Dünyayı kurtarmak out

Dünyayı kurtarmak out Takkeli Dağ’a ağaç dikmek in


 Eskiden gece yarılarına kadar dünyayı kurtarır, uykumuz gelince de gider evimize uyurduk. Ertesi gün damağımızda evvelki gece yapılan muhabbetin tadı olurdu. Bir davamız vardı; Türkiye bile dar gelir koca dünyayı kurtarır, kendimize göre değiştirirdik. Asla şahsi menfaatlerimiz olmazdı, olamazdı…

Zamanla dünyayı değiştirmenin zorluğunu görüp, şimdilik kaydıyla Türkiye’yle yetinmeye karar verdik. Ülkemizi değiştirmeliydik evvela. Kendimizi değiştirmeyi es geçip ülke meselelerine kafa yorduk…

Herkes refah içinde yaşamalıydı ve bunun da yolu belliydi…

İmkanlar birleştirilmeli, güçlü hareket edilmeliydi. Parası olanlar parasını vermeli, parası olmayanlar zamanını…

Zenginlemek, lüks arabalara binmek hayal bile değildi. Para önemsizdi. Kimde varsa ötekine veriverirdi…

Moda takip etmek için değil, ayıplamak içindi…

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindik…

Görev istenmez verilirdi…

Ama…

İçimizden uyananlar oldu, görevi aldılar…

Söke söke alanlar oldu bu zor görevi…

Rakipler çıktı, onları mahvederek oldu…

Kimi bi yerlere başkan oldu, kimi Ankara’lara vekil…

Kimisi, ihale almayı, para kazanmayı öğrendi. Yüzde ile iş bitirenler peydah oldu…

Çok şeyler unutuldu…

Vermek, paylaşmak, halini sormak…

Artık benim payım nerede denmeli, hesaplar iyi tutulmalı…

Dava denen şey, mahkemelerde olur…

Para ise kiminse onun…

Her şey karşılıklı, al gülüm ver gülüm…

Hatta biri sana bişey dese, iyi mi dedi, kötü mü diye fazla düşünmemeli. Duymayıvermeli gerekirse. Duvara söylense çatlar, sana söylüyorum kandıralı dense bile yönünü dönüp gitmeli…

Eskinin fazilet mücadelesi verenleri, bugün saadetlerini düşünmeli, ak akçenin kara günler için olduğunu bilmeli. Ya değilse hepten kara kışta kalınabilir…

Siyasetin zorla kurban seçtiği koca bir yalan. O bir meslek ve iyi ekmek var…

İyi ama herkese yetecek kadar yer yok…

Beklenmeli, bir açık veren olursa üzerine atlanıp yerine geçilmeli…

Çok bekledik, sıra gelmedi diyen varsa…

Vakıflara, derneklere koşsunlar. Oralarda da siyaset var…

Hangi dağa ağaç diksek, çiçekleri ne renk seçsek…

Diyeceğim, dünyayı kurtarma görevi biteli çok oldu. Şimdi en mühim meselemiz Takkeli Dağ’a kaç bin ağaç dikmeli, cinsleri, boyları, renkleri ne olmalı…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum