• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Direnen Direnene

Ufuk Karadavut

Direnme kelimesi günümüzün en moda kelimesi haline geldi. Herkes “diren” diyor. Başka da bir şey demiyor. Bunu en alttaki insandan en üstteki insana kadar herkes söyleyince insanın kafası karışıyor. Direnme ilk olarak İstanbul Taksim’deki Gezi parkına hükümetim alışveriş merkezi yapmak istemesiyle başlamıştı. Vatandaşlar önceleri gayet masumane ve içten gelerek gezi parkının yok edilmesine karşı çıkmışlardı. ”Diren Gezi” diyerek bizlere ve herkese direnmenin ne demek olduğunu ve ne anlamalar taşıdığını anlattılar. Daha sonraları maalesef birileri tarafından yönlendirilmek istendiler. Kendilerini yönlendirmek isteyenlere de direndiler. Aralarına hiç bir partiyi ve partiliyi katmamak için direndiler. Polis terörüne direndiler. Yetkililerin aşağılamalarına direndiler. Poltikacıların kendilerini avuçlarına almak istemelerine direndiler. Bir süre sonra ise bu bir akım haline geldi. Direnen gençler halka bir şeyler söylüyordu. Anlamak isteyenler olsa da büyük çoğunluk anlamak istemedi anlaşılmasınlar diye de oldukça büyük gayretler gösterildi. Bilgi kirliliği yaratılarak insanların olaylar hakkında doğru bilgi almaları engellendi. Aslında böyle yapılarak bir şeyler gizlendi. Gezi parkının özü saklandı. Amacından saptırılmak istendi. Orada kendilerine çapulcu olarak ifade edilen kişiler ki birebir görüştüğüm kişilerin öyle ifadeleri var ki insan şaşıyor. Normalde çok unutkan olduğumuzu sandığımız bir toplum olmadığımızı anlıyorum. Hayat tarzlarına karışılmasından, zinanın serbest bırakılmasına, içki yasağı konulmasından, domuz etinin serbest bırakılmasına, ülke topraklarının ve milli kuruluşlarının satılmasından, Amerikan uşaklığına kadar çok geniş bir perspektifte itirazlar var. Ama en büyük itiraz ise “adam yerine konulmamak”. İşin asıl özü de galiba burada. İnsanlar adam yerine konulmak isteniyor. “Sen kimsin ya” diyerek aşağılanmak istemiyor.

Gezi parkındaki direnmeden sonra nur topu gibi yeni bir direnişimiz daha oldu. Memlekete hayırlı oldun. Adı da “Diren Lice”. Aslında bu PKK’lı teröristlerin Lice ilçesinde karakol yapımına tepki için yaptıkları yürüyüş sonucu olmuştur. PKK ile yapılan anlaşma gereği yeni karakollar yapılmayacaktı. Ama yapıldığı görülünce ortalık karıştı. Olaylarda bir kişi öldü, 7 kişi de yaralandı. Olay sıradan bir uyuşturucu kaçakçılığına bağlandı ama aslında böyle olmadığı açıkça görülüyor. Asıl sebebin PKK ve yandaşlarının kendilerine verilen sözlerin bir an önce tutulmasını istemeleridir. Açılım konusunda kendilerine ne sözler verildi kimse bilmiyor. Şimdiye kadar verilen sözlerin hangisi tutuldu ya da tutulmadı onlar da bilinmiyor. Ama bilinen bir şey var ki o da PKK’nın ve yandaşlarının artık iyice sıkıldıkları ve verilen sözlerini tutulmasını istedikleridir.

Bu konu ile ilgili olarak bir direniş isteği de bakanımızdan birisinden geldi. Sayın Bakan “Diren Açılım” diyerek açılımın devam etmesi gerektiğini belirterek Lice’deki olayları açılımı istemeyenlerin çıkardıklarını ifade etti. Hatta bazı kişiler öyle ileri gittiler ki Lice’deki olayları aslında PKK’nın değil de “Ergenekon terör örgütü”nün yaptığını söylediler. Söylediklerine kendileri inanmadıkları ve komik duruma düştükleri belli ki ardından yeni açıklamalar yaptılar.  Yeni suçlular aradılar. Ama dikkat çeken suçlular arasında hiç PKK ve yandaşları yoktu. Daha ilginç olan ama medya’dan saklanan Lice olaylarında ve benzer olaylarda PKK ve yandaşlarının asla “Hükümet istifa” ya da “kahrolsun hükümet” benzeri slogan atmamaları dikkat çekicidir. Ama bu kişiler devlete küfretmekten, bayrağımızı kirletmeye çalışmaktan geri durmadılar. Bu bile bu olayların birer tezgah olduğunu ve ülke genelinde bir şeylerin test edildiğini göstermektedir. Diren Lice diyenlerin bazılarının ellerinde Türk bayrağı taşımaları bayrağını kirletmek istemelerinden kaynaklanmaktadır.

Yapılan direnişlerden birisi de Şırnak’ın Cizre ilçesindeki sivil yapılanmadır. “Öz kuvvet” oluşturmak amacıyla PKK polis teşkilatını kurmuş, kimlik kontrolleri yapmaktadır. Diren Cizre diyerek kendi polis teşkilatlarını kurdukları anlaşılıyor. Haber ajanslarının verdikleri bilgilere göre son bir yılda 2000 kişi buralara katılmış. Bu bize şunu anlatıyor; Güneydoğu’daki illerin yönetiminin tamamen PKK ve yandaşlarına terk edilmiş olduğudur. Bunu zaten biliyorum ama sizlerinde bunu algılaması ve anlaması gerekiyor. Ülkenin nereye gittiği ve nereye götürüldüğünün anlaşılması gerekiyor. Orada bulunan vatansever insanlar adeta PKK’nın kucağına atılmışlardır. Buradaki vatanseverlerin ise direnecek güçlerinin kaldığını sanmıyorum. Direnin vatanseverler diyecek kimseleri de yoktur. Adeta Türkler çöpe atılmış Kürtler ise PKK’ya satılmışlardır...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim