• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Doğu Türkistan İçin

Ufuk Karadavut

Çin hükümeti 1949 yılından beri işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan Cumhuriyeti ve burada yaşayan Türklerin insanca yaşamaları için gerekli olan koşulların sağlanması için yeterli çalışma hiç yapılmamıştır. Günümüzde de yapılmamaktadır. Sadece birkaç içi boş söylem ve anlamsız birkaç gösteri dışında hiçbir çalışma yapılamamaktadır.  Aslında Doğu Türkistan’da yaşananların seyredilmesi ve sessiz kalınması aydın sınıfımızın, bazı yöneticilerimizin, halka yön verdiğini ifade eden sivil toplum kuruluşlarının ne kadar ikiyüzlü ve münafıkça iş yaptıklarının da bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Dünyanın bilmem neresindeki insanlar için adeta bir yerlerini yırtanların Türk olunca sessiz kalmalarını aslında çok iyi anlıyoruz. Onlara göre Türk Müslüman değildir. Bunu çok iyi anlıyoruz. Anlara göre Türk insan bile değildir. Türk’ün ne olduğundan ziyade dertler ne olması gerektiği yönündedir. Türklerin dünya yüzünden tamamen silinmesi ve yok edilmesi aslında bilinçaltlarında yer etmiştir. Fırsat buldukça bunu dışa vurmaları, söylevleri ve davranışları ile ortaya koydukları gerçekler bizlere her şeyi söylüyor. Böyle yaptıkları için Çin gibi içi kin dolu olanlar ellerine her fırsat geçtikçe Türk katliamı yapmaya devam ediyorlar. Susmak aslında onaylamaktır. İçimizdeki Türk düşmanlarının susmaları da Türklerin katledilmelerine karşı duydukları sevincin göstergesidir. Sizleri Allaha havale ediyorum. Allah sizleri ve sizin gibi düşünenleri bildiği gibi yapsın…

            Şimdi Kırşehir Türk Ocaklarının Konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamayı sizlere vermek istiyorum. Söylemek istediğim çok şey orada zaten var. Herkesin duyması ve bilmesinin faydalı olduğuna inandığım şeyler. Yönetim Kurulu Adına Açıklamam Yapan Başkan Süleyman Doğan şunları söylüyor; “Aaahh Türkistan ahhhh… Vaaahhh Doğu Türkistan vahhh… Ata yurdu, baba ocağı, ana kucağı… Doğusu batısı yok aslında. Türkistan Türkistan’dır. Bölmek için beynimizde, belleğimizde, hatıralarımızda, hafızamızda yön adıyla birlikte anmamızı istediler. Türkistan Türkistan’dır. Doğusuyla da Türkistandır batısıyla da Türkistan’dır. Türklüğün efsaneleştiği yerdir Türkistan. En sağlam köklerimizin hala sapasağlam tutunduğu toprakların adıdır Türkistan. Bu yüzdendir ki yüzyıllardır süren zulümlere, baskılara, eziyetlere, işkencelere; yalnızlaştırma, sindirme, ezme ve yok etme politikalarına karşın Türkistanlılar, damarlarında akan kanın hakkını vererek dimdik ayakta durabilmektedir.

Nüfuzu altında bulundukları devletin; varlıklarını bile yok saydığı, hatta dünyaya yok olarak ilan ettiği, gerçekten yok edebilmek elinden gelen her şeyi yaptığı halde ayaktalar. Yaşıyorlar ve direniyorlar. Kimsesizler. Ellerinden tutan ve tutabilecek hiç kimse yok. Feryatlarını duyabilecek hiçbir yer yok. Çaresizler. Ama varlar. Türk oldukları için varlar. Türk oldukları için ayaktalar ve Türk oldukları için hem o devlete, hem de dünyaya meydan okuyorlar. Sessizce… Var olduklarını duyurabilmek için… Affet bizi Türkistan... Bastırılmış varlığının, kapatılmış ağzının feryatları çok derinlerden ince birer çığlık olarak gelip yüreğimize oturuyor, kalbimizi deliyor, dizlerimizin bağlarını çözüyor, tüm vücudumuzu felç ediyor. Ama biz bir şey yapamıyoruz. Affedin bizi Türkistanlılar… Oradasın, işte oracıktasın ama biz sana el uzatamıyoruz. Koşamıyoruz yanına… Dertlerine çare, yaralarına merhem olamıyoruz. Oysa aynı vücudun parçasıyız. Sana zulmedildikçe biz de burada feryat ediyoruz. Sana yapılan işkencelerde bizim de yüreğimiz dağlanıyor.

Zaman zaman isyan ediyoruz kendimize ve çaresizliğimize. Ulaştırmıyorlar bizi size. Ulaşamıyoruz… Kalakalıyoruz öylece…  Ve elimizde tek bir şey kalıyor. Avuçlarımızı gökyüzüne kaldırmak ve Rahmanu’r-Rahim olan Rabbimizin merhametine sığınmak. Ey Türkler!.. Bu kanı damarlarında taşıyan her bir insanoğlu!.. Dünyanın neresinde yaşıyor olursanız olun. Rahmetin sağanak sağanak yağdığı bu mübarek ayda ve bu mübarek günlerde; kaldırın avuçlarınızı gökyüzüne, eğin başınızı yere, gözyaşlarınız sel olurken dua edin Doğu Türkistanlı kardeşlerimize. Dua edelim Türkistan’a. Umulur ki Rabbim, Kahhar sıfatıyla bu zulmü yapanları kahredecektir. Müslümanlar için çok özel olan bu mübarek Ramazan ayında, Doğu Türkistanlı Müslüman-Türk kardeşlerimize zulmeden Çin’i kınıyor, Kırşehir Türk Ocakları olarak Mısır’a Filistin’e, Suriye’ye, Kobani’ye gösterilen hassasiyetin Doğu Türkistan’a da gösterilmesini temenni ediyoruz… Saygılarımla….”

            

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim