• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -3 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Emânetler ehline..

Ramazan Altıntaş

Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin sünnetinde, emaneti üslenme ehliyeti ve emanetin ehline verilmesi son derece önem arz eder. Çünkü emanet, korunması ve yerine getirilmesi gereken temel haklardandır. Hak sahibine hakkını, her işi ve görevi ehil olana vermek adaletle ilgilidir. Bu durum, emanetin kamu görevi ve liderlik anlamıyla kullanıldığı pek çok hadiste kendisini gösterir. Örneğin, Hz. Peygamber, Ebu Zerri’l-Gıffarî’yi bir göreve tayin ederken ona şunları söylemiştir: “O bir emanettir. Kıyamet gününde hakkıyla alan ve yerine getirenlerin dışındakiler için pişmanlık ve rüsvalıktır.” (Müslim “İmare” 16).

Âdil bir yönetim, eşitlik ve emanetleri üslenme ehliyeti ve bu ehliyetin kamu işlerinde gözetilmesi toplumsal düzenin sağlıklı işlemesinin olmazsa olmaz ilkelerindendir. Bu nedenle, Hz. Peygamber’den gelen rivayetlerde, bir toplumda emanetlerin ehline verilmeyip, ehil olmayanlara verilmesi kıyamet alametlerinden sayılmıştır. (Buhari “İlim” 2).

Kur’an’da geçen bir âyette bütün Müslümanlara emanet ve adalet konusunda duyarlı olmalarının gerektiği bildirilmiştir: “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor” (4/Nisa 58; 33/Ahzap 72). Bu ayetlerde geçen “emanet” kavramına sınırlandırıcı bir yorum getirmek doğru değildir. Genel manada emanet, korunması ve yerine getirilmesi gerekli bütün haklar demektir. Bunlar nelerdir? Allah-âlem, Allah-insan, insanla-insan arasında geçerli olan “her türlü emanet”lerdir. Çevrenin korunması haklarından, Allah’ın haklarına, bütün can taşıyan varlıkların haklarından insanla insan arasındaki ilişkilerden kaynaklanan haklara varıncaya kadar emanet, geniş bir anlamlar dünyasına sahiptir.

Hepimiz içinde yaşadığımız topluma karşı sorumluluklarımız vardır. Bu sorumlulukların başında vatandaşlık görevleri gelir. Bunlardan birisi de seçme ve seçilme hakkıdır. Önümüzdeki Pazar, yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Şehirlerimizin yönetimini kendilerine emanet edeceğiz.

Öte yandan, milli iradenin tam olarak tecelli etmesi için sandığa gitmek ve oradan çıkan sonuçlara rıza göstermek gerekir. Oy kullanmak da bir emanettir. Çünkü bir seçim yapacağız. Seçilen aday, belli bir süre bizi yönetecektir. Hz. Peygamber’in (a.s), “nasılsanız öyle idare edilirsiniz” kavli, bizim için yol göstericidir. İster seçilen, isterse seçen birisi olalım, hepimizin bu hakları yerine getirmede bir takım ölçüleri olmalıdır Bunun başında seçilecek insanların liyakati gelir. Ayrıca onlarda aklı kullanma, siyaset, ileri görüşlülük, fikir üretme, sosyal girişimcilik, beceri, kabiliyet, yetenek ve ufuk genişliği gibi nitelikler bulunmalıdır. Köy, mahalle ve şehirlerimizin geliştirilmesinde kültürel yönden tutun da çağdaş yapılanmalara varıncaya kadar hep yükselen bir grafik izlenmelidir. Seçeceğimiz insanlarda bu işe ehil olmaları kadar, bu milletin dinine, inancına, mefkuresine, medeniyet anlayışına bağlı olan insanlardan olmalarına da dikkat etmeliyiz. Çünkü vereceğimiz oy, sorumluluk yüklediğimiz insanın kar ve zararına, günah ve sevabına ortak olmamızı gerektirecektir.

Yerel seçimlerin şehrimize ve ülkemize hayırlar ve güzellikler getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim