• BIST 98.480
  • Altın 229,199
  • Dolar 5,7912
  • Euro 6,7100
  • Konya 21 °C
  • Bakan Albayrak: Yeni Hal Yasası geliyor, komisyonculuk tarihe karışacak!
  • Dolar 2 ay sonra o seviyenin de altına düştü!
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü
  • Bakan Albayrak: Yeni Hal Yasası geliyor, komisyonculuk tarihe karışacak!
  • Dolar 2 ay sonra o seviyenin de altına düştü!
  • Tespit edilmiş 5 FETÖ kriteri var ama  hala İl Emniyet Müdürü

Eceli Gelen Almanya

Derviş Argun

16 Nisan Referandumuna dönük kampanyalar devam ediyor. İtiraf etmeliyim ki halkımız,  olağanüstü bir olgunlukla  götürüyor. İster" evet" cephesi olsun ister "hayır" cephesi olsun,  halkımızdan her iki taraftı da temsil eden kesimler, şu ana kadar abartılı ya da acıtıcı bir sürecin içinde olmadılar.  Bu Türkiye'deki siyasi bilincin geldiği noktayı işaret etmesi açısından çok önemlidir.

Hayır'cı cephenin önde gelen kimi siyasileri ya da sözde toplum önderleri" gezici bir ruh" oluşturma çabasına girseler de milletimiz onların bu taleplerine dönüp bakmadı bile. Bu durum bir yönüyle agresif, çatışmacı ve militarist siyasi sürecin sonunun geldiğini de gösterir. HDP ya da HDP'leşmiş CHP yönetimi, kendine çekidüzen verip milletin talep ettiği siyasi dil ve üsluba dönmezse bir sonraki seçimlerde yok olma ihtimalini masalarında bulabilirler.

Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye'de yaşadığımız sessiz devrim, neredeyse tüm kesimlerin bir ucundan tuttuğu ve omuz attığı bir başarının öyküsüdür. 2003 itibariyle seksen yıllık olan ve cumhuru yok sayan Cumhuriyet döneminde bu kesimlerin tamamı olağanüstü mağduriyetler yaşamıştır. Yok sayılmalar, ötelenmeler, öteki görülmeler, kamu imkanlarından  istifade edilmelerine bile isteye mani olunmalar bu kesimlerin omuz omuza olmasına sebep olan durumlardı. Yani yaşananlar, acının bertaraf edilmesi üzerine kurulmuş bir ortaklaşmada yükseltildi. Bu, sürecini tamamlamış ve değişimin değişime ihtiyaç hissettiği bir evreye gelip dayanmıştır. Yani artık acının bertaraf edilmesi değil, toplumsal ortak menfaat paydasının büyültülmesi evresine geçilmiştir.

İşte 16 Nisan referandumu, bu yönüyle değişimin yeni bir  değişime dönüşmesinin miladıdır. Yani bu tüm siyasi, ideolojik ve hatta dini ve mezhebi hassasiyetlerin de ötesinde ama tüm bu  farklılıkları ortak bir paydada buluşturacak derinlikte bir içeriğe sahiptir. Bu içeriği kavramayanlar ya da bu içeriğin etkin olması ile etkinliğini kaybedecek olanlar maalesef çok yüzeyel bir söylemle "hayır" cephesinde olmaya devam ediyorlar.

16 Nisan referandumuna dönük panik,  başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinde, içerideki hayır'cı kesimden daha yüksek. 15 temmuz darbe girişimine verdikleri desteğin hesabı henüz masada dururken arsız bir şekilde 16 Nisan referanduma dönük açık taraf oldular. Son yüzyılda paramparça ettikleri İslam coğrafyalarına, demokrasi, fikir özgürlüğü ve insan hakları gibi kavramları pazarlayan ve bu kavramların yerleşmesi için milyonlarca insanı katleden batı, şimdi kendi kumdan kulesini yıkıp yerine kendi ortaçağının şatosunu dikme peşinde. Milyonlarca Türkiye vatandaşının yaşadığı AB ülkelerinde bakan düzeyinde bile evet toplantısını salon ya da alanda yapmak yasakken, Türkiye'ye kast eden tüm yapılar, omuzlarında silahları, üzerlerinde üniformaları ile hayır mitingleri düzenleyebiliyor. Bu, batının kaybettiği maçı, terörize ederek  erken bitirme çabasını ele vermektedir.

Daha önceki yazılarımda da vurgulamıştım. Batı büyük bir hesaplaşmanın hazırlığını yapıyor. Düşmanlığını bu kadar alenileştirmesi, dostluğumuza verdiği değeri gösterir. AB ülkelerindeki neredeyse 7 milyona yaklaşmış Türkiye vatandaşı ile 50 milyonu bulmuş Müslüman toplum,  bizim en büyük silahımızdır. onların tamamını kuşatan ortak bir dil ve bu dilin ürettiği eylem biçimi, Almanya'yı  kapımızın önüne getirmekle kalmayacak bir de diz çöktürecektir. Tüm bunları bilen Almanya, 16 Nisan referandumu öncesi ecelinin yaklaştığını görüp  ölümünden önceki son darbeyi, bize vurmak istiyor.

Türkiye olarak içimizdeki kimi kesimlere rağmen tüm Ortadoğu, Afrika ve Asya  coğrafyasının farklılıkları bir yana bırakarak batıya ve onun sömürü düzenine karşı bir ve birlik olmanın kavgasını vermeliyiz. Mezhebi ve meşrebi taassuplarımızın bizi çatıştırmasına izin vermeyecek bir duruşa ihtiyacımız var. Farklılıklarımızın bir çatışma biçimi olarak dile getirilmesinin önünü açmayalım. Bunu yapan isim ve kesimlere hiç olmazsa konjonktürel olarak izin ya da pirim vermeyelim. Konuşarak çözeceğimiz meseleleri çatışarak çözmemizi teklif edenler kim olursa olsun ipi bilerek ya da bilmeyerek ABD ve batının eline geçmiş zavallılardır. Umudumuz, bizi birbirimize yok ettirerek kendilerine varlık üretmeye çalışan batının, artık içimizde birbirimizi öldürmenin erdeminden bahsedecek beyinsizler  bulamamasıdır. O günler geldi mi hiç şüpheniz olmasın, batı batmaya mahkumdur.

Bilelim ki 16 Nisan, sadece  referandum değil, onun çok ötesinde değerler taşımaktadır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
goca gonyali
08 Mart 2017 Çarşamba 12:05
12:05
meral aksener . canakkalede. konusurken elektrigi kesen ümit özdaga Salon vermeyen sinan ogan in mitingine müsade etmeyen almanyayi kiniyorum
213.33.97.196
eşşükr
08 Mart 2017 Çarşamba 09:19
09:19
Ak partinin liderinin bu ülke adına verdiği mücadelenin taçlandığı bir tarih olacak 16 nisan Almanya ve Avrupa ülkelerinin iiki yüzlü tutumu mücadeleyi küreselleştirecek inancı taşiyorum,bü küresel mücadele ancak ilk defa birlik adayı bir ülke tarafından yapılıyor yazar ve bu mücadeleyi veren herkesi tebrik ediyor muvaffakiyetler diliyorum
212.175.167.194
yanar
06 Mart 2017 Pazartesi 23:14
23:14
Almanya ayıp ediyor... Kınıyoruz...Ama Almanya'nın yaptığının belki 1oo katı baskıyı Akp yapıyor ülkemizde... İşte bu yüzden hayır diyeceğiz... Umarız Almanyanın tutumu Akp ye basın özgürlüğünün değerinigösteriri.. Gazeteciler özgür kalır.
176.240.62.173
Suat
06 Mart 2017 Pazartesi 15:39
15:39
Sayın yazar çok ufuk açık bir yazı olmuş, eline ve yüreğine sağlık
78.186.230.119
gonyalı
06 Mart 2017 Pazartesi 10:26
10:26
"Eceli gelen Almanya" mı? Hadi işini bitirin Almanya'nın :) Sizin söylevleriniz demagojiden bir adım ileri gidemez. Hadi bitirsenize Almanları. İnin mersedes arabalardan :)
46.196.131.27
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim