• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Konya 9 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Dış politikamız İsrail’i yok edecektir

Yücel Kemendi

Başbakanın Mısır ziyaretinde İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırı ve katliamlarına karşı ortaya koyduğu tavır, tüm mazlumlar tarafından alkışlandı.

Başbakan Mısır’da  "Artık 2008'in şartları yok" derken neyi anlatmak istedi? Bu sözler sadece İsrail için mi söylendi? Yoksa  dünyanın tüm diktatörlerine mi söylendi?

***

"Artık 2008'in şartları yok"  diyen başbakan,  eski eskidi ve devrini kapattı, eski dünya ve diktatörleri yok artık  demek istedi. Bu sözler, sadece İsrail e değil devlet terörü, savaş ve insanlık dışı katliamlardan beslenen tüm ülkelere meydan okuyuştu.

***

Türkiye’nin bugünkü dış politikasını ve sayın Davutoğlu’nu eleştirenlere bu hatırlatmayı sık sık yapmak lazım. Türkiye ne Demirel politikalarıyla nede CHP politikalarıyla yönetiliyor artık. Ne 80'ler deyiz  ne de 90'lı yıllardayız. Bilişim çağında dünya hızla değişiyor. Artık yeni bir dünya, yeni bir Ortadoğu kuruluyor ve Türkiye burada en etkin şekilde yerini alıyor.

***

Türk dış politikasını eleştirenlerin en çok ağızlarına sakız yaptıkları birinci konu "Türk dış politikasının Batı'dan kopup Ortadoğu'ya dönmesiyle" ilgilidir. İkinci eleştiri İktidarın din ve mezhep eksenli dış politikaya öncelik verdiği. Üçüncü eleştiride Türkiye’nin bölgesel güç olmadan bölgeye burnunu fazla soktuğudur.

***

Bu iddiaları iyi incelersek, İsrail'in yanlışlarına tahammül edemeyen iktidarın tavır değişikliğine gitmesidir. Bu uygulama batıdan kopuş olarak değerlendiriliyor. Evet; bir tavır değişikliği var, ancak bunun fayda ve zararını iyi tetkik etmek gerekir. Batıdan kopmayacağım diye bölgedeki kan ve gözyaşını görmemek daha büyük yanlıştır. Şu an 2012 yılındayız bu yılın politikacıları ve takip edilen politikalar çok farklıdır.

***

Bugüne kadar uygulanan Batı güdümüyle İsrail'le işbirliğine mahkûm edilen dış politika anlayışları Türkiye'yi bir yere götürmediği artık ortaya çıkmıştır. Onun için bu politikada ısrar etmek vatana ihanetle eşdeğerdir. Türkiye ne zaman ABD ve Avrupa ile  ilişkilerini “güdümlü politikadan” çıkarıp ve normalleştirirse, yani tarihindeki bağımsız dış politikaya dönerse bu ülkelerle daha sağlıklı ilişki kuracaktır.  Bir başka acımasız eleştiride Türkiye'nin Ortadoğu'da mezhep eksenli politik sürdürdüğüdür. Bu söylenenin doğru olması kesinlikle mümkün değildir. Eğer iktidar bu düşünceye sahipse, iki yıl öncesine kadar ki “Suriye politikasına” ve İran konusunda Birleşmiş Milletlerde ortaya koyduğu tavra bakmak lazım. Bu tavır incelendiği zaman “mezhep eksenli politika” sürdürüyor diyenler ne diyecekler, bende onu merak ediyorum.  Birde iktidar Mezhep eksenli politika takip etse komşularla sıfır sorun der ve bu düşüncesini  devam ettirmek için mücadele eder mi? Onu da sormak isterim.

***

Bu iddiaları ortaya atanların ne bölgesel gelişmeden, nede  küresel süreçten haberlerinin olmadığını düşünüyorum. Bu insanların değişen dünya politikasından haberleri olsa Arap baharının İslam coğrafyasını nasıl bir araya getirdiğini mutlaka göreceklerdir. Artık İslam coğrafyasında Türkiye’nin yalnız olmadığın ada şahit olacaklardır.

***

Bölgesel güç olma durduk yerde, eski politikalara sarılarak, yurtta sulh cihanda Sulh politikasını kendi kafamıza göre yorumlayıp  içe kapanarak olmayacaktır. Yine bölgesel güç ve dünya politikasında etkili olma, Batı güdümünde İsrail'in bölgedeki terör ve katliamlarını görmemezlikten gelerek te olunmayacaktır. Tam tersine bölgeyle ve dünyayla ekonomik-politik işbirliği kurarak bölgenin ve dünyanın derdini kendi derdi olarak gören düşünceyi etkin hale getirerek ve dik durarak, bölgede ve dünyada daha etkin hale gelinecektir.

***

Son zamanlarda Türkiye bunu becerdiği için, bugün Mısır'dan Tunus'a, Libya'dan Yemen'e kadar, daha önce hiç gidilmemiş Afrika coğrafyasına uzanan bir sahada ilgi odağı olmakta ve model ülke diye algılanmaktadır. “Bugün İsrail asıl bu değişikliklerden rahatsızdır”  Eski dünya sisteminde, elde ettiği konumu kaybetmekten korkmaktadır. Onun içinde, eski yöntemi olan, “devlet terörü, savaş ve insanlık dışı katliamlar a” sık sık başvurmaktadır

***

İsrail bu çağ dışı politikasından vazgeçmelidir. Bu politikasında  ısrar ettikçe, yeni dünya sisteminde kendisine bir yer bulma ihtimali yoktur. İsrail bunun farkında mıdır bilmiyorum, ama şunu açıkça söyleyebiliyorum “İsrail bu politikasında ısrar ettiği süre kendi geleceğine saldırmakta ve kendini yok etmektedir”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim