• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -5 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Eğitim Şart!!!

Sami Gediz

Başarı onu arzulayan ve ona hazır olana gelir. Başarı aşk gibidir. Hayatınızın aşkını bulmak için nasıl bir çaba harcıyorsanız, peşinde koşuyorsanız, başarı içinde arzulayacaksınız ve onun peşinde koşacaksınız. Ülkemizde yıllardır süregelen ve devam eden eğitim problemlerini bugün ele alacağım.

 

Türkiye’de istatistiklere göre okuma yazma bilmeyen yaklaşık 3.8 Milyon insan var. Danimarka’nın nüfusuna baktığımız zaman 5.4 Milyon. Marifet nüfusta bitmiyor. Okumayan nüfusa baktığımızda, bu yazıyı okuyanların iki katı çalışıp, emek harcayıp bu açığı kapatmaları gerekiyor. Yâda eğitim sistemimizi komple gözden geçirmemiz şart.

 

Yapılan bir araştırmaya geçelim. 15 yaş öğrencilerin 65 ülke içerisindeki sıralaması bir araştırma ile istatistiğe döndürülmüş. Türk öğrencilerimiz Fen Bilimlerinde 43. sırada, Matematik’te 44. sırada, Okuma yeterliliği (kendi dilinde okuduğunu anlama) 42. sırada, Genel ise 45. sırada yer alıyoruz. Ne kadar acı bir istatistik olduğunun hepiniz farkına vardınız. Bu istatistiklere dayanarak konuşmak gerekirse Fen Bilimlerinde 43. sırada olan çocuk sizi dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisine sokabilir mi? Matematikte 44. sırada olan çocuktan çok şey beklemenin bir anlamı yok. Ama bu çocuğun suçu değil, sistemin suçudur.

 

Almanya, 1,5 milyon Türk içerisinden dünya çapında futbolcu yetiştiriyor da siz neden 78 Milyon ülkeden dünya çapında isim yapacak oyuncular yetiştiremiyorsunuz? Çünkü sistem bizi bozuyor. Arda örneğini verenler olacaktır. Fakat bu tek isimlerle kalmamalı, yükselerek devam etmelidir.

 

İleri teknoloji ihracatı ile ilgili ülkemizin düştüğü durumu da aktarmak istiyorum. 2000 yılı verileri ve 2013 yılı arasında ki verilere bakalım. Çin 2000 yılında 41.7 Milyar dolar olan ihracatını 2013 yılında 560 Milyar Dolara çıkarmış, Kore ise 54.3 Milyar dolar olan ihracatını 130 Milyar Dolara çıkarmış. Peki Türkiye ne yapmış. Türkiye 2000 yılında 1 Milyar Dolar olan ihracatımızı 2013 yılında 2.2 Milyar Dolara çıkarmışız. Şu istatistik rakamlara baktığım zaman gerçekten bizim daha kırk fırın ekmek yememiz lazım diyorum. Bu istatistikler tamamen kaynaklı ve Dünya Bankası verileridir.

 

İstanbul Sanayi Odası her yıl Türkiye’nin en büyük 500 şirketini açıklıyor. Bu şirketleri analiz ettiğimiz zaman en düşük teknolojili üretim yapan 186 firma, düşük teknolojili seviyede üretim yapan 163 firma, orta teknolojili 109 firma, sadece 12 firma ise yüksek teknolojili mal üretiyor. İleri teknolojiye geçmemiz ve bu istatistiklerde üst sıralara çıkmamız için öncelikle eğitimde sınıf atlamalıyız. Fen Bilimlerinde, Matematik’te ve okuma yeterliliğinde ne zaman ilk 10’un içerisine girersek o zaman yükselişe geçmeye başlayacağız. Eğer başaramaz isek 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinin içerisine girmek sadece hayalimizde kalır.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim