• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Konya -5 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

Diyalogun Meyveleri

Ufuk Karadavut

Diyalogun Meyveleri: Hz. Muhammed’in Resimleri

 

Geçtiğimiz günlerde Danimarka basınında yayınlanan Hz. Peygamber’in resimlerinden sonra ortalık karıştı. Aslında bu resimler çok önceleri yayınlandı. O karikatürler yalnızca bu ülkenin basını tarafından bir kez yayınlanmış olsa ve gazeteciler özür dilemiş olsalardı bu iş bu kadar büyümez ve ileri gitmezdi. Ancak, ısrarla Avrupa’nın diğer ülkelerindeki diğer gazetelerde de yayınlanması ve bunun bir ‘fikir özgürlüğü’ olarak vurgulanması insanları çileden çıkarttı. Bu resimlerin Müslümanlar üzerinde etki yapmasının en önemli nedeni Hz. Peygamber’in gösteriliş şeklidir. Resmini bırakın siluetinin dahi gösterilmesinin kabul edilmediği Peygamberimizi terörist eylemci olarak karikatürize etmişlerdir.

Burada asıl olan galiba yıllardan beri yapılmaya çalışılan Müslümanlar’ın inançlarının bozulması, ‘medeniyetler ittifakı’ adı altında insanların uyutulması, ‘dinler arası diyalog’ mavalı ile insanların dinsizleştirilmesi ya da ‘barış içinde yaşamak’ hikayeleri ile yapılan propagandalar sonucunda Müslümanlar’ın ne kadar soysuzlaşabildiklerinin  ve ne kadar kimliksizleştiklerini, dinlerini ne kadar basite alabileceklerini görebilmektir. Aslında bu karikatürler ile İslam dünyası test edilmektedir. Fakat oldukça ağır ve kötü bir şekilde. Müslümanlar’ın hassasiyetleri test edilirken diğer yandan da bu bölgelerde yapılan oryantalist çalışmaların İslam ülkelerinde kazandığı mevzilerin sağlamlığı denenmektedir. Burada şunu ifade etmemizde fayda var; eşitlik ve insan hakları temeline dayanan ilişkilere kimsenin bir diyeceği bulunamaz. Ancak, bir taraf sürekli olarak ısrarla ‘İslamcı terör’den, ‘İslam’ın yapısal olarak şiddete uygun bir din’ olduğunu vurgularken ‘medeniyetler ittifakı’ ya da ‘dinler arası diyalog’ tam bahsetmek zavallılıkla aynı anlamdadır.

Batı’nın İslam’a ve Müslümanlara bakış açısı dün nasılsa bu gün’de aynıdır. Batı insanını yetiştirilme tarzı olarak küçüklükten itibaren İslam karşıtlığı, genlerine kadar işlemiş olarak büyütülmektedir. Bir önyargı oluşmaktadır. Yılların birikimi olan bu ön yargıyı diyalog ile kaldırmak mümkün değildir. Bu ancak kendinizi yada size inananları kandırmaktır. Dikkat ederseniz, batı ülkelerinin hemen hemen tamamında her fırsatta İslam’a saldırmak bir gelenek halini almıştır. Terörün kaynağı olarak doğrudan İslam dinini gören bir zihniyetle karşı karşıyayız. ABD Başkanı Bush’un ‘Haçlı seferleri’ni hatırlatması, İtalyan Başbakanı’nın ‘Müslümanlar Hıristiyanların üstünlüklerini kabul etmeliler’ diyerek İslam’ı ve Müslümanları aşağılaması, Danimarka başta olmak üzere Fransa, Norveç ve Almanya gibi pek çok ülkede Peygamberimizin iğrenç karikatürlerinin yayınlanması belirttiğimiz ön yargının ve Müslümanlara karşı oluşun bir göstergesidir.  

Aslında Avrupalı insanlar açısından bu ve benzeri yayınlar pek anormal değil. Çünkü onlar Hz. İsa’nın resimlerinin her türlüsünü rahatlıkla yayınlayabiliyorlar. Burada insanlar bu tür resimlere alışkın oldukları için normal karşılıyorlar. Bu tür eylemleri yapanlar bir taşla birden fazla kuş vurmuşta oluyorlar. Bir yandan içlerindeki kini dışarıya yansıtıyorlar, diğer yandan ise İslam dünyasının hoşgörüsüzlüğünü insanlarına anlatma imkanı buluyorlar. Şunu söylemeyi de ihmal etmiyorlar: ‘Bakın işte İslam ve Müslümanların iç yüzü, basit bir resimle neler yapıyorlar?’ Ayrıca kendi iç politikalarında da kendi konumlarını bu sayede güçlendirmeyi düşünüyorlar. İslam düşmanlığı ile pirim yapmayı planlıyorlar.

Avrupa ülkelerinin çoğunda ‘Yahudi Aleyhtarlığı’ kesinlikle bir suç unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘Hıristiyanlık aleyhine’ olan fikir ve davranış ve filmlerin yasaklanmasını uygun bulurken, Hz. Muhammed’e yapılan bu hakaret başta  ABD ve AB yetkililerince fikir özgürlüğü olarak ifade edilmektedir.

Bu arada bazı Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’ye aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmiyor. Eğer Avrupa Birliği’ne girmek ve bizden biri olmak istiyorsanız, bu ve benzeri şeylere alışmak zorundasınız denmektedir. Hatta bazı Avrupalı yetkililer Türkiye’nin vereceği tepkilere bağlı olarak müzakerelerin şeklinin belli olacağını vurgulayarak korkutmaktadır. Dikkat ederseniz yetkililerin oldukça cılız tepki vermeleri boşuna değil.  Çünkü, her ne olursa olsun AB’ye girelim diyeceksiniz hem de AB içerisindeki bazı uygulamaları kabul etmeyeceksiniz. Bu yönden bakarsanız karikatür krizi Türkiye’nin AB yolundaki  sınavlarından biri gibi gözüküyor.

Son olarak şunları söyleyebiliriz; Hz. Muhammed’e yapılan saldırıyı ve iğrençliği şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Bu Batı dünyasının iki yüzlülüğünün bir göstergesidir. Eğer yüreğinde bir parça inancı olan varsa, bunu görsün ve kendisine çeki düzen versin. Kur’an-ı Kerim’e göre ‘Küfür tek millet’tir. Bu nedenle başka yollara saparak kendinizi heba etmeyin. ‘Hoşgörü’ ya da ‘diyalog’ gibi kelimelerle insanları etkileyerek milli reflekslerimiz kırmaya çalışanlara karşı duruşunuzu gösterin. Tabii sözümüz iyi niyetli olup, gaflet, beyin yıkama ve uyuşturma seanslarına tabi tutulmamışlaradır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim