorum.

Beni tanımayanlar yine değişik değişik yorumlar yapacaklar, belki de beni bir cemaatin mensubu, ya da bir dershane patronu olarak değerlendireceklerdir.

Öncelikle eğitimci olup da bu paketi olumlu görenlere sesleniyorum;

Sevgili arkadaşlarım, vallahi bu konu eğitimle ilgili bir konu değildir, Bu konunun yoksul ailelerle de, fırsat eşitsizliği ile de, bir ilgisi yoktur,

Çünkü Dershaneler fırsat eşitsizliği yaratan kurumlar değil, eşitsizliği gideren kurumlardır.

Birde herkesin ağzına sakız yaptığı bir konu; Denildiği gibi Dershaneler okullardaki eğitimin zaaflarından dolayı ortaya çıkmamıştır,

Türkiye’de tüm liseler eğitimde eşit duruma gelse de, Dershaneler olacaktır. Herkes eğitimde eşit olsa da bir sıralamaya ihtiyaç vardır. Bu sıralama için, ya da iyi üniversite için, Dershaneye yine ihtiyaç vardır.

Aylar önce 22.08.2012’de “Ne olacak bu dershaneler” diye yazmış, girişim özgürlüğü Anayasa'nın teminatı altındadır demiştim,

Bunu sadece Dershanede çalışan öğretmenlerin mağduriyeti olarak görmemek gerekir. Buralarda çalışan öğretmenlerle kamu kurumlarında çalışan sözleşmeliler arasında hiçbir fark yoktur. Kamuda çalışan sözleşmeliler ne olacaksa dershanede çalışan öğretmenlerde aynı durumda olacaktır.

Burada asıl mağdur edilen öğretmenler değildir, istediği eğitimi alması engellenen öğrencilerdir. Birde girişim özgürlüğü engellenen dershane sahipleridir…

Yürürlülükte olan 1982 Anayasası'nın "Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti" başlıklı 48'inci maddesinde "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir" hükmü vardır. .

Dolayısıyla bu yasaklama açıkça Anayasa ihlalidir.

Hükümet söz konusu yasa taslağını çıkartmakta diretirse, bu iş artık yargının konusu haline gelir.

Dershaneleri yazdığım gün "Özel okullar” ne olacak diye sormuştum ve ardından da Özel okullarda birçok açıdan daha geniş imkânlara sahip oldukları için öğrencilerini daha iyi yetiştiriyorlar; o okullarda okuyan çocukların üniversite kazanma ihtimali daha yüksek oluyor. Bu da fırsat eşitliğine aykırı bir durum yaratıyor. “Öyleyse özel okulları da kapatalım” demiştim.

Kapatalım, benim için hava hoş,

Gerçekten AK Parti bu konuda ciddimidir, doğrusu bilmiyorum. . .

Ama bu yasaklama açıkça Anayasa ihlalidir. Onu da söylemeden geçemeyeceğim. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum