• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -1 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Diyarbakır STK'ları

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da Kendilerini barış havariliğine soyunduran bazı Sivil Toplum Örgütleri (STK) toplantı yaparak barışa katkı sağlamak istediklerini ifade ettiler. İfade ama ne ifade. Sayısı kaynaklara göre değişmekle birlikte 450 civarında olduğu ifade ediliyor. Sayının yüksek olduğuna bakmayın. Büyük çoğunluğunun üye sayısı ancak kurulmasına yetiyor. Ya da aynı kişiler birden fazla örgüte üye olmuş. Her neyse biz konumuza geçelim.

Bu tür toplantıları bölgedeki STK’lar sürekli olarak yaparlar. Canları sıkıldıkça bir iş yapalım derler ve toplantı yaparak Türkiye Cumhuriyeti ile terör örgütünü aynı kefeye koyarak barış çağrıları yaparlar. İşte yine onlardan birisi yaşandı. “Silahlar sussun, kan dursun, demokratik siyaset devreye girsin” çağrısı hiç eksik olmayan toplantılarda ne hikmetse terör örgütünün silah bırakması konuşulmuyor. Konuşulan iki tarafında karşılıklı silah bırakmasıdır. Yani Türk Silahlı Kuvvetleri ile terör örgütü eşit sayılıyor ve buna göre ilerleme sağlanmalıymış. Adama normalde sormak gerekli ama bu ülkede teröristlerden hesap soranlara ne olduğunu herkes görüyor. Bu nedenle biz sadece şunun sorulmasını istiyoruz: Dünyadaki hangi ülke teröristleri kendisine eşit kabul etmiştir. Kabile devletleri dışında bunun örnekleri var mıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti de terör örgütüne eşit sayılsın ve muhatap alsın.

“Askeri operasyonlar hemen durdurulmalıdır” deniyor. Yani bu operasyonlardan ciddi anlamda rahatsızlık duyduklarını ifade ediyorlar. Eğer operasyonlar PKK’nın da silah bırakmasının imkânsız olduğu ifade ediliyor. Yani asker silahı bırakacak daha sonra ise terör örgütü ikna edilecek. İkna edilmese ne olacak bunun cevabı yok. Aslında bunun cevabını verecek muhatap ta yok. Zaten istenen terör örgütünün muhatap alınmasıdır. Ya kardeşim zaten gizliden gizliye alınıyor. Bunu onlarda biliyorlar. Ama bunun gizli değil de açıkça yapılmasını istiyorlar. Bunun için zamanın geldiği konusunda hemfikirler.

Seçimle işbaşına gelmiş ama şimdi tutuklu Belediye Başkanları, Belediye Meclis, İl Genel Meclis Üyeleri ve tutuklu siyasilerin bir an önce serbest bırakılmaları isteniyor. Bu kişilerin tutuklanmalarının haksız yere yapıldığı ifade edilerek bu kişiler serbest bırakılmadan barışın olamayacağı belirtiliyor. Terörist başı da dâhil olmak üzere genel af çıkarılmalıdır denilmektedir. Bu konuda neden acele ediyorlar bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bu isteklerinin yakın zamanda yapılacağını İmralı’daki değişikliklerden anlaşılıyor. Bu nedenle bu konuda rahat olmalarında fayda var.

Anadilde eğitimin verilmesini ifade diyorlar. Bunun olması demek ülkenin resmen bölünmesi anlamına geleceğini bildiklerinden buna yoğunlaşmış durumdalar. Şu anki yapı devam ederse eminim o da olacaktır. Çünkü iktidar partisine bağlı bazı milletvekillerinin konuşmalarında buna yer verdikleri gözleniyor.

Gelelim en önemli istek maddesine: bu da Türkiye Cumhuriyeti anayasasın tamamının yeniden yapılması. Özellikle de ilk üç maddesinin tamamen değiştirilmesi isteniyor. Anayasanın ilk üç maddesi bu ülkenin temel özellikleri ve yapı taşları olduğu için özellikle bunların değişmesinde ısrar ediyorlar. Bu maddelerde neler var onların aslında bilinmesi gerekiyor. Bunu inşallah bir sonraki yazımızda ayrıntılı olarak tartışacağız.

Bunların dışında pek çok istek ve talep var. Bunların hepsini sıralamak bu sütunu aşar. Ama içlerinden seçtiğim bazı maddeler kısaca bunlar. Bu talepler yıllardan beri devam eder. Bakalım daha kaç STK toplantısında bunlardan bahsedecekler. Nasip olursa göreceğiz…

Teşekkür: Önceki gün Ankara’nın Nallıhan ilçesinde rahatsızlanan Oğlum Mustafa Kürşat’a gösterdikleri yakın ilgi ve gayretten, hava ambulansı çağırarak hayat kurtardıklarından dolayı Nallıhan Devlet Hastanesi Doktor ve Çalışanlarına teşekkür ederim. Ayrıca Hava Ambulansı temin eden Bakanlık yetkililerine ve Ankara Dr. Sami Ulus Çocuk hastanesi yetkililerine teşekkür ederim. Çalışmalarında başarılar dilerim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim