• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Dik Durmak Gerek

Ufuk Karadavut

Hayat akıp gidiyor. Bir su gibi önünde ne var ne yok hepsini beraberinde götürüyor. Herkes bu gidişten farklı şekillerde etkileniyor. Ama illa ki etkileniyor. Nasıl etkilenmeyeceksiniz ki, yaşadığınız sizin hayatınız yaşadığımız bizim hayatımız. İyisiyle kötüsüyle bizim. Bazı zamanlar hayat çok iyi olabiliyor ve o an işte tamam hayatta her şey yolunda derken birde bakıyorsunuz her şey tersine dönmüş ve bütün umudunuzu yitirdiğinizi hissediyorsunuz. Yaşam sizin için artık bir şey ifade etmez geliyor. Hiçbir şeyden tat da alamaz oluyorsunuz. Bazen çok küçük şeylerden o kadar çok mutlu oluyoruz, ama bazen de yine çok küçük şeylerden o derece mutsuz oluyoruz. Ama sonuçta hayatımız bir şekilde geçiyor. Hayatı dolu yaşamak, yaratılışımızın amacına uygun olarak yaşamak ve buna göre noktalamak konusunda fazla bir gayretimiz olmadığı için biz hayatı değil hayat bizi sürüklüyor. Sonuç olarakta beklentilerimiz artıyor. Beklentilerin karşılanma oranına bağlı olarak mutlu ya da mutsuz oluyoruz. Herkes mutlu olmak istediğince mutlu oluyor. Mutlu olmak istemiyorsa da mutlu olmuyor olamıyor.

Burada sizlere edebiyat yapmak gibi bir amacım yok. Ben edebiyatçı değilim. Ancak dün izlediğim bir film beni çok etkiledi. Hemen hiçbir şeyi olmayan bir insanın neler yapabildiği ve nasıl mutlu olabildiğini anlatıyordu. Kolları, elleri ve ayakları olmayan adam bir takım şaklabanlıklar yapıp, yere düştükten sonra Şunları söylüyor: Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduğu zannedilen durumlara düşebilir; Hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkân ve enstrümandan yoksun da kalabilir… Şimdi sizlere soruyorum diyor: "Ben 100 kere tekrar ayağa kalkmayı denesem ve 100'ünde de başarısızlığa uğrasam, tekrar ayağa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya şansım var mı?" "Yani artık sizce 101. seferi hiç denemeyi dahi düşünmemeli miyim? Maalesef benim öyle bir şansım yok; yaşamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım! Ne yapıp edip kendime ayağa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu YARATMAK zorundayım… İşte şimdi yapacağım gibi…" diyor ve hiç kimsenin beklemediği bir yerden kendine bir destek noktası adeta yaratarak yeniden  ayağa kalkmayı başarıyor !...

Bu kişi Norveçli biri vatandaş. Doğuştan gelen engelliliği var. Ama her şeye rağmen hayata bağlanmış ve yaşamayı seçmiş. Kolay olanı seçerek gitmeyi düşünmemiş ve konuşmalar yaparak insanların umutlarını tüketmemsi gerektiğini ve her şeye rağmen ayakta kalması gerektiğini vurguluyor. Bu dünya bir sınav yeri. Hepimiz bu sınavı yaşıyoruz. Ömrümüz yettiğince de yaşamaya devam edeceğiz. Her düşüncemiz, her hareketimiz hatta yediğimiz ve içtiklerimiz bile buna dâhildir. Buna rağmen çevremize baktığımızda büyük bir moral bozukluğu ve ümitsizlik hâkim. İnsanlar yalnızca geleceklerinden değil bu günlerinden umutsuzlar. Hatta öyle umutsuzluklar var ki, Yüce yaratıcıdan bile umut kesilmiş. Allah bize ‘Asla umudunuz kesmeyin’ demesine rağmen yine de umutlar kesilmiş.

Bişr-i Hafi hazretleri anlatıyor:
"Dünyada aziz, ahrette mutlu olmak isteyen kimsenin şu üç şeyden sakınması gerekir:
1-Allah'tan başkasından bir şey istemek ve beklemek,

2-Bir kimsenin arkasından kusurunu söyleyip çekiştirmek yani gıybet etmek
3-Eliyle koymadığı ve kendisine ait olmayan bir şeyi almak
Yüce Allah, üç sınıf insanı sever. Bunlar:
1-Fakir olduğu halde cömert olan,
2-Korktuğu kimsenin yanında bile doğruyu söyleyen,
3-Kimsenin bulunmadığı yerde yüce Allah'tan korkan.

İşte size umudunuzu kesmemek ve yaşama sevincinizi artıracak önemli tavsiye. Hayat devam ediyor ve biz bu hayatı yaşamak için yaratıldık. Yaratıcıya karşı görevlerimiz var. Görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmemiz gerek. Bunun içinde hayattan umudumuzu kesmek yerine ona daha sıkı bağlanmalıdır. Beklentilerimiz yaratılmışlardan değil yaratandan olmalıdır. Çünkü o ‘Her şeye kaadirdir…’ Yaşama umudunuzu asla kaybetmeyin. Allaha emanet olun… Bezmek, bıkmak, teslim olmak en zararlı duygu ve düşüncelerdir, 'DİK' DURUN,  ÇOK İŞİMİZ VAR! Aşağıdaki linki tıklayın ve izleyin. . . http://www.maniacwo rld.com/are- you-going- to-finish- strong.html

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim