• BIST 82.340
  • Altın 148,165
  • Dolar 3,7991
  • Euro 4,0618
  • Konya 3 °C
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor

Dua etmek

Ufuk Karadavut

Dua etmek bir isteme şeklidir. Ama ne yazık ki bizler toplum içinde dua değil beddua eder hale geldik. Dua ederken sadece mal mülk ister olduk. Halbuki duanın neler getireceğini ve neler götüreceğini hiç anlamadık. Duanın gücünü hafife aldık. Asıl ağırlığını anlamak işimize gelmedi. Gerçeklerden kaçtık. Sonuçta dua etmeyen bir toplum olduk. Dua sadece el açmak ile yapılmaz. Dua her şeyle yapılır. Adaba uygun yürümek, adaba uygun konuşmak, adaba uygun yemek te aslında birer duadır. Ticarette doğru olmak, aldatmamak, yalan söylememek, ahlaksızlık yapmamak, başkasının malına kötü gözle bakmam ki başkasının namusuna göz dikmemek, haram yememek hap duadır. Ama dua etmeyi unuttuk.

Dua etmek demek sadece el açıp amin demek sennettik. Geri kalan asıl önemlileri ihmal ettik. Sonuçta da duasız bir toplum olduk. Duasız bir toplumda fikirsiz, zikirsiz, helali haramı olmayan zihniyetli insanlar türedi. Etiketi Müslüman’dı ama yaptıkları İslamla ve Müslümanlıkla alakası yoktu. Onları kimse eleştiremezdi. Çünkü eleştirenler hemen kafirlikle din düşmanlığı ile suçlanırdı. İftira atmak, başkalarını karalamak, yapılanları görmezden gelmek ve ne olursa olsun kazanmak fikri bu kişilerin iliklerine kadar işlemişti. Asıl sıkıntı yaptıkları bunca ahlaksızlığı Allah adına yapmalarıydı. Ama kimsenin umurunda olmadı. Çünkü onlarda Allah adına aldanıyorlar ve bunu da çok iyi biliyorlardı. Allaha dua etmek yerine bu kişilerden yardım istemeye başladılar ve dualarında içeriği değişti. Kabul edilip edilmediğini kimse bilemez ama karnı bir şekilde doyanlar ve kazancın nereden geldiğine bakmadan yiyenler dualarının kabul olduğuna inandılar. Sadece kendilerini kandırdılar. Bunun farkında olup olmadıkları tam bilinmiyor ama farkında olduklarına inananlardanım.

Duanın gücüne inanmak gerekiyor. Dua hemen her kapıyı açabilecek güce sahiptir. Ama yeter ki duayı nasıl yapacağımızı ve kime kimin için dua edeceğimizi bilelim. Yoksa birilerinin göz göre göre bizleri aldatmasına ses çıkarmamış oluruz. Sorumluluktan asla kurutulamazsınız. Kendinizi kandırırsınız. Daha ötesi yok.

Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok sayıda koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, Müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, 'ateş' ister. Ancak maksadı başkadır.

“Belki yemek verirler” diye gitmiştir. Adam, kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez. Kadıncağız, bir daha gidip 'ateş' ister. Yine eli boş döner. 
Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.

Yetimcik, annesine yalvarıyor: 
— Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer bir şey verirler. 
Kadın ağlamaklıdır: 
- Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum. 
Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. güzel bir 'Sofra' hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip, dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor: 
- Ya Rabbi! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram et! Onu imanla şereflendir! 
Ardından; 
- Âmiiiin! sesleri yükselir. 
O anda, kalbi döner ateşperestin. Ve 'Şehâdet'i getirip imanla şereflenir. Nitekim Sadaka, belâyı önler. Ama dua, kaderi değiştirir! Buyurmuştur büyüklerimiz.

İşte size canı gönülden yapılan bir dua örneği. Kaçımız bu şekilde dua ettik. Ya da böyle bir dua bizim için yapıldı. Hatırlayanınız var mı?. Eğer hatırlamıyorsanız uzun süredir gerçek anlamda bir dua almamışız demektir. Hemen bir yolunu bulun ve gerçek dualar almaya bakın.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim