• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Konya 3 °C
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru

Eğitim İlgi İster…

Suat Yıldırım

İçi boş dışı görkemli üniversitelerimiz. Her geçen yıl aynı fakülteleri içinde barındıran sayısız hizmet binaları. Artık bu binalara ulaşılması hiç de güç değil.  Seksen bir vilayet de görebiliyoruz. İllerle sınırlı kalmayıp ilçelerde de görmek mümkün. Bununla da yetinmeyip Açık Öğretim Sistemi’nde de karşılaşabiliyoruz. Ülkenin, şehrin gelişmesi için elbette eğitim şart. Kaliteli olup, karanlıkta kalanları aydınlığa çıkaracaksa…

 Sayılarının artmasıyla her geçen yıl fakültelerde ki bölümlerin puanları da düşmektedir. Buda kalitesiz, bilgisiz, yarına dair hayalleri olmayan öğrenci modelinin yerleşmesidir. Aman sıralarımız boş kalmasın. Sayısal bir bölüm okuyan üniversite öğrencisi düşünün. Sınavdan çıkıyor bölme işlemini yapamadığını gülerek anlatabiliyor. Vah! Vah!

Bu durum eğitim kalitesinin düştüğünü gözler önüne seriyor. Komplo teorilerinin yerine gerçekleri aramalıyız. Gayemiz binlerce öğrenciyi sıralara oturtmak mı? Yoksa gerçekten kaliteli öğrenci yetiştirmek mi?

 Üniversite temel atma işine artık dur demeliyiz. Vakit geçmeden içindeki eğitimci ve öğrenciye önem verilmelidir. Yoksa kafamızı çamurdan kurtaramayız. Artık okumak isteyen, ileriye bakan, hayalleri ve hedefleri olan okumalıdır. Öğrenci ders dinlemek için sınıf da oturacak yer bulamıyor. Sıranın en arkasında oturan öğrenci öğretim görevlisini anlamıyorsa sorun vardır. İşte alt dudağımızı ısırmanın zamanı gelmiş demektir.

 Şu anda üniversitelerin en fazla ihtiyaç duyduğu konu diyalog…

 Öğretim görevlisi ve öğrenci arasında ki iletişim kopukluğu…

 Bir arada olunmaması…

 Samimiyetin olmamasıdır…

 Öğretim görevlilerin öğrencilerin bilgisiz olduğundan sitemliler. Bunun sorumlusu kim? Elimizi vicdanımıza koyarak cevap verelim. Hakkıyla dersini anlatan kaliteli bir öğretim görevlisinin karşısında da daima hakkıyla ders dinlemeye ve öğrenmeye istekli bir öğrenci görmek mümkündür. Öğrenciye yol gösterici dersine giren öğretim görevlisidir. Karşılıklı konuşmadan, düşünme fırsatı vermeyen sadece söylediklerimi yazın diyen hocanın ayıbıdır. Robotlaştırılırdık. Artık düşünmez, tepki vermez olduk. Korkmayalım! Karşılıklı konuşmaktan, tartışmaktan zarar gelmez. Tam aksi ne zaman ki düşünüp, tartışıp, fikirlerimizi rahatça söylersek o zaman üniversiteler gelişecektir. İnsan gelişecek, şehir gelişecek, ülke gelişecektir.

 Eğitimin suyu çıktı. Hepimiz bunun farkındayız. Ama seyirci kalıyoruz. Ne zamanki mezun olup, iş bulmadığımız da o zaman dizimize vuruyoruz. Dershaneye gitmesini tavsiye ediyorsak, hepimiz başımızı önümüze eğip utanalım. Bu öğretmek istemediğimizi ve öğretemediğimizi gösterir. Öğrencilerle yakından ilgilenmiyoruz. Bunun vebalinden vallahi kurtulamayız.

 Bina yapıp, başına hoca koymakla bu eğitim yürümüyor. Kendimizi ne zaman ki onların içinde bulursak o zaman derde deva olunacaktır. Bu şehrin üniversitelerinde ki öğretim görevlileri(hocaları) öğrencilerin arasında olmalıdır. Mesele öğrenciler hocalarını hocalar da öğrencilerini tanımasıdır. Bunu da aylık söyleşilerle, konferanslarla bir arada olunarak sağlayabiliriz. Mesele eğitimse ego söz konusu bile olamaz.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim