• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Konya 13 °C
  • Yeni haftada serin ve yağışlı hava etkili olacak
  • Sarıeroğlu: Kamuda taşeron olmaması için bir hazırlığımız var
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son
  • Yeni haftada serin ve yağışlı hava etkili olacak
  • Sarıeroğlu: Kamuda taşeron olmaması için bir hazırlığımız var
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son

Diyet ile İlgili Akla Takılan Sorular

Ayşe Duran

Sevgili takipçilerim, neredeyse 4 yıldır yazılarımı, memleket ailesi aracılığı ile siz değerli okuyucularıma ulaştırıyorum. Mesleğimi severek yapıyorum, her hafta severek yazılarımı sizlere ulaştırıyorum. Sizlerden çok güzel tepki ve sorularınızı mailimden alıyorum. Hepsini tek tek okuyup en kısa zamanda cevaplamaya özen gösteriyorum. Bu hafta ki ve önümüzdeki haftalarda, köşe yazılarımda ‘’sizin sorularınıza’’ yer vereceğim. Tüm okurlarımız içinde faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Soru1: Kendimi bildim bileli kiloluyum, birçok diyetisyene gittim ve birçok diyet listeleri denedim. Yaptığım diyetlerle kilo veremediğimi görünce moralim bozuluyor ve devam ettirmekte zorlanıyorum. Ben neden kilo veremiyorum?

Cevap1: Uygulamış olduğunuz diyetler demek ki; sizin ruhunuza, vücudunuza, fikrinize kısacası yaşam tarzınıza uygun diyetler değildi. Örnek veriyorum, bir mağazaya gidiyorsunuz, hafta sonu gitmeniz gereken bir düğün var ve düğüne şık bir kıyafetle gitmek istiyorsunuz. Bedeninize, ruhunuza uygun renkte ve büyüklükte bir kıyafet seçiyorsunuz. Kimse size zorla istemediğiniz renkte ve üzerinize dar gelen, giyemeyeceğiniz bir kıyafet satamaz. Diyet yapmak da tıpkı mağazadan gönlünüze göre bir kıyafet seçmeye benzer. Yaptığınız diyet ‘ömürlük’ bir beslenme alışkanlığı haline gelmelidir. Biz danışanlarımızla yerine göre kebap, yerine göre brokoli, yerine göre etli ekmekte yiyoruz. Bu iş tamamen mantık ve denge işidir. Diyetisyeninize gittiğinizde kendinizi açık bir dille, ifade etmeniz gerekiyor. Diyet listenizde nelerin olması sizin hayatınızı kolaylaştırır, nelerin olması hayatınızı zorlaştırır… Glisemik indeks değerine göre beslenerek, istediğiniz her besini tüketebilir, dengeleyebilirsiniz. Yeter ki siz alışkanlıklarınızı değiştirmeye istekli olun. Bilinçdışı belki de kilo vermemek için size engeller çıkartıyordur. Kilo vermenin en önemli boyutu, psikolojik boyutudur. Farkındalık ile her şey çözümlenebilir. Geçmiş kilolarınızla yüzleşmektense, bu anki kilonuzu düşünerek, şu an yediklerinizi göz önünde bulundurarak besin örüntünüzü kurmaya çalışın. Duygusal açlık var ise, yani kişi tok olduğu halde sürekli bir şeyler atıştırmak istiyorsa, kişi o anda değil, aslında geçmiştedir ve yediklerinden ne tat alır, ne de, ne yediğinin farkında olur. Bu yüzden, bu kişinin kalori kontrolü yapması imkânsızdır. Bugün kendine bir iyilik yapmak istiyorsan önce ‘’farkındalık’’ başlat.

Soru2: Diyetisyenin verdikleri ile doymuyorum. Ben yemek yemeyi çok seviyorum. Ama kilo vermekte istiyorum. Nasıl bir yol izlemem gerekiyor?

Cevap2: Diyetisyeninizin size verdiği öğünleri tam yapmıyor olabilirsiniz. Buna benzer durumu bende danışanlarımda zaman zaman yaşıyorum. Örnek veriyorum, danışanıma her öğünde 3 dilim ekmek yazıyorum ve ara öğünleri var, fakat hızlı kilo verme psikolojisinden dolayı verdiğim ekmekleri azaltıyor ya da televizyonda ki ‘ekmek yeme, zehirlenirsin’ sesi bangır bangır beyninde yankılandığı için, diyetisyenine değil de o televizyonda ki uzmana güvenip ekmeklerini diyetten tamamen çıkartıyor. Üstelik ara öğünler de tüketilmiyor. Hal böyle olunca kişi acıkmaktan yakınıyor. Bir besini tüketirken ya da hayatınızdan sırf kilo vermek uğruna çıkartırken ‘ bu yaptığımı ömür boyu yapabilir miyim’ sorusunu lütfen kendinize sorun. Örnek: ‘Ben ömür boyu ekmek tüketmeden doyar mıyım? Bu benim yaşam tarzım olur mu? ‘ Cevap ‘hayır’ ise, yaptığınız beslenme düzenini hemen bırakın. Yoksa verdiğiniz kilo hem ‘ KAS’ kaybı olacak, hem de verdiklerinizi çok kısa bir süre sonra geri alacaksınız.

Hayır, diyetisyeninizin verdiği her öğünü tamı tamına yapıyor ve acıkıyorsanız sebepleri farklı olabilir;

1)Diyetinizin size hazırladığı diyetin kalorisi size uygun olmayabilir. Bu durumu diyetisyeninizle en kısa zamanda görüşmelisiniz. Tekrar size uygun bir düzen oluşturulmalıdır.

2)İnsülin direnciniz olabilir. İnsülin pankreastan salgılan bir hormondur. Pankreas daha çok insülin salarsa, şekerin dokular tarafından kullanılması oldukça güçleşir ve bu durumda; açlık, tatlı krizi, kilo verememe gibi problemleri ortaya çıkartabilir.

3)Hızlı yemek tüketiyor olabilirsiniz. Beyne doydum sinyali ortalama 20 dk sonra iletilir. Bu süre zarfından daha kısa sürede yemek yiyorsanız, acıkma olasılığı ya da yemekten sonra tatlı ihtiyacınızın doğması an meselesi olabilir.

4)Su tüketiminiz yetersiz olabilir. Kış aylarında ortalama 2 litre su tüketimi yeterli olur. Hızlı su içmeyi ve yemek esnasında su içmeyi önermiyorum. Yemeklerden 20 dk önce ya da sonra, saat başı 1 bardak olacak şekilde yudum yudum su içmenizi öneririm.

5)Çok stresli bir hayatınız olabilir. Stres duygusal açlığı tetikliyor. Kişi de doyma hissi azalırken,  yemek yeme hızı artıyor.

6)Uyku ile alakalı bir sorun yaşıyor olabilirsiniz. Gece 23.00-04.00 arasında kaliteli bir uyku istiyoruz. Kilo vermeyi ciddi anlamda etkiliyor.

Gelecek hafta ki köşe yazımda, polikistik over sendromu ve insülin direnci ile ilgili sorularınıza yer vereceğim.  “Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” Motivasyonunuzu düşürmeyin, kimsenin bu motivasyonunuzu düşürmesine de izin vermeyin. Bir sonra ki haftaya kadar esen kalın. Görüşmek dileği ile.

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim