• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Dil Bilmeden ÜDS’den 80!

Ümit Savaş

Nasıl oluyor ben bilmiyorum bu iş. Hayret ettim, hem de çok hayret ama öyle bir öğrenme usulü! Varmış ki sen hiç dil bilmeden bu öğretilen! Teknikle Üniversiteler Arası Yabancı Dil sınavından ÜDS 80, ALES’ten 90 alabiliyormuşsun! Mistır and Misis Bıravn seviyesindeki İngilizcen ile bu mümkün olabiliyormuş! Dünya öğretim teknikleri literatürüne geçebilecek büyük bir buluş bu aslında. Patentinin alınıp seri üretime geçilmesi gerekiyor bence ama o zaman bu teknik yaygınlaşınca sınavlar hükmünü kaybedeceği için şimdilik gizlice, sınırlı birkaç (yüz?) kişi bu hak ve teknikten faydalanıyormuş ve bu şekilde akademik basamakları üçer beşer atlayarak tırmanıyormuş bu teknik sahipleri. Benim tanıdığım yok ama böyle bir söylenti dolanmakta ortalıkta! Sağdan soldan duyuyorum. ÜDS’den 70 aldığın zaman ömür billah sınava girmene gerek kalmıyor. Bu adamlar da seksen doksan notlarla yırtıp doktora basamaklarını tırmanıyormuş. Azmin elinden ne kurtulur ki? Gelgelelim sınav başarı puanı göz kamaştırıcı olanlar iki paragrafı çevirmekten acizmiş! Sınav bilgisinin sorgulanmasından kaçınırlarmış o yüzden. Puanı söylemez, çeviri yapmazlarmış. Nereden çıkmış bu yardımcı doçentlik çeviri sınavı şimdi? Neyse ben işin o yönünde değilim de öğretim tekniği kısmındayım. Bu sınav tekniğini İngilizlere pazarlayabilsek ne müthiş olur. Adamın kendi dilinden (Türkçe) yapılsa dahi sınavdan alamayacağı puanı yabancı bir dilden almış olması sadece alkışlanır. Bu öğretim tekniğini geliştiren ve uygulayan ekibe şapka çıkarıyorum kim olduklarını bilemesem de. Adamlar dünya literatürüne girme şansını tevazularından dolayı tepiyorlar. Mütevazi bir icat bizimkisi diyorlar galiba. Ortada görünmüyorlar, bilinmiyorlar. Şapka giydiğim bir gün şapkamı çıkarıp ayakta alkışlayacağım sizleri! Bırrravo. Bırrravo. Bırrravo.

2009 TYB

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi 2009 faaliyetleri başlıyor. 7 Mart Cumartesi günü “Şairlerin Filistini” adlı programla başlayacak olan 2009 faaliyetleri Şubenin Konya’da kuruluşunun da 15. yılı olmasından dolayı ayrı bir önem taşıyor. Bu yıla özgü olarak tasarlanan 15. yıl logosunun yanında bilgi şölenleri, paneller, film gösterimleri, çocuk şenliği, şehir okumaları ile dolu dolu programlar. Programlar hakkındaki ayrıntılar ve program takvimi “yıkılan adliye” binasının arkasındaki TYB Konya Kültür Evinden ve www.tybkonya.com adlı Yazarlar Birliğinin internet sitesinden temin edilebilir. Bu yıl gerçekleştirilecek olan programların yelpazesi hayli geniş. Rasim Özdenörenden Necip Fazıl’a, Nazım Hikmet’ten Şehrin Özü: Mahalle’ye, Kadın Yazarlar Paneli, Tanzimattan Günümüze Konya Sempozyumundan Cahit Zarifoğlu Çocuk Şenliğine değin etkinlikler dizisi. Mart ayından itibaren her cumartesi başka yere randevu vermeyin!

UMUT MU İSTATİSTİK Mİ?

Artık seçim süreci yaklaştıkça şuna daha emin olmaya başladım ki Mart yerel seçimlerinde en fazla çekişme ve heyecan muhtarlık seçimlerinde yaşanıyor, yaşanacak. Bu en azından oturduğum mahalle için böyle. Şu iki haftalık süreç içerisinde neredeyse bütün muhtar adaylarını, azalarıyla birlikte yüz yüze tanımış, elini sıkmış oldum. Rekabet böyle olur. bildiriler, resimler, yapmayı düşündükleri projeler vs. bu beni heyecanlandırdı ve mutlu etti doğrusu. Aslında mutlu eden şey şu; kullandığınız ya da kullanacağınız oyun bir değerinin olduğunu hissetmek sanırım. “Ben çalışmasam da kapını çalmasam da biliyorum bana vereceksin”ci tavırlar “Sen öyle san, gör bakalım ne olacak?” diye bir tepkiyi uyandırıyor insanın içinde. Bir hesap görme, haddini bildirme, mağrur olma padişahım duygusunun yansıması ile aydınlanacak galiba 30 Mart sabahı… Kimisi bir tünelin ucunda, yarınlara bir umut ışığı olarak bakacak, yorumlayacak sayılan, atılan oyları kimisi ise mağrurluğunu daha da artıracak bir istatistik olarak bakacak… Birileri fena halde yanılacak. Bakalım bizim muhtarın sonu ne olacak? Yine adayım demiş çünkü. Muhtar 15 yıllık iktidarını sürdürecek mi değişecek mi? Önceki dönemleri bilmiyorum ama yeni adaylar sıkı çalışıyor. 24 saat hizmet vaat ediyor. Çünkü mevcut muhtarı öğleye kadar bulabilirdiniz yerinde. Amaa, sandık bir garip olay. Duvarda gördüm afişini o da 24 saat hizmet vaat ediyor... yersen.

Bunun bir sürü gerekçesi var ama bir başkan en fazla yüzde elli oy alabilmeli diye düşünüyorum. Bundan fazla oy oranı ile seçilecek bir başkanın faydasından çok zarar getirir. Ne diyordu Al Paçino “Şeytanın Avukatı” filminin bir bölümünde “ En sevdiğim günah kibir”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
:)))
02 Mart 2009 Pazartesi 10:54
:)))))
sayın yazar amerikayı keşfetmiş gibi yazmışsın! Selçukdakilere soruver de anlatsınlar sana nasıl olduğunu:)))))))
193.255.247.21
Abuzer
01 Mart 2009 Pazar 19:06
Hah ha
O da bir şey mi ki: Daha ingilizcenin isini bilmeyen sürüyle prof var. Bilmem ne ayakları ile dr. ünvanlı sürüyle asistan var. Bu ülkede bilimin gelişmemesinin sebebini herkes biliyor. Ancak adam yokluğunda adam yerine geçenler oldukça yapacak bir şey yok.
88.254.10.87
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim