• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 2 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Ekonomik göstergeler

Ufuk Karadavut

Türkiye 2013 yılının sonlarında yaşanmaya başlayan sert yolsuzluk ve rüşvet tartışmalarının ardından 2014 yılına daha kötü bir başlangıç yaptı. Özellikle ülke genelinde yaşanan güven bunalımı, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının çözülmesi beklenirken aksine olayı ortaya çıkaranların cezalandırılması hükümete olan güveni iyice sarstı. Özellikle “iyi denilen” ekonomik yapının aslında hiçte iyi olmadığını daha açık bir şekilde gördük. Bunun temel sebebinin cari açık olduğunu bütün ekonomistler söyledi. Halen daha söylemeye devam ediyorlar. Ancak dışarıdan gelen sıcak paranın etkisi ile bu pek fark edilmiyordu. Son zamanlarda sıcak paranın çekilmesi ile cari açık tehlikesi kendisini daha ciddi şekilde göstermeye başladı. Ülke içerisinde üretimden çok ithalata yönelik büyüme gayretleri sonu belirsiz bir konuma gelmemize neden oldu. Son günlerde etkili ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar ve hazırlanan raporlar ekonomik yapının ileride daha da kötüye gideceği yönündedir.

Dövizde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle son bir ayda Türk lirası döviz karşısında %25 değer kaybetti. Yani elimizdeki 100 liranın 25 lirasını kaybettik. Bu durumu görünce, acaba hükümet bu günleri gördü de memur sendikası ile anlaşıp enflasyon farkını memurlara özellikle mi vermediler diye aklımdan geçmiyor değil. Bir gecede anlaşma sağlandığı düşünülürse ve içinde bulunduğumuz havayı soluyunca insanın aklına her şey geliyor. Aslında gizli bir devalüasyon olmuş oluyor. Hükümet ne kadar yapmak istemiyoruz dese de devalüasyon hükümetin işine gelecektir. İthalata bir miktar fren konulmuş olur. Bununla birlikte Merkez Bankası’nın faizleri yukarı doğru çekmesi de etkili olacaktır. Önümüzdeki dönemde faizlerin biraz daha artırılacağını beklemek yanıltıcı olmayacaktır.

Dövizde bir miktar daha artışın olacağı görülüyor. Dediğimiz gibi aslında bu artış hükümetin hoşuna giden bir artış. Borsa ise oldukça sert düşüşler göstermektedir. Gerçi bizim gibi insanlar için borsanın pek bir anlamı yok. Borsada hisseler artsa da düşse de bizim gibiler için önem taşımıyor. Ancak Türk lirasındaki düşünün hız kesmemesi durumunda özellikle zayıf yapısı olan şirketlere büyük darbeler vuracaktır. Bu durumda da o şirketlerin kapanması ya da yabancı şirketlerin eline geçmeleri sağlanmış olacaktır. Döviz için ise biraz daha geniş etkileri olacaktır. Hemen her şeyimiz ithalat ile karşılandığından döviz artında her şey artacaktır. Bu arada ekmek dahi ithal ettiğimizi söylemek isterim.

Dünya Bankası da Türkiye’yi uyararak bir an önce ekonomiye çeki düzen verilmesi gerektiğini aksi takdirde kötüye gidişin hızlanacağını belirtti. Dünya Bankası yayınladığı Global Ekonomik Görünüm raporunda, Türkiye için 2014 ve 2015 büyüme tahminlerini Haziran 2013'deki raporuna göre aşağı yönlü revize etti. Dünya Bankası, Türkiye için 2014 GSYH büyüme tahminini yüzde 4,5'den 3,5'e, 2015 büyüme tahminini yüzde 4,7'den yüzde 3,9'a indirdi. Dünya Bankası ile birlikte Dünyaya yön veren kuruluşlardan Morgan Stanley de Türkiye beklentilerini aşağıya çekti. Uluslararası Para Fonu (IMF) de "Türkiye: Dengesizlikleri Artırmadan Büyümeyi Canlandırma" adlı araştırmalarında içinde bulunulan yapıda sürdürülebilir bir büyümenin mümkün olamayacağını belirtti. Ayrıca Dünyaca tanınmış pek çok ekonomistte Türkiye üzerine yaptıkları değerlendirmelerde ekonomik yapının kırılganlığını artarak devam ettiğini yönünde açıklamalar yapıyorlar.

Kim ne açıklarsa açıklasın bize ne diyebilirsiniz. Ama öyle olmuyor. Yabancı yatırımcı bekliyorsanız bu tür konuşmaları, raporları ve değerlendirmeleri dikkate almak zorundasınız. AKP hükümeti üzerine yapışmış olan iddialardan kurtulmak zorundadır. Kurtulmadığı sürece ekonomik belirsizlik devam edecektir. Bunun yolu bürokratları, polisleri, hâkimleri ve savcıları görevden almak değildir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ankaralı
01 Şubat 2014 Cumartesi 11:21
belki
söylediklerinde doğruluk payı mutlaka var ancak bu savcı ve polisler,işadamları ananascılar(bu olaya karışan mücahitler!)bu kadar masum değiller.
88.230.222.162
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim