• BIST 91.445
  • Altın 211,543
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • Konya 7 °C
  • Diyanetten din istismarıyla etkin mücadele
  • Piyasaları rahatlatan açıklama geldi!
  • Elektrik ve doğal gaza yapılacak indirim belli oldu!
  • Diyanetten din istismarıyla etkin mücadele
  • Piyasaları rahatlatan açıklama geldi!
  • Elektrik ve doğal gaza yapılacak indirim belli oldu!

Devlet Varsa Millet Vardır!

Ahmet Ünver

 

Son günlerde, Türk Devleti ve Türk milleti üzerindeki, yüz yıllık kirli plan ve karanlık hesaplarını yeniden hayata geçirmeye ve uygulamaya çalışan küresel güçler, küresel finans çevreleri ve işbirlikçilerin değişik tür ve formatta ki şantaj, tehdit, ekonomik ambargo ve operasyonlarına şahit olmaktayız. Peki, tüm bunlar neden olmaktadır? Dünya, devlet ve milletler tarihine kabaca bir baktığımızda, her yüz yılda bir, büyük değişimler ve dönüşümler karşımıza çıkmaktadır. Bazı devletler bu zamanlarda tarihten silinip, yok olup yıkılırken, bazıları da serpilip büyümektedir! Değişimin olmadığı bir yüzyıl girişi neredeyse yok denecek kadar azdır! Günümüzün küresel ve emperyalist güçleri de aynı hegemonya konumlarının devamı için bu yüzyılın başlarında bölgemizdeki Yirmi İki ülkenin siyasi ve idari yönetimlerinin değişeceğini bölge halklarının gözlerinin içine baka baka ayan beyan hem ilan, hem de ifade ettiler! Peki, bu devlet ve milletler ile küresel güçler ve küresel finans çevrelerinin dertleri nedir? Veya bu Yirmi İki ülkenin devlet başkanı ve halkları küresel güçlere karşı ne gibi bir hata, düşmanlık veya hadsizlik işlemişlerdir? Bence hiçbir şey! Kuzu kurt hikayesinde olduğu gibi, suyumu bulandırıyorsun! Kuzuyu Yemeyi Kafasına koymuş bir kurt başka ne diyebilir! Veya Sarı öküz hikayesinde olduğu gibi, bu sarı öküzün rengi bizim canımızı sıkıyor, iştahımızı kabartıyor, diyen aslanlar gibi! Neden böyle bir cezaya çarptırılıyorlar, bu Yirmi iki devlet ve millet? Neden bu devlet ve milletin canı, malı, huzuru ve rahatını bozmak için girişimlerde bulunuyorlar? Tek bir büyük insani hedef ve gayeleri; Afganistan, Irak ve Libya gibi ülkelere getirmiş oldukları ve bölge halklarının da çok memnun kaldığı, rahat ettiği ileri demokrasiyi buradaki Yirmi İki ülkeye de getirmek istiyorlar! Ne diyorsunuz? Başkaca ne olabilir ki?

Millet kavramını kabaca incelediğimizde; Ortak bir kültür çerçevesinde bütünleşmiş ve tarih bilincine sahip en büyük insan topluluğudur. İnsanlar, benzer özellikleri nedeniyle ortak sosyal, siyasi ve iktisadi işleyişler içinde uzun tarihi süreçler boyunca birlikte yaşamak ve aktarılan miras sonucu millet olgusu ortaya çıkmaktadır. Milleti meydana getiren en önemli unsur, tarihi bir süreç içindeki kültür ve birlikte yaşama şeklinde ortaya çıkan ortak bir iradenin varlığıdır. Burada söz konusu edilen ortak kültür, birlikte yaşama iradesi ve ortak tarih gibi unsurlar, esasen karşılıklı bir etkileşim içindedir. Devlet ise belirli bir toprak parçası üzerinde insanların oluşturduğu bir oluşumdur. İnsan, toprak, egemenlik (siyasi otorite) unsurlarını bir arada barındırır. Bu unsurlardan birinin kaybı devleti sonlandırır. Bir coğrafya üzerinde tarihi bağlarla bir arada bulunan insan kümesinin üzerinde egemenlik haklarının uygulandığı kurumlar üstü yapı, halkın örgütlenme biçimlerinden birisi ve halkın örgütlenmiş bütününün temsilidir. Toplum halinde yaşamak insanın güvenlik ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Toplumsal iş bölümünün gelişmesi de toplum halinde yaşamayı zorunlu kılan nedenlerdendir.

Asil Türk milleti tarihten gelen ortak kültür ve birlikte yaşama iradesi ile devleti ve milletinin varlığına yönelik olan tüm saldırıları birlik ve beraberlik ruhu çerçevesinde bertaraf etmiştir. Asil Türk milletinin tarihi bunun canlı örnekleri ile doludur. Yüz yıl önce yine bu milleti yok etmek ve Orta Asya’ya geri göndermek için çullanan veya gelen yedi düvel, geldikleri gibi gitmeleri yine bu iradenin çok güçlü ve gür şekilde zuhur etmesi ile olmuştur. Peki, 15 Temmuz tarihinde yaşadığımız karanlık darbe ve işgal gecesine ne demeli? Bu gecede aynen diğer dönemlerde olduğu gibi devlet ve milletin anahtarı küresel güçler ve küresel finans çevrelerine teslim edilmek istenmiştir. Asil Türk milletinin bin yıllardır istiklal ve istikbaline olan aşkı bu karanlık kalkışmayı da boşa çıkarmıştır. Yeniden böyle bir ihaneti deneyen veya hain kalkışmada bulunan soyu  ve nesebi bozuk, cibilliyetleri belli ve tipleri bizden çipleri de ağababalarının kontrol, denetim ve elinde olanların kökü,  vatanperver şehit kanları ile sulanmış, bu  topraklardan sonsuza kadar tamamen kazınacaktır! Böylece de bilinmelidir!

Asil Türk milleti ve Türk devletinin ekonomisine yönelik, son dönemde yine aynı odakların döviz ve dolar kuru üzerinden ekonomik saldırıları ile karşı karşıya bulunuyoruz. Peki, ne yapmalıyız? Rahat ve israflarımızdan bazılarını terk etmeli miyiz? Yoksa aynı israf ve lükse devam mı etmeliyiz? Savaş dönemlerinde insani bazı istek ve arzularımızı terk edebilmeli veya bir kenara bırakabilmeli miyiz? Yoksa eski tas eski hamam deyip aynen lüks ve israfa devam mı etmeliyiz? Bu millet acil ve ivedi olarak özüne dönmelidir! Ne diyorsunuz? Bugün yaşamakta olduğumuz saldırılar da bir ekonomik savaş olduğuna göre! Ekonomik olarak bazı firmalar ve şahıslarda sıkıntılar ve sorunlar tabii ki olacaktır! Olması kadar da doğal bir şey olamaz! Neymiş efendim, Devlet sıkıntıda olan bazı firma ve şahıslara destek olmalı ve yardım etmesi gerekiyormuş! Devlet dediğimiz kurum zaten milletin ta kendisi değil midir? Devlet dediğimiz kurumu da yok eder veya parçalarsak geriye ne kalır ki?! Devletin gücü ve iradesi olmayan bölgemizdeki milletler bizlere hisse olarak neler söylemektedir? Beyler, bugünler, sıkıntılar ve zorluklar elbette ki geçecektir! Kara gün kararıp kalmayacaktır! Öncelik tabii ki biraz sabır, biraz metanet, biraz kanaat, biraz şükür ve en önemlisi de sonsuz kudrete ihlaslı bir tevekkül ve tam teslimiyet! Tabii ki bu meşakkatli yolda iradesine yenik düşenler, dünyalık arzu, istek ve zevklerini bir an için terk edemeyenler, dökülenler ve yarı yolda kalanlar olacaktır! Talut ve Calut kıssası biz müminlere neyi ve neleri anlatmaktadır? Elbette, Müslüman görünümlü Yahudi, Hıristiyan, Siyonist ve Sebatayist değilseler! Tabii ki buradan  akıl  ve idrak mimetini kullanmak suretiyke ders ve hisse almak isteyene! Doğanın kanunu da böyle değil midir?

 


UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
yanar
16 Eylül 2018 Pazar 21:59
21:59
Yazıyı okumadım ama başlık yanlış...Devlet millete hizmet eden örgütolmalıdır...Yani millet varsa olmalıdır devlet...Deviet için millet varsa bu faşizmdir...
88.230.253.154
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim