• BIST 73.391
  • Altın 133,043
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Konya -1 °C
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Vatandaşı canından bezdirmişti! Artık dört yıl cezası var
  • Başbakan Yıldırım: 80 bin KOBİ'ye mali kaynak sağlanacak
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Vatandaşı canından bezdirmişti! Artık dört yıl cezası var
  • Başbakan Yıldırım: 80 bin KOBİ'ye mali kaynak sağlanacak

Doğumunun 90. yılında Necmettin Erbakan (2)

Salih Sedat Ersöz

Koalisyon hükümeti başbakanı olarak görevde olduğu 1996-1997 arası 1 yıllık dönemde Türkiye ekonomisi %7,5 oranında büyümüş ve Türkiye'nin GSMH'sı dünya toplamının binde 11,96'sınden binde 12,37'sine yükselmiştir. Yapılan reformlar arasında, kamu kuruluşları arasında havuz sisteminin kurulması ve gelişmekte olan halkın çoğunluğu Müslüman ülkelerden 8 tanesini biraya getiren D8 oluşumu gösterilebilir.

Yapay olarak oluşturulan Laiklik ve Atatürkçülük tartışmaları sonucunda, "post-modern darbe" olarak adlandırılan 28 Şubat Süreci ile Erbakan istifa etmeye zorlansa da bu teşebbüs ilk etapta başarıya ulaşamamıştır.

21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, "Laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği" iddiası ile Refah Partisi'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.

salih-abi-2187-1.jpg

Dava devam ederken, beşli çete başta olmak üzere STK’ ların, tüm  basın yayın organlarının, yüksek yargının, TSK’yı ele geçiren cuntacı grubun ve de bunlarla birlikte hareket eden Cumhurbaşkanı Demirel ile muhalefet partilerinin bitmek bilmeyen baskılarına, koalisyon ortağı DYP’ den istifa ettirilen 40 kadar milletvekili de eklenince Erbakan, başbakanlık görevini Tansu Çiller'e devretmek amacıyla 18 Haziran 1997'de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e istifasını sundu.

Cumhurbaşkanı Demirel ise yeni hükümeti kurma görevini, DYP genel başkanı Tansu Çiller'e değil, Mesut Yılmaz'a verdi. 55. Hükûmet (ANASOL-D) Mesut Yılmaz'ın liderliğinde Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Türkiye Partisi koalisyonu ile kuruldu ve 28 Şubat’ın bütün kararlarını eksiksiz uyguladı.

Açılan kapatma davası sonunda Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 1998'de Refah Partisi'nin kapatılmasına ve aralarında Erbakan'ın da olduğu 6 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesine karar verdi.

Erbakan, yasaklı olduğu için resmi olarak olmasa da, RP’ nin kapatılmasından sonra kurulan Fazilet Partisi (FP) ile FP’ nin de kapatılmasından sonra kurulan Saadet Partisinde (SP) siyasi faaliyetlerine devam etti.  Bu arada 23 Ekim 2005 tarihinde eşi Nermin Erbakan vefat etti.

19 Ocak 2011'de  ayağında nükseden damar iltihabı rahatsızlığı sebebiyle hastanede yoğun bakım altına alınarak bir süre tedavi görerek taburcu edilmesinin ardından, kısa süre sonra solunum ve kalp yetmezliği rahatsızlığı sebebiyle kaldırıldığı Ankara'daki Güven Hastanesi'nde yoğun bakım altında uygulanan tüm tedavilere rağmen solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011 sabahı saat 8.50'de koroner arter rahatsızlığı sonucu şuurunu yitirerek komaya girmiş, saat 11.40' da da doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetmiştir.

Vasiyetine uygun olarak resmi devlet töreni tertip edilmemiş ve 1 Mart 2011 Salı günü önce Ankara'da Hacı Bayram Camii'nde sabah namazını müteakip cenaze namazı kılındıktan sonra, cenazesi İstanbul'a getirilerek öğlen namazını müteakip Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrasında Zeytinburnu Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Mezarına, sevenleri tarafından Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden getirilen topraklarla birlikte Kudüs, KKTC ve Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç'in mezarından getirilen topraklar serpilmiştir.

Cenaze merasimine Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, Genel Başkanlar, Bakanlar, Milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları, Büyükelçiler, Belediye Başkanları ve partililerin yanı sıra 60 ülkeden cemaat ve hareket liderleri ile temsilcileri katılmış, cenaze namazı iki milyonu aşkın kişi tarafından kılınarak, naaşı aile kabristanın da bulunduğu Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Tasavvufi yönü:

Necmettin Erbakan, ilk İslami tahsilini çok kültürlü ve şuurlu olan ailesinden almıştır. İslami hassasiyetlere riayet eden ailede yetişmesi, onun daha çocuk yaşta dini vecibelerini yerine getirmeye başlamasına vesile olmuştur.

Henüz 17 yaşında iken, Gümüşhanevi dergahı şeyhi Hacı Hasip Efendiye intisap etmiştir. İTÜ’de okurken Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı hocaefendiden Arapça ve Hadis dersleri almıştır. Lise ve Üniversite hayatı çeşitli hocalarla sohbet ve ders halkaları içinde geçmiştir. Fatih Camiinde ders aldığı hocalardan biri de Hüsrev Efendidir.

Hacı Hasip Efendinin 1949 yılında vefatından sonra yerine gelen Abdülaziz Bekkine Efendiye intisap etmiştir. Abdülaziz Bekkine Efendinin de 1952 yılında vefatından sonra Mehmet Zahit Kotku hoca efendinin elini öperek kendisine intisap etmiş ve Mehmet Zahit efendinin 1980 yılındaki vefatına kadar beraberlikleri sürmüştür.

Gümüşhanevi dergahının bu üç değerli şeyhi, Necmettin Erbakan’ı bir mücevheri işlemek üzere birbirlerine devretmişlerdir. Erbakan, intisap ettiği Gümüşhanevi dergahında kendisine öğretilen ibadet ve zikir usullerini hayatı boyunca aynen devam ettirmiş ve almış olduğu tasavvuf terbiyesi ile İslami esasları hayatının her safhasında uygulamıştır.

Onun son günlerinde söylediği şu sözü hayatının gayesini özetlemeye yeter: “Hayatımın her safhasında ne yaptımsa Allah’ın rızasını kazanmak için yaptım.”

Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Rabbim, Erbakan hocamız ve tüm Allah dostları ile cennetinde beraber etsin İnşaallah… Sağlıklı ve mutlu yarınlar efendim. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim